Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Enflasyon rakamları açıklandı: İşte maaşlara yansıyacak zam
Ekonomi
Enflasyon rakamları açıklandı: İşte maaşlara yansıyacak zam
Haziran ayı enflasyon rakamları gündemde araştırılan konular arasında yer alıyor. Enflasyon haziranda yüzde 1,13 artarken, yıllık bazda yüzde 12,62 oldu. Haziran ayı enflasyonunun belli olmasıyla birlikte memur ve memur emeklilerine verilecek fark belli oldu.
AA
Memur enflasyonu bekliyor: Temmuzda fazlan para alınabilir
Ekonomi
Memur enflasyonu bekliyor: Temmuzda fazlan para alınabilir
Devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklileri heyecanla bu ay açıklanacak enflasyon rakamlarını bekliyor. 3 Temmuz'da Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak enflasyon verilerinde TÜFE'nin sabit kalması veya aylık oranın yüzde 0,57'den fazla düşmemesi halinde enflasyon farkı ortaya çıkacak.
AA
KPSS başvuruları başladı: İşte KPSS başvuru ücreti
Gündem
KPSS başvuruları başladı: İşte KPSS başvuru ücreti
Memur olmak isteyen yüz binlerce kişiyi yakından ilgilendiren 2020 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS), başvuruları başladı. Peki, başvuruları 30 Temmuz'da başlayan ve 13 Temmuz'da sona erecek KPSS için başvuru ücreti ne kadar? 2020 KPSS başvuru tarihleri ile ilgili merak edilenler haberimizde...
Yeni Şafak
Memurların yurtdışı eğitimi 46 yıllık yönetmelikle sürdürülemez
Memurların yurtdışı eğitimi 46 yıllık yönetmelikle sürdürülemez

Yıllardan beridir bu ülke devlet memurlarını yurtdışında eğitim görmek üzere göndermektedir. Eğitimin kalitesi, öğrenim görülen okul, öğrenim sonrasında memurun etkin değerlendirilmesi gibi birçok konu maalesef yeterince değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Halbuki bir memurun yurtdışında eğitim görmesinin maliyeti milyonlarca liraya ulaşmaktadır. Yani bu ülkenin her kaynağını etkin kullanmak gibi bir zorunluluğu vardır. Bu konuya biraz yakından bakacağız.

Memurlar eğitim için yurtdışına hangi şartlarda gönderilmektedir?

Yetiştirilmek Amacıyla Yurt Dışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesine göre yabancı ülkelere gönderileceklerde şu şartlar aranmaktadır: 1- Kontenjanlarda belirtilen konulara ilişkin meslek dallarında yüksek öğrenimi bitirmiş ve bu meslekte Dışişleri Bakanlığı’nın bildirdiği uluslararası kuruluşlara gidebilmek için adaylık dahil en az dört yıl, diğerleri için adaylık dahil en az üç yıl çalışmış olmak, (Ancak kurumların yetiştirme programlarının zorunlu kıldığı hallerde aday memurluğun tamamlanmış olması şartıyla bu süreler kurumlarınca tespit edilebilir.)

2- Birim amirinin olumlu görüşünü almış olmak.

3- Son üç yıl içinde kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını almamış olmak.

4- Askerlikle ilgisi bulunmamak.

5- Kontenjanın kullanılacağı yılın son günü itibarıyla, Dışişleri Bakanlığı’nın bildirimi üzerine uluslararası kurum ve kuruluşlara gönderilecekler ile öğrenim veya ihtisas yapacak devlet memurları için 40, diğerleri için 50 yaşını tamamlamamış olmak.

6- Daha önce yurt içinde aynı konuda veya yurt dışında aynı düzeyde eğitim veya öğrenim görmemiş olmak.

7- Lisansüstü öğrenim için gönderileceklerin İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinden, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Yönetim Kurulu’nca eşdeğerliği kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan bir sınavdan, Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı’ndan en az yetmiş puana denk bir puana sahip olmaları şarttır.

8- Hastalık sebebiyle eğitim veya öğrenimini gerçekleştiremeyeceği genel hükümler çerçevesinde hastalık raporuyla tespit edilenler hariç, bu yönetmelik hükümlerine göre geri çağrılmamış olmak.

9- Dış burslarla gönderilecekler için yukarıdaki şartlarla birlikte bursu veren ülke veya kuruluşun aradığı şartlara da sahip olmak gereklidir.

Bu şartlar incelendiğinde, daha önce yurt içinde yüksek lisans yapmış olan bir memur aynı konuda olmamak kaydıyla başka bir konuda yüksek lisans yapabilmektedir. Bu durumun rasyonel olduğunu iddia etmek mümkün değildir.

Şahsi sağlanan özel burslarla eğitim görmek mümkün müdür?

Yönetmeliğe göre şahsen özel burs, memurun şahsi girişimleri sonucunda; Yükseköğretim Kurulu’nca yabancı memleketlerin uygun görülen üniversite, yüksekokul, enstitü, eğitim merkezleri ve diğer öğretim kuruluşlarından veya Cumhurbaşkanlığı’nca uygun görülen yurt dışındaki dernek, vakıf veya meslek teşekkülü niteliğindeki kuruluşlar ile uluslararası resmi kuruluşlardan bu Yönetmeliğin amacına göre temin ettiği burslardır.

Şahsen özel burs sağlayan memurlara iki yıla kadar aylıksız izin verilebilir. Gerekirse bu süre bir katına kadar artırılabilir. Şahsen özel burs sağlayan memurlara, burs verilme konusuyla ilgili dalda dört yıllık yüksek öğrenim görmüş olması kaydıyla, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerindeki şartların aranması gerektiği belirtilmiştir.

Eğitim için gönderilenlerin aylıkları nasıl ödenmektedir?

Bu yönetmeliğin 12’nci maddesinde eğitim için yurtdışına gönderilen memurların aylıkları belirlenmiştir. Buna göre yurtdışına gönderilen devlet memurlarına kurumlarınca açılan seçme veya yarışma sınavında başarılı olan ve Bakanlar Kurulu’nca kurumlar itibarıyla belirlenen kontenjan kapsamında bütçe olanaklarıyla gönderilenlere, gittikleri ülkede sürekli görevle bulunan ve dokuzuncu derecenin birinci kademesinden aylık alan meslek memurlarına ödenmekte olan yurtdışı aylığının 2/3’ü ile her türlü ödemeler dahil yurtiçi aylığının kanuni kesintilerden sonra kalan net tutarının %60’ı ödenmektedir.

Ayrıca, kurumlarınca dış burslara dayanılarak; kurumlar itibarıyla belirlenen kontenjan kapsamında gönderilmiş olanlara, burs miktarının gittikleri ülkede sürekli görevle bulunan ve dokuzuncu derecenin birinci kademesinden aylık alan meslek memurlarına ödenmekte olan yurtdışı aylığının 2/3’ünden az olması kaydıyla, aradaki bu fark ile her türlü ödemeler dahil yurtiçi aylığının kanuni kesintilerden sonra kalan net tutarının %60’ı ödenmektedir.

Şayet kurumlar itibarıyla belirlenen kontenjan haricinde gönderilmiş olanlara, her türlü ödemeler dahil yurt içi aylığının kanuni kesintilerden sonra kalan net tutarının %60’ı ödenmektedir.

Şahsen özel burs sağlayanlara ise sadece aylıksız izin verilmekte ve başkaca bir ödeme yapılmamaktadır.

Kurumlar itibarıyla belirlenen kontenjan kapsamında Dışişleri Bakanlığı’nın bildirimi üzerine uluslararası kurum ve kuruluşlara bütçe olanaklarıyla gönderilenlere, gittikleri ülkelerde sürekli görevle bulunan ve dokuzuncu derecenin birinci kademesinden aylık alan meslek memurlarına ödenmekte olan yurtdışı aylığı tutarı ödenmektedir. Ayrıca, uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan her türlü ödeme, kendilerine kurumlarınca yapılan ödemeden mahsup edilmektedir.

Memurların yurtdışında yüksek lisans ve doktora eğitimi yeniden değerlendirilmelidir

Yıllar öncesinde yurtdışına memurların yüksek lisans ve doktora eğitimi için gönderilmesi makul karşılanabilirdi. Nitekim yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih 1974’tür. Ancak, ülkemizde hem yabancı dille eğitim veren çok nitelikli resmi ve özel üniversiteler hem de her alanda çok nitelikli eğitim veren üniversiteler bulunmaktadır. Ülkemizdeki üniversitelerde yüksek lisans ve doktora eğitimi gören memurlara izin dahi verilmezken yurtdışında eğitim görenlere hem masraf ödenmekte hem de ilave ücret ödenmektedir. Dolayısıyla bu konunun masaya yatırılmasında ciddi fayda bulunmaktadır. Elbette memurların bilgi görgü artırmak ve araştırma yaptırmak için yurtdışına gönderilmesi mümkündür. Yine özel bursla aylıksız izin alarak yurtdışına eğitim için gitmeleri de mümkünken bütçe imkanları ile yurtdışına eğitime göndermek çok rasyonel olmasa gerektir. Kaldı ki yurtdışında eğitim için gidilen birçok üniversitenin ülkemizdeki birçok üniversite ile nitelik olarak kıyaslanması dahi mümkün değildir. O zaman ülke olarak hem işgücü kaybına hem de gereksiz bir masrafa niçin katlandığımız üzerinde düşünülmelidir. Kaldı ki yurtdışına eğitim için gönderilen birçok memurun aldığı eğitimden yeterince yararlanılamadığı da bir gerçektir. Bu yöntem üzerinde durmak ve üzerinde düşünmek gerekmez mi? Bu arada yönetmeliğin güncellenmesi gerektiğini de hatırlatmamız gerekiyor. Personelle ilgili üzerinde düşünülmesi gereken o kadar çok konu var ki buna sıra gelir mi derseniz tek kelimeyle siz de haklısınız deriz. İnşallah bu anlattıklarımızdan yurtdışında eğitime karşı olduğumuz gibi bir anlam çıkaranlar çıkmaz.

Koş oğlum: Sınava son bir dakika kala yetişti
Gündem
Koş oğlum: Sınava son bir dakika kala yetişti
Van'da YKS'nin ilk oturumu olan TYT'ye, yanlışlıkla ikinci oturum belgeleriyle gelen 18 yaşındaki Abdullah Milas'ın yardımına okulda görevli polis memuru Nurhayat Üstündağ yetişti. Genci kendi otomobiliyle en yakın karakola götürüp, sınav belgelerinin çıktısını almayı sağladı. Üstündağ, okul bahçesinde "Koş oğlum" diyerek sınava yetiştirdiği gencin arkasında gözyaşlarını tutamadı.
DHA
2020 yılında memur ve emeklileri ile sözleşmelilere yapılan bazı ödemeler ve tutarları
2020 yılında memur ve emeklileri ile sözleşmelilere yapılan bazı ödemeler ve tutarları

Bu yazımızda 2020 yılında memurlar, sözleşmeli personel ve memur emeklilerine yapılan bazı ödemeler ve tutarlarını açıklamaya çalışacağız.

Alt sınır aylığı nedir ve 2020 yılındaki tutarı ne kadardır?

Emekli aylıklarının belli bir tutarın altına düşmemesi için getirilen zorunlu alt sınırdır. 5434 sayılı Kanun’a göre bağlanacak emekli aylığının alt sınırı 14. Derece’nin 2. Kademesi üzerinden 30 fiili hizmet yılı için hesaplanan emekli aylığıdır. 2020 yılının ikinci yarısındaki alt sınır aylık tutarı 2.558,71TL’dir. 5510 sayılı Kanun’a tabi olanlar içinse alt sınır aylık farklı düzenlenmiştir. Buna göre kanunun 55’inci maddesinde bütün sigortalılar için düzenlenen alt sınır aylık memurlar için de geçerlidir. Ayrıca, emekli aylıkları 5510 sayılı Kanun’un ek 19’uncu maddesine göre 1.500 TL’den az olamamaktadır.

En yüksek devlet memuru aylığı nedir ve nasıl hesaplanır?

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı için En Yüksek Devlet Memuru ifadesi kullanılmaktadır. Buna ödenen gösterge ve ek gösterge tutarı olan 1500+8000 rakamı toplamının memur maaş katsayısı ile çarpımından oluşan tutara ise En Yüksek Devlet Memuru Aylığı ifadesi kullanılmaktadır. Buna göre Ocak sonrası En Yüksek Devlet Memuru Aylığı = 9500*0,146061 = 1.387,57 TL’dir.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı en Yüksek Devlet Memuru olarak tanımlanmakla birlikte kamuda en yüksek ücreti alamamaktadır. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’nın 2020 yılının Ocak ayındaki net ücreti 19.795 TL’dir. Kamuda bu rakamdan daha fazla ücret alan çok sayıda personel bulunmaktadır. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’nın 2020 yılının ilk 6 aylık net ücret ortalaması ise 15.215 TL’dir. Bu tutardan daha yüksek ücret alan kamu personeli olduğunu daha önceki yazılarımızda açıklamıştık.

Aylık nedir ve tutarı ne kadardır?

Devlet memurlarının gösterge ve ek göstergesinin memur maaş katsayısı ile çarpımından oluşan tutara aylık denilmektedir. Memurlara ödenen maaşlar için aylık kavramı kullanılmamaktadır. Aylık tutarı memurların derece, kademe ve unvanlarına göre değişmektedir. Bazen memurların ellerine geçen ücretle bu kavramın karıştırıldığı da olmaktadır.

Kıdem aylığı nedir ve hangi tutarda ödenmektedir?

Devlet memurlarına her bir hizmet yıl için 20 gösterge rakamının maaş katsayısı ile çarpımında oluşan tutara kıdem aylığı denilmektedir. 25 yıldan fazlası için kıdem aylığı verilmemektedir. Aynı hizmet yılına sahip bütün memurların kıdem aylığı tutarı aynıdır.

Taban aylık nedir ve nasıl hesaplanır?

Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’na göre almakta olan personele 1.000 gösterge rakamının taban aylık katsayısı ile çarpımından oluşan ve memur maaşının bir unsuru olan tutara memuriyet taban aylığı denilmektedir. 2020 yılının ilk yarısı için taban aylık tutarı ise; 1000 *2,28624 = 2.286,24TL’dir. Bütün memurların taban aylık tutarı aynıdır ve memur maaş katsayısı artışları ile arttırılmaktadır.

Tayın bedeli nedir ve nasıl hesaplanır?

Bazı kadrolarda bulunan personele, 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkında Kanun ve bu kanuna göre çıkarılan Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesine Ait Yönetmelik hükümleri çerçevesinde verilen tutara denilmektedir. Bu tutar 2.100 gösterge rakamı ile maaş katsayısının çarpımından oluşmaktadır. Bu tutar ise 2.100*0,146061 = 306,72 TL’dir.

Huzur hakkı nedir ve ödenecek tutar nasıl belirlenir?

375 sayılı KHK’nin Ek 29’uncu maddesinde huzur hakkıyla ilgili şu ifadelere yer verilmiştir: “Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi ve gösterge rakamı belirlenmesi kaydıyla, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, ayda dörtten fazla olmamak üzere her bir toplantı için (1000) ila (3000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın huzur hakkı ödenir. Gösterge rakamları Cumhurbaşkanı’nca üç katına kadar artırılabilir.”

Buna göre kamu kurumlarının teşkilat kararnamelerinde huzur hakkı ödemesine ve tutarına yer verilmişse bu ödeme yapılabilmektedir. Genellikle bu ödeme 9000* 0,146061 = 1.314,54 TL olup, bu ödemeden sadece binde 7,59 oranında damga vergisi kesilmektedir. Bu huzur hakkının ne kadar huzur vereceğini bilemiyoruz.

Kıdem tazminatı tavanı nasıl hesaplanır ve tutarı ne kadar oldu?

Kıdem tazminatı tavanının hesabında bir hizmet yılı için Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’na yapılan emekli ikramiyesi ödemesi esas alınmaktadır. Bu çerçevede, maaş katsayısındaki artışlar, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’na yapılacak emekli ikramiyesini de arttıracaktır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’nın emekli ikramiyesine paralel artış gösteren işçilere ödenecek kıdem tazminatı tavanı tutarı 01/01/2020 tarihinden itibaren 6.730,72 TL olmuştur.

Kamu personelleri arasında Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’na yapılacak bir yıllık emekli ikramiyesinden daha yüksek emekli ikramiyesi alan kamu personeli olduğunu da ifade etmek isteriz.

Sözleşmeli personelin sözleşme tavanı ne kadardır?

Kamu kurumlarında birden fazla sözleşmeli personel statüsünde çalışan personel olduğu için bunların ücret tavanları da oldukça farklıdır. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3’üncü maddesinin (c) bendi uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılan personelin ücret tavanı 7.995,39 TL’dir.

Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ücret tavanı 7.127,7 TL’dir. Bilişim personeline yapılan ödemelerde bu tutarın katları olarak belirlenmektedir.

Mal beyanında esas alınacak şube müdürü maaşı ne kadardır?

3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu uyarınca yürürlüğe konulan Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmelik’in 8’inci maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı’nca ilan edilmesi gereken genel idare hizmetleri sınıfında birinci derecenin birinci kademesindeki şube müdürüne ödenen her türlü zam ve tazminatlar dahil net aylık tutarı 01/01/2020 tarihi itibarıyla 6.390 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutarın kendilerine aylık ödenmeyenleri kapsadığını ifade etmek isteriz. Yani memurlarla ilgisi yoktur.

Pandemi sürecinin görünmeyen kahramanları: Şehit polislerimize rahmet ve minnetle
Hayat
Pandemi sürecinin görünmeyen kahramanları: Şehit polislerimize rahmet ve minnetle
Tüm dünyayı etkisi altına alan ve ülkemizde de uzun bir süredir mücadele ediken koronavirüs ile başarı sağlanmasında sağlıkçılar kadar büyük paya sahip olan polislerimiz, karantinadan kaçanlar tarafından yüzlerine tükürülmeyi, yol kontrolünde üzelerine araba sürülmeyi, kimlik sordu diye ateş edilmeyi mi hak ediyor? Pandemi sürecinin görünmeyen kahramları olan polislerimize böyle mi teşekkür ediyoruz. Vatan savunmasında şehit olan şehit polislerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
Yeni Şafak
Ağalara beleş kadrolar dahil memuriyette bekleme süreleri
Ağalara beleş kadrolar dahil memuriyette bekleme süreleri

Bugünkü yazımızda memuriyette iken ayrılanların tekrar memuriyete dönmesinde aranılan bekleme sürelerini ve istisnalarını başlıklar halinde açıklayacağız.

İstisnai kadrolara atanmada bekleme sürelerine dikkat edilir mi?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 97/A ve B bentlerinde memuriyetten çekilenlerin 6 ay, çekilmiş sayılanların ise 1 yıl geçmeden yeniden devlet memurluğuna alınamayacakları hükme bağlanmıştır. Ancak mülga DPB vermiş olduğu bir görüşte istisnai memuriyetlere yapılacak atamalarda bu hükme uyulmayacağını belirterek yeni bir ayrıcalık oluşturmuştur. Bu başkanlığın vermiş olduğu görüşte şu hususlara yer verilmiştir.

“657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 59’uncu maddesinde belirtilen istisnai memurluklara mezkur kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile 48’inci maddede yazılı genel şartları taşıyanlar arasından memur atanmakta ve ilgililer hakkında 657 sayılı Kanun’un atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi dışında kalan bütün hükümleri uygulanmaktadır. Bu itibarla, yukarıda sözü edilen bekleme sürelerinin istisnai memuriyetlere atanmada söz konusu olmadığı, istisnai memuriyetlerden başka kadrolara naklen atamalarda da aynı esasların geçerli olduğu ancak istisnai memuriyet kadrolarında çalışmakta iken çekilen veya çekilmiş sayılanların diğer kadrolara atanmaları halinde ise bekleme sürelerine tabi olduğu mütalaa edilmektedir.”

Bu görüşle birlikte memuriyetten istifa eden birisi tekrar memuriyete dönmek ister ve bekleme sürelerini bertaraf etmek isterse yapması gereken sadece istisnai kadrolara atanmasını sağlamaktır. Bize göre herhangi bir nedenle istifa eden bir memur bekleme süresine tabi olmadan istisnai kadroya atanamaz. Ancak, DPB’nin vermiş olduğu görüşün esas alınması gerekmektedir.

İstisnai memuriyetlerle ilgili başka hangi istisnalar vardır?

657 sayılı Kanun’da yer alan hükümler çerçevesinde bu konuyla ilgili olarak şunları söyleyebiliriz; 1- İstisnai kadrolardan diğer memuriyet kadrolarına çok kısa zaman sonra atama yapılması mümkündür. (Bu durumun hukuki olmakla birlikte etik olmadığını ifade etmek istiyorum)

2- Bu şekilde yapılan atamalarda adaylık hükümlerinin uygulanmayacağı yönünde hem Danıştay kararları hem de Devlet Personel Başkanlığı görüşleri bulunmaktadır. Ayrıca, naklen atanılacak kadro istisnai kadro da olsa naklen geçişte muvafakat şarttır.

3- Aynı hususlar aday memur olarak görev yapanların istisnai kadrolara atanmasında da geçerlidir. Çünkü, istisnai kadrolara atanma halinde 657 sayılı Kanun’un uygulanmayacak hükümleri arasında atanma hükümleri yer almaktadır ve bu atamanın içerisine naklen atama da girmektedir. Dolayısıyla 657 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinde yer alan kısıt uygulanmayacaktır. Ayrıca, istisnai kadroya atanılması halinde adaylık eğitimi de uygulanmayacaktır.

4- İstisnai memuriyet kadrosunda görev yapmakta iken istifa eden bir personelin 657 sayılı Kanun’un 97’nci maddesinde belirtilen 6 aylık süreyi doldurmadan istisnai memuriyet kadrolarının dışında devlet memuriyetine dönmesi de mümkün değildir. Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşü de bu yöndedir.

6- İstisnai kadrolarla ilgili kamu vicdanını yaralayan bir durum olduğu dikkate alındığında mutlaka bu konuda yasal düzenleme yapılmalıdır.

7- İstisnai memuriyet kadrolarına atandıktan sonra 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye tabi sözleşmeli personel pozisyonlarına atanma talebinde bulunanların sınava tabi olmaksızın sözleşmeli personel olarak açıktan atanması mümkündür.

8- Lise mezunu bir kişinin 1’inci dereceli özel kalem müdürlüğü kadrosuna istisnai memur olarak atanması bize göre mümkün değildir. Ancak, Devlet Personel Başkanlığı vermiş olduğu bir mütalaada şu ifadelere yer vermiştir; “657 sayılı Kanun’un istisnai memurluklara ilişkin 59’uncu maddesi kapsamı içinde özel kalem müdürlüklerine yer verilmiş olup, mezkur kanunun istisnai memurluklara atanmada aranacak şartlara ilişkin 60’ıncı maddesinde ‘İstisnai devlet memurluklarına 48’- inci maddede yazılı şartları taşıyan kimselerden atanmalar yapılabilir’ hükmü yer almaktadır.

Bu hükümler çerçevesinde, 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinde yazılı genel şartları taşıyan kimselerden özel kalem müdürü kadrosuna atama yapılabileceği mütalaa edilmektedir.”

Doğrusu bu görüşe katılmamız mümkün değildir. Çünkü, 657 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesinde hangi öğrenim düzeyinde bulunanların hangi derecedeki kadrolara atanacağına yer verilmiştir ve lise mezunları en fazla 3’üncü dereceli bir kadroya atanabilmektedir. Dolayısıyla 1’inci derecedeki özel kalem müdürlüğü kadrosuna lise mezunu bir kişinin atanması mümkün değildir. Ancak, cari olan ise bu görüş olup, gerisi hikayedir.

İstifa eden memur KPSS ile atanırsa bekleme süresine tabi olur mu?

Memur statüsüne girdikten sonra istifa edenler KPSS sonuçlarına göre atanmış olsalar da bekleme süresine tabi olurlar. Usulüne göre istifa eden devlet memurunun yeniden atanması için geçmesi gerekli olan 6 aylık sürenin başlangıç tarihinin de istifanın onaylandığı tarih olduğunu belirtmek isteriz. Merkezi yerleştirme sonucu ÖSYM tarafından bir kadroya yerleştirilen adayın atamasının yapılması için ilgili kuruma başvuru tarihi itibariyle de bu sürenin dolmuş olması gerekmektedir.

Diğer personel kanunlarına tabi olanlardan istifa edenler bekleme sürelerine tabi olur mu?

1- Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışmakta iken istifa eden bir personelin,

2- Hakimler ve Savcılar Kanunu’na tabi olan savcı ve hakimlerden görevinden istifa edenlerin,

3- 399 sayılı KHK’nin 3/c maddesinde belirtilen sözleşmeli personel pozisyonuna tabi olanların,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi bir kadroya atanmasında söz konusu kanunun 97’nci maddesinde geçen bekleme sürelerine tabi olmadıklarını söyleyebiliriz. Tersi durumda da bekleme süreleri aranmaz. Yani memur olarak çalışanlardan istifa edenlerin yukarıda belirtilen bir göreve atanması halinde de bekleme sürelerine tabi olmadan atanmaları söz konusudur. Ancak, bazı hallerde idari işlemlerle kısıtlama getirildiği görülebilmektedir. Örneğin, sözleşmeli personel pozisyonlarına atanan personel, atanmasını takiben istisnalar dışında 3 yıl geçmedikçe halen görev yaptıkları kuruluşlara ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına atanamayacaklardır. Bu durumun ciddi bir hukuki yaptırımı olmadığını söyleyebiliriz.

Disiplin cezası nedeniyle görevine son verilen aday memurların durumu nedir?

657 sayılı Kanun’un 57’nci maddesinde; adaylık devresi içinde veya sonunda, 56’ncı ve bu madde hükümlerine göre ilişikleri kesilenlerin (sağlık nedenleri hariç) 3 yıl süre ile devlet memurluğuna alınmayacakları hükme bağlanmış olup, aldığı disiplin cezası nedeniyle görevine son verilen aday devlet memurları, 2914 sayılı Kanun hükümlerine tabi bir kadroya atanmasında 657 sayılı Kanun’un 57’nci maddesinde öngörülen bekleme sürelerine tabi değildirler.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.