Tek bir zamana,  tarihsizliğe hapsedilmeye başkaldıran adam: Kadir Mısıroğlu
Tek bir zamana, tarihsizliğe hapsedilmeye başkaldıran adam: Kadir Mısıroğlu

Yakın tarihine bizim kadar uzak ikinci bir toplum yok dünyada.

Tarih karartıldı bu ülkede.

Medeniyet iddiaları yok edildi bu toplumun; o yüzden tarih de tatile mahkûm edildi, tarihten sürgün edildi.

Video: Tek bir zamana, tarihsizliğe hapsedilmeye başkaldıran adam: Kadir Mısıroğlu


TEK BİR ZAMANA / TARİHSİZLİĞE HAPSEDİLMEK!

Bin yıl dünya tarihini sürükleyen bir toplumdan başkalarının yaptığı tarihin önünde sürüklenmeyi marifet zanneden celladına âşık gulyabaniler türedi.

Dünya tarihinin adalet ve hakkaniyet, sulh ve selâmet ilkeleri açısından en parlak timsallerinden birini, zirvesini oluşturan, herkese hayat hakkı tanıyan, -Batılılar gibi- karşılaştığı hiçbir medeniyetin kökünü kazıma ilkelliğine soyunmayan bizim muazzez medeniyet tecrübemiz unutturuldu; yetmedi, inanılmaz bir şekilde aşağılandı bu ülkede metamorfoz yemiş, devşirilmiş, celladına âşık kendi çocukları tarafından.

O yüzden tarih bilinci linç edilmiş tek toplum biziz, diyorum.

Bir İngiliz’in, Fransız’ın, Alman’ın, Rus’un, bir Japon’un ruhu vardır; bir aidiyet bilinci, tarih derinliği, emperyal ufku vardır.

Bu toplumların insanları üç zamanı da yaşarlar aynı ânda; duyarak, hissederek, tecrübe ederek yaşarlar iliklerine kadar...

Bizim toplumumuz, tek bir zamana mahkûm edilmiştir: Şimdiki zamana. Ruhu çalınmış bir şimdiki zamana. Tarihsizliğe. Geçmişin izlerini, geleceğin tohumlarını taşımaz o yüzden.

Geçmişin izlerini silmekle, geleceğin ufuklarını karartmakla meşguldür bizim “şimdiki zaman”ımız; tarihimizi, yerimizi ve aidiyet bilincimizi yok etmekle!

O yüzden “ibnü’l-vakt” (bütün vakitleri özümsemiş “vaktin çocuğu”) olmak en çok bize yakışırdı; ama biz, zamanını şaşırdığı için vakitleri bilmeyen, geçmiş zamanı hissedemeyen, gelecek zamanı duyamayan ve göremeyen vakti / zamanı / ruhu çalınmış, tarihi yok edilmiş çocuklarıyız insanlığın.

O yüzden birbirimizle boğuşuyoruz; ve sürükleniyoruz sadece.

Geçmiş zaman ve gelecek zaman duygularımız olsaydı, güçlü olsaydı, birbirimizi anlamaya vakit ayırsaydık, birbirimizle boğuşmaz, enerjimizi tüketmez, oraya buraya sürüklenmezdik; aksine, tarihi biz sürüklerdik yine.

Hiçbir toplum, bizim yediğimiz darbeyi yemedi, bizim yaşadığımız travmayı yaşamadı: Kendini inkâr, medeniyet iddialarını inkâr hastalığı, sömürgeleştirilemeyen bir ülkenin (eğitim ve medya, kültür ve sanatta) kendi kendini sömürgeleştirme aymazlığına soyunmayı bir marifet sanma absürditesi!

Kadir Mısıroğlu, bu toplumun kendini, kendi medeniyet iddialarını, ruh köklerini inkâr etme girişimlerinin nasıl bu toplumun intiharına dönüştüğünü çok iyi gördüğü, bunu iliklerine kadar hissettiği, zaman algısının ruhsuz, sarsak, saçma bir şimdiki zaman algısına / tarihsizliğe hapsedildiğini bildiği için isyan ediyordu!

Sesinin yüksek çıkması, evdeki yangının büyüklüğündendi!

Kadir Mısıroğlu’nun üslubu, tarzı hatta söyledikleri eleştirilebilir.

Ama onun dik duruşu, hiçbir kınayıcının kınamasına aldırmadan karartılan tarihimizi aydınlatma çabası, çilesi, yılmaz mücadelesi aslâ eleştirilemez, küçümsenemez ve gözardı edilemez!

Yine de üslûbuna biraz özen gösterseydi çok etkili olurdu bütün kesimler üzerinde.

YENİLGİYİ ZAFER İLAN ETME TRAJİ-KOMEDİSİ

Türkiye, Tanzimat’la yönünü yitirdi; Cumhuriyet’le yörüngesini. Yönünü yitiren bir ülkenin zamanla yörüngesini yitirmesi mukadderdi.

Tanzimat’la birlikte toparlanmaya çalıştık; başaramadık, dağıldık.

Cumhuriyet’le birlikte toparlanmayı filan unuttuk; “topu taca attık”, sahayı da, mücadeleyi de terkettik! Yenildiğimizi örtük olarak itiraf ettik ve bunu da zafer olarak ilan ettik!

Bundan büyük travma olabilir mi?

Bu travmayı iliklerine kadar hisseden Kadir Mısıroğlu gibi tarihçilerin yüreği yangın yerine dönmez de ne olur?

Osmanlı’yı yok edenlerin yeni kurulan devleti unufak edeceklerini çok iyi bildiğimiz için mi tarihten çekilmek, medeniyet iddialarımızı terketmek anlamında yenilgiyi zafer olarak ilan ettik?

İnönü’nün korkusunun burada gizli olduğu ve Lozan’dan çıkarken söylediği “artık yüz sene daha rahat nefes alabileceğiz” sözünü de bunun için söylediği söylenir.

Lozan’da kapalı kapılar ardında neler yaşandığını, ne tür pazarlıklar döndüğünü bilmiyoruz.

O yüzden Kadir Mısıroğlu, Lozan’ın bir “oyun-bozan” olarak kullanıldığını, bizim medeniyet iddialarımızı çöpe atmamızı garanti altına aldığı için bu esrarengiz anlaşmanın, hezimet mi, zafer mi, olduğu sorusunu sorabilmiş biridir.

Lozan, bizi Anadolu yarımadasına hapseden, sadece buraya mahkûm eden, şimdiki zamana mahpus eden, böylelikle geçmiş ve gelecek zaman duygumuzu, tarih şuurumuzu, “emperyal” ufkumuzu iptal eden bir terminatördür, “intihar makinası”dır!

Geçmiş zaman duygusu ve gelecek zaman ufku hadım edilen ama bunu göremeyecek kadar zihnî felç geçiren bir ülkenin metamorfoz yemiş, mankurtlaşmış “bağzı” çocukları, Kadir Mısıroğlu’na “deli” demekle aslında kendilerinin nasıl patolojik vakalar olduklarını, zamanını şaşırmış, ruhunu yitirmiş, intihara sürüklenen celladına âşık tasmalı çekirgelere dönüştüklerini görebiliyorlar mı acaba diye acı acı sormak isterim ama bu cümleyi anlayabilmeleri çok zor olacağı için vazgeçiyorum.

Allah, Kadir Mısıroğlu’na rahmetiyle muamele etsin. Mekânını cennet eylesin. Yazdıklarının, söylediklerinin bir gün, yakın tarihimiz üzerindeki karanlık sis perdesi aralandığında, bu ülkenin çocukları, tek bir zamana / tarihsizliğe hapsedildiklerini görerek geçmiş zamandan gelecek zamana yürüyen insanlığın yükünü omuzlarında taşıdığı bilinciyle nefes alıp veren uzun ve çileli medeniyet yolculuğuna soyunduğunda, kısacası, devran döndüğünde, Kadir Mısıroğlu’nun kıymetinin daha iyi bileneceğini ve şükranla anılacağını düşünüyorum.

Vesselâm.

Diyanet resmi açıklama yaptı : Diş fırçalamak orucu bozar mı?
Diyanet resmi açıklama yaptı : Diş fırçalamak orucu bozar mı?

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte orucu bozan şeyler araştırılmaya başlandı. Cevabı en çok merak edilen soru ise "Diş fırçalamak orucu bozar mı?" sorusu oldu. Diyanet ise konuyla ilgili resmi açıklamayı paylaştı.

Diğer
En değerli 50'de tek Türk
Spor
En değerli 50'de tek Türk
Avrupa'nın 5 büyük liginde transfer değeri en yüksek 20 yaş altı futbolcuları belli oldu. Borussia Dortmund'lu Jadon Sancho'nun zirvede bulunduğu listede sadece bir Türk futbolcu yer aldı. İşte Uluslararası Spor Araştırmaları Merkezi (CIES)'in açıkladığı o liste...
Yeni Şafak
Net yanıt: Kan aldırmak ve kan vermek orucu bozar mı?
Net yanıt: Kan aldırmak ve kan vermek orucu bozar mı?
Kan aldırmak veya kan vermek orucu bozar mı? Diyanet tarafından yapılan açıklamada orucu bozan durumlar net bir şekilde açıklandı. Vatandaşlar ise kan vermenin ve kan aldırmanın orucu bozup bozmadığını merak ediyordu. Bilgi kirliliğinin önüne geçmek isteyen Diyanet, resmi siteden açıklama yaptı ve ayrıntıları paylaştı. Peki kan aldırmak ve kan vermek orucu bozar mı?
Diğer
Adana'da baraj havuzundaki kapak kırıldı: 1 ölü
Gündem
Adana'da baraj havuzundaki kapak kırıldı: 1 ölü
Adana'nın Aladağ ilçesindeki Göktaş 2 HES Barajı'nda yükleme havuzundaki kapak bilinmeyen bir nedenle kırıldı. Olayda kapak önünde çalışan bir işçi hayatını kaybetti, 3 işçi de yaralandı.
DHA
Bu köyde yaşayanlar diken üstünde
Gündem
Bu köyde yaşayanlar diken üstünde
Adana'nın Kozan ilçesine bağlı Henüzçakırı Mahallesi'nde bulunan yerleşim yerleri kaya düşme tehlikesi ile karşı karşıya kalınca AFAD ekipleri bölgede çalışma başlattı.
IHA
En iyi kadroda iki Türk
Spor
En iyi kadroda iki Türk
Dünyaca ünlü istatistik şirketi WhoScored, devre arasında transfer edilen futbolculardan oluşan en iyi 11'i belirledi. Avrupa'nın 5 büyük ligi baz alınarak hazırlanan kadroda 2 Türk futbolcu da yer aldı. İşte verimlilik puanlarına göre oluşturulan o 11...
Yeni Şafak
MHP'li belediye başkanının başkanlığı düşürüldü
MHP'li belediye başkanının başkanlığı düşürüldü
Adana’nın Kozan ilçesinde Cumhur İttifakı'ndan belediye başkanı seçilen MHP’li Nihat Atlı’nın başkanlığı, Saadet Partisi'nin başvurusu sonucu İl Seçim Kurulu tarafından düşürüldü. Saadet Partisi seçimlerde ikinci olan adayı Kazım Özgan’ın başkan olması gerektiği yönünde YSK’ya talep dilekçesi verirken, MHP Genel Merkezi ise karara itirazda bulundu.
IHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.