Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli'den Demokrasi Adası'nda ilk görüntüler
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli'den Demokrasi Adası'nda ilk görüntüler
Türk demokrasi tarihine "kara bir leke" olarak geçen, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idamına karar verilen Yassıada, 5 yıllık çalışmalar sonunda bugün Demokrasi ve Özgürlükler Adası adıyla hizmete açıkılyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli tarafından yapılacak açılış öncesi ikili adada incelemelerde bulundu.
AA
Demokrasi ve Özgürlükler Adası kamu spotu paylaşıldı
Gündem
Demokrasi ve Özgürlükler Adası kamu spotu paylaşıldı
Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın görüntülerinin yer aldığı bir kamu spotu yarın, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümünde yapılacak olan açılışından bir gün önce paylaşıldı. Videoda adanın görüntüleriyle birlikte yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verildi.
DHA
Beşiktaş’taki “Özgürlük Anıtı” kaldırılıyor
Gündem
Beşiktaş’taki “Özgürlük Anıtı” kaldırılıyor
İstanbul Beşiktaş ilçesinin simgelerinden biri olan 'Özgürlük Anıtı', metro çalışmasında zarar görmesinin ardından kaldırılmasına başlandı. Anıtın kaldırılma çalışmaları havadan görüntülendi.
IHA
Özgürlükle zorunluluk arasında gerili durmak
Özgürlükle zorunluluk arasında gerili durmak

İnsan özgürlükle zorunluluk arasında gerili duran bir fıtrattadır…

Yaratılmışların en zayıfı olduğu kadar en güçlüsüdür de…

Zayıftır, zaafları var…

O korkar. Aç kalmaktan korkar, susuz kalmaktan, barınaksız kalmaktan korkar. Üşümekten ve sıcakta kalmaktan korkar.

Doğanın ortasında kalmaktan korkar… Burada doğayı açık hava bağlamında veya mesire anlamında söylemiyorum. Çıplak doğanın ortasında bir başına kalmaktan bahsediyorum. Kurda kuşa yem olma, sağanak altında kalma, nereye gideceğini kestirememe ve ortalıkta kendinden başka kimsenin bulunmadığı bir ortam… Bu korkutur insanı…

Başka bir özelliği daha var onun: öleceğini bilmek… İnsandan başka hiçbir yaratık öleceğini bilmez. Ama öleceğini bilmek demek, aynı zamanda ölünceye kadar yaşayacağını bilmek demektir de…

Öyleyse o yaşadığı sürece kendini korumak zorundadır.

Doğaya karşı korumak zorundadır.

Doğaya karşı ne yapabilir? İlkin kendini dışarının şerrinden korumak için kendine barınak inşa eder… Çalı çırpıdan ibaret olsa bile kendini dışarıya karşı güvende hissedebileceği bir barınak, bir korunak inşa etmek zorundadır…

Sıcaktan soğuktan korunmak için giysiyle kuşanmak zorundadır.

Yeter mi? Saldırılar karşısında ne yapacak?

Tabii ki silahlanacak…

Onun dişleri yaban hayvanlarının dişleri gibi avlanmaya, kendini korumak üzere silah gibi kullanılmaya uygun değildir… O, sopayla taşla kendini korur veya saldırıya geçer… Ve zamanla sopadan veya taştan olan silahını vurma ve fırlatma amacına uygun olarak geliştirir…

Demek ki insanın zaafı, onun aynı zamanda gücünü de temsil ediyor.

Bütün bunlar, insanın özgürlük haliyle özdeş…

O, zaafından kurtulmak veya onu güce dönüştürmek için aklı marifetiyle kendini dışarıya karşı korumak üzere aklına gelen bütün tedbirleri alıyor…

Ama bu tedbirler onun özgürlük alanını kısıtlamıyor…

Barınak inşa etti diye, kendini barınağına hükümlü saymıyor. O, barınağında istediği zaman kalmak ister. Diyelim ki uyuduğu esnada… Çünkü uykudayken dışarıya karşı savunmasız kalacağını bilir… Onu oraya zorla tıkarsanız başkaldırır… Özgürlüğünün kısıtlandığını düşünür…

Bu böyledir… Ama insan aynı zamanda zorunluluğun ne olduğunu da bilir…

Kendi rızasıyla veya dış etkenlerin zorlamasıyla ve fakat aynı zamanda kendi özgür ve bağımsız istemiyle özgürlüğünü kısıtlamasını da bilir. Bu da insan olmanın hallerinden bir veçhedir…

Velhasıl insan asla tek yönlü, tek boyutlu değildir.

Onun her boyutu yaşadığı hayatın her veçhesine göre yeni tedbirlerle ortaya çıkmasına elverişli bir hilkattedir…

Dışişlerinden ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu raporuna tepki: Asılsız, kaynağı belirsiz ve zorlama
Gündem
Dışişlerinden ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu raporuna tepki: Asılsız, kaynağı belirsiz ve zorlama
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu 2020 Yılı Raporu'nda Türkiye'ye ilişkin bölüme tepki göstererek, "Rapor, geçmiş yıllarda olduğu gibi asılsız, kaynağı belirsiz, müphem iddialar içermekte; zorlama iddialarla münferit olayları dini özgürlüklerin ihlali gibi göstermeye çalışmaktadır" ifadesini kullandı.
AA
Trump yine değiştirdi!
Trump yine değiştirdi!

“Demokratlar”ın çoğunlukta olduğu ABD Temsilciler Meclisi Trump’ın Başkanlık görevinden azledilmesine ilişkin bir soruşturma başlatmıştı. “Cumhuriyetçiler”in kontrol ettiği Senato ise Trump’ı aklamış idi. Böylelikle durumu kontrol altına alan Trump, Federal Bürokrasi içerisinde kendisine karşı çalıştığını vehmettiği üst düzey isimlerin tasfiyesi için bazı adımlar da atmış idi. Hatırlayacak olur iseniz bu gelişmeleri, “Trump Derin Devlet’e savaş açmış!” başlıklı yazımızda aktarmaya çalışmıştım.

Tekrar etmem gerekirse, Trump, “ CIA”, “FBI” ve “Ulusal Güvenlik Ajansı” başta olmak üzere 17 istihbarat kuruluşunu koordine etmekle görevli Ulusal İstihbarat Direktör Vekilliğine ABD’nin Almanya Büyükelçisi Richard Grenell’i getirmişti. Trump’a sadakatiiyle öne çıkan Grenell’in bu göreve geçici olarak getirildiği belirtilmişti. Bu arada Grenell Almanya Büyükelçiliği görevini de sürdürüyor.

Trump eski danışmanlarından 29 yaşındaki John McEntee’yi ise ‘Derin Devlet’in adamlarının bürokrasiden ayıklanması için Beyaz Saray Personel Ofisi’nin başına getirdiğini de yazmıştık. Trump üçüncü bir görevlendirme daha yaparak, Beyaz Saray Genel Sekreteri Mick Mulvaney’i görevden alarak yerine, kendisine daha yakın olan “Temsilciler Meclisi” vekillerinden Mark Meadows’u getirdi. Meadows, “Temsilciler Meclisi”nde Trump’ı hararetle savunan isimlerin en başında yer alıyordu.

Trump Başkan seçildikten sonra, Cumhuriyetçi Parti’nin ağır toplarından Reince Priebus’u Beyaz Saray Genel Sekreterliğine getirmişti. Trump, Parti’nin ana akım kanadını temsil eden Priebus’tan istediği verimi alamayınca, Emekli General John Kelly’yi bu göreve getirmişti. Ancak Trump, Kelly ile de anlaşamadı. Meadows, Trump’ın başkanlığı döneminde Genel Sekreterliğe getirilen dördüncü isim.

2020’deki seçimlerde “Temsilciler Meclisi” için aday olmayacağını açıklayan Meadows’ın Beyaz Saray Genel Sekreterliğine sıcak baktığı biliniyordu. Trump ise Meadows’un Meclis’te daha iyi iş çıkardığı gerekçesiyle Mulvaney’i bu göreve getirmişti. Trump’ın Mulvaney’in şehir dışına yaptığı bir ziyaretin ardından yayımladığı tweet’le Meadows’ı Genel Sekreterlik görevine getirdiğini duyurması dikkat çekti. Trump tweett’inde Mulvaney’in ABD’nin Kuzey İrlanda Özel Temsilcisi olacağını da söyledi.

Mulvaney ise yaptığı açıklamada “Tweet aracılığıyla öğrenmedim. Bunun olacağını biliyordum. Bu bir sürpriz değil” dedi. Mulvaney, Kuzey İrlanda Özel Temsilciliği için Trump ile konuştuğunu da söylüyor. Mulvaney, yakın arkadaşı Meadows’un bu göreve getirilmesinden de son derece heyecan duyduğunu belirtiyor. Hakikaten Mulvaney ve Meadows, Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçi Parti’nin en muhafazâkâr kanadını temsil eden “Özgürlük Grubu”nun (Freoodom Caucaus) kurucuları arasındaydılar. 30 civarında vekilin mensup olduğu “Özgürlük Grubu”nun eş başkanı olan Meadows, Parti’yi daha şahin bir çizgide dönüştürmek isteyen “Çay Partisi”yle de ilişkili bir siyasetçi. “Özgürlük Grubu”nun Cumhuriyetçi Parti’nin ana adım liderliğiyle sık sık ihtilaf yaşadığını da ayrıca hatırlatalım.

“Özgürlük Grubu” bilhassa malî konularda şahin görüşleriyle biliniyor. Meadows gelir vergisi dahil olmak üzer e tüm vergilerdeki artışlara, kürtaj’a, aynı cinsler arasındaki evliliklere ve bireysel silahlanmanın kısıtlanmasına karşı olan bir isim. Trump’ın “Paris İklim Anlaşması”ndan ABD’yi çıkarmasını şiddetle destekleyen Cumhuriyetçiler arasında yer alan Meadows, sağlık sigortası ve diğer bazı sosyal yardımlar için genel bütçeden fon ayırılmasına da karşı. Trump ise gerçekleştirmek istediği bazı reformlar konusunda “Özgürlük Grubu”nun muhalefetiyle de karşı karşıya geliyor. Bu yüzden Meadows’un Beyaz Saray’da “ İkinci Adam” pozisyonunu elde etmesi Trump için ayrıca çok önemli.

2020 seçimlerine hazırlanan Trump, Beyaz Saray’ı ‘en sadık’ adamlarıyla tahkim ediyor. Hiç şüphesiz bu tahkimler hem Federal Bürokrasi içindeki şiddetli bir güç çatışmasını açığa çıkarıyor ve hem de Cumhuriyetçi Parti’nin daha popülist ve daha Sağ bir çizgiye doğru evrileceğinin işaretini veriyor.

Hacker'lar dersini verdi: İsrailli bakandan "Filistin'e özgürlük" mesajı
Dünya
Hacker'lar dersini verdi: İsrailli bakandan "Filistin'e özgürlük" mesajı
Türk oldukları düşünülen bilgisayar korsanları, İsrail Savunma Bakanı Naftali Bennett'ın Twitter hesabını kısa süreliğine ele geçirdi. Filistin bayrağının yer aldığı "Filistin için özgürlük" mesajını paylaşan hacker'lar, ardından aynı hesaptan Türk bayrağı ile İstiklal Marşı'nın bazı kıtalarının İngilizce çevirisinin yer aldığı gönderiler yayınladı. Tweet'ler kısa süre sonra silindi.
Yeni Şafak
Libyalılar devrimin 9. yılında darbeci Hafter'e direniyor
Dünya
Libyalılar devrimin 9. yılında darbeci Hafter'e direniyor
Muammer Kaddafi'nin 42 yıl boyunca demir yumrukla yönettiği Libya'da devrimin 9'uncu yılı kutlanırken, halk şimdi de darbeci General Halife Hafter'e karşı özgürlük mücadelesi veriyor.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.