100 Pırlanta projesi: 100 işitme engelli çocuğa umut
Dünya
100 Pırlanta projesi: 100 işitme engelli çocuğa umut
Nişantaşı Üniversitesi ve Biltes Eğitim Kurumları kurucusu Akademisyen Uysal, "100 Pırlanta" adlı sosyal sorumluluk projesi kapsamında, New York'ta restoranlarda çalışıyor, fayton kullanıyor ve duyma engelli çocukların sesi olmak istiyor. Uysal, "Bu zamana kadar 300'ün üzerinde insana ulaştım. Herkes de çok pozitif karşıladı. Olayın Çocuk Eğitim Derneği tarafından yürütülüyor olması, işitme engelini ortadan kaldırmaya çalışan bir proje olması insanları daha çok yüreklendiriyor, konuşmak ve dinlemek için. Özellikle de bir duyusu olmayan bir çocuk hayatı çok daha zor yaşıyor, bu çocuk çok daha özel bir çocuk. Onun için ben her birine bir pırlanta diyorum ve bu pırlantaları yalnız bırakmamak, onlara destek olmak, duyabilmelerini sağlamak, doğru eğitim alabilmelerini sağlamak, bu projemin ana amacı" ifadesini kullandı.
AA
Liseli girişimci
Liseli girişimci

Her insan için her dönemde geçerli olan ve değişmeyen kural şudur; Bir çocuğun hangi yetenek ve becerileri övülürse, takdir edilirse, o insan o yeteneklerini geliştirmek için çaba harcar, hangi yeteneklerini de eleştirirseniz o yetenekleri körelir.

Video: Liseli girişimci


Bazen bu övgü ve eleştirileri herhangi bir konudan bahsederken satır aralarında yaparız.

Farkına bile varmayız.

Biz farkına varmayız ama eleştiri ve övgüde bulunduğumuz insanın ruhunda fırtınalar eser.

Biz onun da farkına varmayız.

Bir bakarsın bu çocuktan iyi esnaf olur dediğimiz o çocuk, karşınıza seneler sonra iyi bir tüccar olarak çıkar.

Bir bakarsın bir zamanlar laf arasında bu çocuğun kafası hiç çalışmıyor dediğin ve onun da duyduğu o çocuk, yıllar sonra karşına kötü şöhretli biri olarak çıkar.

İşte o iki çocuk da büyüklerin eseridir.

Yani marifet, yetenek, beceri her zaman iltifata tabidir.

**

Girişimcilik konusunda imkan verilen gençler, kendilerine olan güveni boşa çıkartmadı.

500 girişim arasından birinci olan liseli öğrencilerimiz geçen hafta Avrupa’da da liseli girişimcilerin kurduğu 30 bin işletmeyi geçerek şampiyonluk ipini göğüsledi.

Genç Başarı Eğitim Vakfı, GençBizz Lise Girişimcilik Programı ile yüzde 95’i devlet okulu öğrencisi olmak üzere liselerde şirket kurdurarak gençlere girişimcilik deneyimi kazandırıyor.

Vakıf, bu girişimler asnasında bir de yarışma düzenliyor.

Bu yarışma sonunda farklı kategorilerde değerlendirilen girişimler arasından seçilen bir liseli girişim Türkiye birincisi oluyor.

Aynı şekilde, Avrupa’nın 39 ülkesinde de benzer yarışmalar düzenleniyor ve ülke birincileri her yıl Avrupa çapında düzenlenen ‘Yılın Şirketi Yarışması’na katılıyor.

Bu yılki final Fransa’nın Lille şehrinde düzenlendi ve geçen hafta sonuçlandı.

Türkiye’de 500, Avrupa’da ise 30 binden fazla girişimi geride bırakan Genç Başarı Eğitim Vakfı-‘Entella GençBizz Şirketi’ Avrupa Şampiyonu olarak isimlerini tarihe yazdırdı.

Entella GençBizz Şirketi, Eyüboğlu Okulu öğrencileri tarafından kurulmuş.

Projeleri de geliştirdikleri deniz yüzeyindeki katı atıkları toplayan düşük maliyetli bir filtre sistemi.

**

Bütün mesele gençlere imkan ve değer vermekte.

Gerisini onlar hallediyor.

**

Biz şuna inanıyoruz;

Türkiye, ekonomik, sosyal ve siyasi her alanda iç barışını sağlayabilir, iş birliği esasına dayalı iş ve yatırım ortamını geliştirebilirse, genç ve eğitimli nüfusun girişimci ruhu ile tahmin edilemeyen büyüme ve kalkınma seviyelerini yakalayabilir.

  • Deri mühendisliği diye bir bölüm
  • Türkiye’ye yıllık 1,6 milyar dolar döviz kazandıran deri sektörü her yıl en az 25 deri mühendisine ihtiyaç duyuyor,
  • Ve Türkiye’de deri mühendisliği eğitimi veren tek bölüm Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi bünyesinde eğitim veren Deri Mühendisliği Bölümü.
  • Ancak sektöre bu sayıda mezun gelmiyor.
  • Neden?
  • Çünkü bu meslek gençler tarafından cazip görülmüyor
  • Durumu vahim gören sektör temsilcileri şimdi deri mühendisliğini daha cazip hale getirmek için elini cebine atmış.
  • 2019/20 Eğitim yılından itibaren Deri Mühendisliğini tercih edecek başarılı gençlere asgari ücrete varan miktarda burs vermeye hazırlanıyor.
  • Türkiye Deri, Tekstil ve Konfeksiyon Sektör Kurulları Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) ile protokol imzalamış.
  • Yaklaşık 100 öğrenciye burs verecekler. Mezun olanlara da 5 yıl iş garantisi sağlanacak.
  • Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar’ın açıklaması gençlerin ilgisini çekebilir;
  • “O kadar çok eleman eksikliğimiz var ki, her iyi personelin sektörde iş bulma şansı çok yüksek.
  • Modadaki değişimlere adapte olabilecek, yabancı dil bilen kişilerin bu işte çalışması lazım. Duruma sadece mühendislik olarak bakmayın. Bu işin bir de sanatsal kısmı var.”
  • **
  • Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Deri Mühendisliği Bölümü şimdilik YÖK’ün belirlemesiyle her yıl sadece 20 öğrenci alıyor. Ancak piyasadaki ihtiyaç kontenjanı artıracak gibi gözüküyor.
  • **
  • Mezun olduklarında işi hazır olan bu gibi birçok yeni meslek var iş hayatında.
  • İşsiz üreten üniversiteleri güncellemenin zamanı gelmedi mi?
  • İşsiz kalacağını bile bile üniversite okuma çılgınlığı her an bitebilir.
  • Benden uyarması.

15 Temmuz şehitleri için Kur'an okundu lokma döküldü
Hayat
15 Temmuz şehitleri için Kur'an okundu lokma döküldü
İzmir'de, Dokuz Eylül Üniversitesi'nce düzenlenen '15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü' kapsamında, şehitler için Kur'an-ı Kerim okundu, lokma döküldü.
DHA
“Ne ekersen onu biçersin”
“Ne ekersen onu biçersin”

Oxford Üniversitesi’nin (ANTHROPOLOGY & MIND) bölümü, on iki aylıkla altı yaş arasındaki çocuklar üzerinde on yıl süren bir araştırmanın sonuçlarını 2008 yılında TELEGRAPH’ta yayınlıyor, ayrıca BBC de raporu yayın programına alıyor. Başta Cambridge’e bağlı Faraday Enstitüsü olmak üzere birçok akademik kuruluş ve kurumda bu sonuçları bahse konu ediyor, hakkında birçok konferans veriliyor.

Video: “Ne ekersen onu biçersin”


Araştırmanın sonucu özetle şöyle: Bu çocuklar, ana babaları ve okulda öğretmenleri Allah’tan söz etmemiş olsalar bile Allah’ın varlığına iman ile doğmuş oluyor ve onu muhafaza ediyorlar. Bu yaş içinde çocuklar, insanlardan uzak bir adaya bırakılsalar ve orada büyüseler bile Allah’ın varlığına inanıyorlar.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.) bu gerçeği şöyle bildirmişlerdi:

“Her doğan fıtrat üzere doğar, sonra ana babası onu Yahudi, Hristiyan, Mecusi… yaparlar”.

Fıtrat nedir sorusuna ulemâ şu cevabı vermişlerdir: Ezelde Mevlâ, bütün insanların zerreler halindeki asıllarına şuur vererek “Ben sizin Rabbiniz değil miyim” diye soruyor, onlar da “Evet, Rabbimizsin” cevabını veriyorlar. İşte insanlar bu cevabın tabii sonucu olarak Allah’a imana müsait, şirke ve bâtıl inançlara uzak bir ruh hali içinde doğuyorlar.

Çocukların ve gençlerin itikad ve ahlak yönünden bozulduklarını söyleyerek şikayette bulunan büyüklerin yanağına bu hadis, zorlu bir şamar olarak iniyor ve diyor ki: Çocuklara ve gençlere bahane bulmayın, onlara yüklenmeyin, biz ne yaptık, nerede hata ettik diyerek dizlerinizi dövün!

“Dindar ailelerin asi çocukları” bakımından bunu söylemiş oldum. Eğer bu aileler doğumdan itibaren (doğumdan öncesi de var ya, bu başka bir bahse kalsın) evet, doğumdan itibaren gerekli tedbirleri aldılar ve dünyadaki nasip ve vazifeyi ihmal etmemekle beraber Allah’ı ve ebedî mutluluğu öncelediler, buna rağmen şeytanın araçları galip geldi ise onları suçlayamam, ama şunu derim: Öyle davranın ki, daha kötü olmasınlar!

Şimdi âsî (İslâmî hayatı olmayan veya eksik olan) ailelerin yabancılaşmış çocuklarına/gençlerine gelelim.

Bunlar, hadiste işaret edilen saptırıcı eğitim çevresinin çocuklarıdır.

Peki biz bu saptırıcı eğitim çevrelerini (öylesine ana babalar, okullar, medya, akıllı elektronik aletler, online oyunlar, sinema, tiyatro, kitaplar…) ortadan kaldırabilir miyiz?

Hayır, kaldıramayız.

Çocuklarımızı bunların tamamından sıfıra kadar uzak tutabilir miyiz?

Hayır, tutamayız.

Dindar aileler sınırlama, kontrol, birlikte görüp, okuyup değerlendirerek zararını engelleme gibi tedbirlere başvurabilirler.

Din, ahlak, öz değerler, kültürümüz, medeniyetimiz diye bir dertleri olmayan, zamanın rüzgârına kapılıp gitmekte olan ailelerin çocuklarına/gençlerine nasıl ulaşacağız?

Bu gençler, bizim okullarımızda, camilerde, tekkelerde, medreselerde, eğitim faaliyet alanlarımızda yoklar ve bunlar milyonlarca genç; bunlara nasıl ulaşacağız?

Bunlar başka bir milletin çocukları değil, Hz. Nuh’un, gemiye gelmeyen çocuğu gibi ama bizim çocuklarımız!

Bu azim sorunu cevabına tek başıma benim gücüm yetmez. Bu azim problemi devlet, hükümetler, eğitimciler ve mütefekkirler, sivil toplum, millet ve memleket sevgisi sebebiyle dertli gönüller birlikte ele alıp çözmeye çalışmalıdır.

Her birine düşen vazifeler hakkında aklımın erebildiği şeyleri de inşallah pazar günkü yazımda arz edeyim.

SP hastası 3 üniversite bitirip 3 kitap yazdı
Hayat
SP hastası 3 üniversite bitirip 3 kitap yazdı
Ankara'da doğumundan hemen sonra geçirdiği 'sarılık' sonucu Serebral Palsi (beyin felci) hastalığına yakalanan, el ve ayaklarını kullanamayan Mustafa Oğuz Mucurluoğlu (47), 3 üniversite bitirip, 3 kitap yazdı.
DHA
MEF 18 mimarlık okulundan biri olarak davet aldı
Gündem
MEF 18 mimarlık okulundan biri olarak davet aldı
The Domaine National de Chambord tarafından Fransa’da bulunan Rönesans Şatosu Chambord’un 500. yılını kutlamak üzere organize edilen sergi için MEF Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nden 5 öğrenci ve 5 öğretim üyesinin yaptığı çalışma, Türkiye’den tek, dünyadan ise seçilmiş 18 mimarlık okulundan biri olarak davet aldı.
Yeni Şafak
Mardinli fotoğrafçıya anlamlı ödül
Hayat
Mardinli fotoğrafçıya anlamlı ödül
Mardin’de fotoğraf sanatçısı olan Mustafa Kılıç, Erciyes Üniversitesi 1. Ulusal Fotoğraf Yarışması'nda Mardin’in tarihi abbaralarında çektiği Türk bayraklı fotoğrafı ile birinci oldu.
IHA
Tilki ile güvenlik görevlisinin dostluğu
Gündem
Tilki ile güvenlik görevlisinin dostluğu
Çankırı Karatekin Üniversitesi girişinde görev yapan güvenlik görevlileri, zaman zaman yakındaki ağaçlık alandan yanlarına gelen tilkiyi besliyor. Tilki ile güvenlik görevlisinin kurduğu dostluk görenleri şaşkına çeviriyor.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.