Venezuela ABD’ye karşı koymaya hazır
Dünya
Venezuela ABD’ye karşı koymaya hazır
ABD’nin Venezuela’ya karşı askeri yol tercih etmesine ilişkin açıklama yapan Venezuela Dışişleri Bakanı Arreaza; "Eğer ABD askeri yolu tercih ederse, bizim de silahlı kuvvetlerimiz var, halk milislerimiz var, halkımız var. Biz sadece direnmeye ve savaşmaya değil, zafer kazanmaya, ne kadar güçlü olursa olsun her türlü orduyu yenmeye hazırız" dedi.
AA
Amerikan postalına ezdirecek
Dünya
Amerikan postalına ezdirecek
Venezuela’da darbe girişimi sonuçsuz kalan Juan Guaido, ABD’nin askeri müdahalesine “yeşil ışık” yaktı. Washington Post’a konuşan Guaido, darbe yanlılarının kontrolündeki Ulusal Meclis üzerinden ABD müdahalesinin davet edileceğini açıkladı. ABD askeri müdahalesi, Nicolas Maduro muhalifi kaçak askerlerin katılımıyla desteklenecek.
Yeni Şafak
Amerika’nın Venezuela’daki başarısızlığı neden rahatsızlık yarattı?
Amerika’nın Venezuela’daki başarısızlığı neden rahatsızlık yarattı?

Sovyetler’in dağılmasından sonra “Yeni Dünya Düzeni” kavramı ortaya atılmıştı. Bu yeni kavramın Amerika’nın ve Batı’nın galibiyetini, hâkimiyetini kutsamaktan başka bir anlama gelmediği anlaşılıyordu. Yeni dönemde Batı Avrupa, ABD ve İsrail’in çıkarlarına tartışılmazlık statüsü verildi.

Video: Amerika’nın Venezuela’daki başarısızlığı neden rahatsızlık yarattı?


Fakat her şeye sahip olmalarına rağmen kavramın işaret ettiği yeni düzeni kuramadılar. Hâlbuki ABD öncülüğünde kurulması düşünülen yeni düzenin önünde herhangi bir engel yoktu. Çok kısa bir zaman içinde Batılı değerlerin kapsayıcı olmadığı, adalet ve hakkaniyet gibi bir idealle hareket etmedikleri hemen anlaşıldı. Klasik sömürgecilik uygulamalarına dönüş anlamına gelen birçok emare söz konusuydu. Amerika bütün dünyaya hâkim olmak istedi. Yandaşları da onun arkasından giderek sömürüye dayalı yeni sistemin getirdiği bütün avantajlardan yararlanacaklardı.

Batı’nın yeni dönem emperyalist hevesleri ve uygulamaları karşısında önemsenebilecek bir itiraza tanık olmadık. Klasik Avrupa düşünce geleneğini temsil eden şairler, yazarlar, filozoflar 90’ların hemen başından itibaren üretilen yeni Doğulu imgesine bir kurtarıcı gibi sarıldı. Batı’nın kendi içinden yükselen bir muhalif hareket söz konusu olmadı. Düşman belliydi. İslam dünyasının şahsında (!) yeni bir düşman bulmanın rahatlığını hemen benimsediler. Buna karşılık Doğu’da daha karmaşık bir süreç yaşandı. Batı ile eş zamanlı olarak Doğu-İslam dünyasının ötekileştirilmesi hareketi Doğu’da da karşılık buldu. Ötekileştirme hareketinin İslam dünyası ile sınırlı olmadığı, Batı dışında kalan coğrafyaların yeni emperyalist saldırının hedefinde olduğu da açıktı. Amerika’nın Venezuela’ya müdahalesini bu bağlamda ele almamızın bir sakıncası yok. Amerika’nın Venezuela’ya karşı darbe girişimlerini sorgulayan kişinin Amerika Temsilciler Meclisi üyesi bir Doğulu Müslüman olması çok anlamlıdır. İlhan Ömer’in cesur çıkışlarına Trump’ın tehditle cevap vermesini önemsemeliyiz. Somali asıllı siyasetçinin faaliyetleri şimdilik sadece haber yazılarına konu olabiliyor.

ABD’nin Avrupa’yı yedeğine alarak İsrail’le birlikte kurmaya çalıştığı yeni sömürü sisteminin Türkiye’deki yansımaları da çok ilginçtir. Örneğin Amerika’nın Venezuela’ya müdahalesini mazur gören veya açıktan destekleyen birçok düşünce ve siyaset insanından bahsedebiliyoruz. Bu durumu Erdoğan düşmanlığı ile açıklamak doğru değildir. Erdoğan düşmanlığı, olsa olsa bir maske olabilir. Bunun konum belirleme arayışının neticesinde ortaya çıkan bir destek olduğu açıktır. Amerika öncülüğünde kurulmakta olan koalisyonun bir parçası olma arzusu hemen göze çarpıyor. Bu son cümleyi afakîlikle suçlayanlara FETÖ elebaşının Haçlılara övgü düzdüğü konuşmayı hatırlatırız. Haçlılar gibi lanetle anılan istilacılara övgü düzmek için Amerika’nın öncülük ettiği koalisyonun epeyce parçası olmak gerekir. Venezuela’ya darbe girişimlerini desteklemeyi de bu kategoriye dâhil etmek gerekir. Amerika’nın Türkiye’ye de benzer müdahalelerde bulunduğunu kitaplardan öğrenmedik. Bu müdahaleleri yaşayarak tecrübe ettik. Her iki müdahale, Amerika’nın kurmaya çalıştığı yeni hegemonya sisteminin bir yansımasıdır. Dolayısıyla kişisel ya da örgütsel tercihler de bu sistemin bir yansımasıdır.

İki kutuplu dünya sisteminde Türkiye, Amerika’nın yanında yer almıştı. Bu, devletler düzeyinde bir tercihti. Türkiye’de farklı istikamette herhangi bir yeni siyasî arayış söz konusu olduğunda hemen askerî darbe olurdu. Fakat Türkiye, Amerika’nın müdahalelerine karşı muhakkak bir yöntem geliştirmeliydi. 28 Şubat aslında Türkiye’yi uçurumun kenarına kadar getirmişti. Bu darbenin arkasında da Amerika-İsrail’in olduğu açıkça görüldüğü hâlde Türk entelektüel ve siyaset hayatında ciddî bir sarsıntı yaşanmadı. Hatta 28 Şubat’ta devrilmeye çalışılan siyasî iradenin geçmişte Amerika’yı desteklediği gibi rahatlatıcı fikirler dolaşıma sokuldu. Bu, bir meşrulaştırma işlemiydi. Fakat Gezi Parkı Kalkışması’nda Amerika, İsrail, Almanya, Fransa, İngiltere ile birlikteliği gizleme gereğini duymadılar.

Erdoğan, 2009’da “one minute” ile birlikte yeni bir dönemin kapısını açtı. Bu, Türkiye’nin Amerika öncülüğündeki sömürü sistemine karşı koymak manasını taşıyordu fakat onun bu cesur tavrına muhafazakâr, batıcı, laik, dindar, sol vs beyaz elitlerden destek gelmedi. 15 Temmuz’da açıkça görüldüğü gibi Erdoğan’ı sadece kitleler destekledi. Bu durum, Türkiye’de elitler düzeyinde Avrupa siyaset ve düşünce hayatının ciddî ölçüde etkili olduğunu gösterir. Sanat, edebiyat, sinema, felsefe hâlâ Avrupa ve Amerika’dan besleniyor.

Amerika’nın Venezuela’daki başarısızlığından rahatsızlık duymaları Türkiye’deki beklentilerinin gerçekleşmeyeceği endişesindendir.

Venezuela’da askeri helikopter düştü: 7 ölü
Dünya
Venezuela’da askeri helikopter düştü: 7 ölü
Venezuela'da başkent Karakas yakınlarında dağlık bir bölgeye askeri bir helikopterin düştüğü; helikopterdeki 7 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.
DHA
ABD Latin NATO'su oluşturabilir
Dünya
ABD Latin NATO'su oluşturabilir
Latin Amerika uzmanı Aslan, "İdeolojik anlamda sağlam bir duruş sergilense de Maduro, toplumsal desteğini her geçen gün yitiriyor" ifadesinde bulundu. Uluslararası İlişkiler uzmanı Doç. Dr. Özkan ise, "ABD, Maduro hükümetini devirmek için her türlü ekonomik ve siyasi baskı mekanizmalarını artıracaktır" dedi. Kendisini devlet başkanı ilan eden Ulusal Meclis Başkanı Guaido, orduya başkaldırı çağrısı yapmıştı. Venezuela hükümeti, muhalefetle bağlantılı bir grup askerin darbe girişimi başlattığını ve girişimin bastırılmaya çalışıldığını açıklamıştı.
AA
Southcom devrede
Dünya
Southcom devrede
Venezuela’da Maduro hükümetini darbeyle devirmeyi başaramayan ABD, bütün orduyu askeri müdahale için seferber etmeye hazırlanıyor. Pentagon’da gerçekleşen ve Venezuela’ya olası askeri müdahale seçeneklerinin değerlendirildiği toplantıda SOUTHCOM Komutanı Faller ve Genelkurmay Başkanı Dunford hazır bulundu.
Yeni Şafak
Neoconlar’ın Venezuela kumpanyası
Neoconlar’ın Venezuela kumpanyası

Venezuela’daki darbe girişiminin akamete uğrayacağı belliydi. Darbeyi tezgâhlayan güçler Maduro’yu tuzağa düşürmek istediler. Tuzak, daha fazla kan dökülmesi ve darbe çığırtkanı Juan Guaido’nun tutuklanmasıydı. Böylece Venezuela’ya Amerikan müdahalesine meşruluk kazandırılacaktı. Darbe girişiminin ardından ABD Başkanı Trump, Maduro’ya destek verdiği gerekçesiyle Küba’ya tam ve eksiksiz bir ambargo uygulayacaklarını duyurdu. Oysa Küba Fidel Castro’nun iktidara geldiği 1950’lerden bu yana Amerikan ambargosu altında yaşıyor.

“ABD Senatosu”nda Trump yönetiminin “Küba dosyası”nı Florida’lı senatörler Marco Rubio ile Rick Scott ilerletiyor. Trump’ın Maduro yönetimine karşı daha sert bir politika izlemesi için bastıran Rubio ve Scott, Venezuelalı, Kübalı ve Nikaragualı muhaliflerle toplantılar düzenliyorlar. Senatör Rubio, Castro muhalifi Kübalı bir göçmen aileden geliyor.

Florida rejim muhalifi Kübalıların yoğun olduğu bir eyalet. Küba asıllı Amerikalılar öteden beri Castro rejimine karşı sertlik politikalarını destekliyorlar. Florida eyaletinde 1.5 milyona yakın Küba kökenli, 200 bin civarında da Venezuela kökenli seçmen yaşıyor. Orta yaş ve üstündeki Kübalılar Cumhuriyetçiler’i destekliyor. Küba kökenli seçmenler Amerikan iç politikasında kritik bir denge unsuru. Florida Valisi Scott, Demokrat rakibinden 10 bin oy farkla Senatör seçilmişti. Florida’nın Senato’daki iki üyesi de Cumhuriyetçi. Rubio ise Trump’ın Florida’yı Kübalı Amerikalıların oyuyla kazandığına ikna etmiş gibi görünüyor.

Rubio ve Scott’un “Beyaz Saray”daki müttefikleriyse Dış İşleri Bakanı Mike Pompeo ve Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton. Başkan Yardımcısı Mike Pence ise “Venezuela Kumpanyası”nın en üst düzeyde sesi oldu. “Soğuk Savaş” döneminde ABD’nin Latin Amerika’daki karanlık ve kirli geçmişinde önemli rol oynayan isimlerden Elliot Abrams da Pompeo tarafından “Venezuela Özel Temsilcisi” olarak atandı. İsrail yanlısı bir Neocon olan Abrams, Venezuela’ya askerî müdahale için Latin Amerika’da destek arıyor. Abrams’ın çabaları ‘diplomatik’ olmaktan öteye gidiyor tabii.

Trump’ın “Venezuela Dosyası”nı yürüten şahinler, Maduro rejiminin ABD’nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini öne sürüyorlar. Venezuela, dünyanın en zengin petrol kaynaklarına sahip. Venezuela’nın eski lideri Hugo Chavez’in petrol şirketlerini millileştirmesi Amerikan petrol şirketlerini çok kızdırdı. Venezuela’nın ABD için ulusal güvenlik tehdidi olduğuysa sadece bir kılıf. Kimse buna inanmıyor. Şahinler petrol şirketlerinin özel çıkarlarını ‘ulusal güvenlik’ gerekçeleriyle perdelemeye çalışıyorlar.

John Bolton 17 Nisan’da Florida’daki Kübalı sürgünlerin düzenlediği bir toplantıya katıldı. 17 Nisan 1961’de “CIA” tarafından eğitilen ve finanse edilen 1500 Kübalı, “Domuzlar Körfezi”nde bir işgal girişimi başlatmıştı. Muhalif Kübalılardan oluşan ordu “2506 Tugayı” olarak biliniyor. “Mükemmel Fiyasko” olarak da anılan bu başarısız işgal girişimi Fidel Castro rejimini daha da güçlendirmişti.

Tugay 2506”dan hayatta kalan Kübalıların “Domuzlar Körfezi Harekâtı”nın 58. yılı vesilesiyle düzenledikleri toplantıda Bolton “SoğukSavaş” dönemini çağrıştıran bir konuşma yaptı. Bolton yarım kalan bu girişimin tamamlanacağı mesajı verdi. Bolton Küba, Nikaragua ve Venezuela’ya karşı çok sert davranacaklarını söyleyerek Latin Amerika’da yeni Soğuk Savaş’ın başladığını duyuruyordu.

ABD askerlerini ülke dışındaki savaşlardan çekeceği vaadinde bulunan Trump’ın Neocon şahinler tarafından hacir altına alındığı anlaşılıyor. Neoconlar’ı eleştirerek Başkan seçilen Trump, Neoconlar eliyle Latin Amerika’nın karanlık geçmişini hortlatıyor. Bu geçmişte CIA destekli darbeler, darbe girişimleri, katliamlar, cinayetler, işkenceler, özel savaşlar var. ‘Trump’ın Neoconları’nın başlattığı kampanyanın kumpanyanın ‘demokrasi‘ ve ‘özgürlük’ söylemleriyle perdelenmesiyse tam bir komedi.

Darbeciler hesap verecek
Dünya
Darbeciler hesap verecek
ABD’nin öncülük ettiği darbeyi 24 saat içinde bastıran Venezuela Devlet Başkanı Maduro, “İnsanlara saygı duymaları için birilerinin kafasının kesilmesi gerekiyorsa keseceğiz” diyerek meydan okudu. Kalkışmanın arkasındaki isimlerden Leopoldo Lopez hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Lopez, İspanya Büyükelçiliği’ne sığınmıştı.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.