
Suriye’nin kuzeyinde oynanan demografi oyununa tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgedeki demografinin değiştirilmesine göz yummayacağız. Tüm milletime, tüm dünyaya sesleniyorum. Suriye’nin kuzeyinde devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun…” dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Kızılayı tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen ödül ve iftar törenine katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'nin Kuzeyi'nde gelişmeler ve Kobani olayları sonrasında Türkiye'ye yöneltilen suçlamalara sert tepki gösterdi. Erdoğan özetle şunları kaydetti:
Hem bölücü örgütün hem de uluslararası güçlerin bölgede yaşanan insani dramı Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak için bir fırsata dönüştürme gayretlerini şiddetle kınıyorum. Mazlumun ahı alınarak, etnik dengelerle oynanarak, Türkiye dışarıda bırakılarak bölgede sürdürülebilir bir güven ve refah düzeni kurulması mümkün değildir. Açık söylüyorum, böyle bir durumda o bölgede herhangi bir ticari faaliyetin yürütülebilmesi söz konusu olamaz. Biz, bölgedeki demografinin değiştirilmesine göz yummayacağız.
Buradan tüm milletime sesleniyorum, tüm dünyaya sesleniyorum. Suriye'nin kuzeyinde, güneyimizde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bunun bilinmesini istiyorum. Bedeli ne olursa olsun bu konudaki mücadelemizi sürdüreceğiz.
Son günlerde yine Türkiye ile ilgili hiçbir ilgisi, alakası olmadığı belgeleriyle ispatlanmış olan hadiseleri aynı amaçla çarpıtıyorlar. Bir yandan Esed rejimi, bir yandan bölücü örgüt sözcüleri, bir yandan da ülkemizdeki bir siyasi partinin sözcüleri aynı ağızla konuşuyor. Amacın dünya kamuoyuna yönelik bir algı operasyonu olduğu çok açık. Bu tür ithamlarla Türkiye'yi yanı başında olup biten olayların dışında kalmaya zorlayarak bölgenin demografisini değiştirme operasyonunu tamamlamak istiyorlar.
Türkiye'nin ismini herhangi bir terör örgütüyle yan yana zikreden, bu ülkeye ve bu millete en büyük iftirayı atıyor. Türkiye, Suriye'deki özgürlük mücadelesine elbette destek veriyor. Irak'ta haklarını savunan insanlara elbette iyi niyetle yaklaşıyor. Ama Türkiye, bu işleri yaparken asla terör örgütleriyle yan yana gelmiyor. Ne devlet terörü estiren Esed rejimiyle ne de diğer oradaki terör örgütleriyle Türkiye'yi kimse yan yana gösteremez
Teröre asıl destek, bir yandan iki milyon insanın yükünü omuzlarımıza bırakırken, diğer yandan da 'Sınırlarınızı iyi kontrol edemiyorsunuz' tafrası yapmaktır. Kendi ülkelerinden terörist çıkışını engelleyemeyenlerin bu sorunu bizim kendi sınırlarımızda çözmemizi beklemesi samimi bir yaklaşım değildir.
Daha önce bir Kobani meselesi yaşandı. Suriye ve Irak'ın onlarca şehrinde, yüzlerce kasabasında süren çatışmalar, Kobani'de de yaşandı. Bu olayı bahane eden birtakım çevreler, 6-7-8 Ekim 2014 tarihlerinde Türkiye'nin pek çok yerinde olaylar çıkardılar. Şimdi yine aynı şehirde birtakım olaylar yaşanıyor ve aynı çevreler bunu bir kez daha Türkiye'yi ateşe vermek için bahane olarak kullanmaya çalışıyor. Utanmadan, sıkılmadan 'Terörist Türkiye' diye tweet atanlara sesleniyorum. Eğer sizlerde haysiyet, onur varsa, bu Kobani'den kaçıp gelenleri burada kamplarda barındıran ülkeye terörist deme hakkını siz nereden elde ediyorsunuz? Tweet atarak elde ettiğiniz dereceler sizin o kapkara yüzlerinizi beyaza çıkarmayacaktır.






