
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lalahan'da ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni'nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan, zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye’nin güven iklimine zarar verilmesine izin vermeyeceklerini belirterek, İstanbul Beşiktaş’taki saldırı girişimini kınadı. Türkiye’nin yeni dünya düzeninin kurucu aktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, savunmada dışa bağımlılığın yüzde 80’den yüzde 20’ye düşürüldüğünü ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları şu şekilde;
İstanbul Beşiktaş'ta meydana gelen ve kahraman güvenlik güçlerimizin müdahalesi ile boşa çıkartılan kalleş saldırıyı lanetlediğimizin bilinmesini istiyorum. 3 terörist etkisiz hale getirildi. Yaralı polislerimize acil şifalar diliyorum. Türkiye'nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz.
Biz şehitleri ile yaşayan ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir milletiz. Bayrağımız şanla dalgalansın diye, milletimiz özgür olsun diye canlarını feda eden şehitlerimizi yad ediyorum. Tüm gazilerimize de şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Sektörü bu günlere taşıyan tüm mühendislere, akademisyenlere, işçilere canı gönülden teşekkür ediyorum. Savunma Sanayii Başkanlığı'mızı da tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum.
Terörün her türlüsüyle mücadelemizi sürdürecek, alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye'nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz.
Bugün savunma sanayi alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Savunmada, tam bağımsız Türkiye yolunda önemli eşiği geride bırakıyoruz. Çelik kubbenin vurucu gücünü oluşturan bu sistemlerde hava savunmasını daha da tahkim etmiş olacağız. Bu yeni altyapı ile ordumuzun caydırıcılığını üst seviyelere çıkaracağız. Bugünkü yatırımlar kritik bir merhaleyi teşkil etmekte.
Çelik Kubbe'nin vurucu gücünü oluşturan sistemlerin daha yüksek üretim temposuna ulaşmasıyla hava savunma mimarimizi daha da tahkim etmiş olacağız.
"İhtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliği de günden güne değişiyor"
Dijitalleşme ve yapay zekâ temelli algoritmaların savunma konseptini sil baştan şekillendirdiği bir dönemi yaşıyoruz. Teknoloji ilerledikçe sahada ihtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliği de günden güne değişiyor. Özellikle son dönemde yakın çevremizde patlak veren savaş, çatışma ve kriz ortamlarında buna çok yakından şahitlik ediyoruz. Artık teşhis, tespit, karar alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu en iyi sizler biliyorsunuz. Hava, kara ve deniz hâkimiyetinin iç içe geçtiği, insansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlanmanın tüm dengeleri değiştirdiği bir çağdayız.
"Yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz"
Biz kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz. Çünkü hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla, güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda söz sahibi olan ülkelerden biri hâline geldik. Hamdolsun bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir. Dahası tüm bunları kendi aklımız, mühendisliğimiz ve insan kaynağımızla yapabiliyoruz. Talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin yardımına koşuyor, küresel barış ve güvenliğe en yüksek düzeyde katkı sunuyoruz.
"Kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz"
Burada bir gerçeği sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarıma hatırlatmak durumundayım. Evet, bugün savunma sanayi alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bugün etrafımızda füzeler ve dronlar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyor, gece yastığa başımızı gönül huzuruyla koyabiliyoruz. Bugün Allah korusun başımıza bir şey gelse, başkasına değil, her şeyden önce kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Bunları sadece biz değil, rakiplerimiz ve hasımlarımız da gayet iyi biliyor. Ama şurası da bir gerçek ki savunma sanayinde, önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Sınandık. Oyalandık. Yarı yolda bırakıldık. Engellendik. Tehdit edildik. Hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık. Ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik.









