İşgalci İsrail ordusu, Gazze’de soykırım işlemeye devam ederken Tel Aviv’deki aşırı sağcı hükümetin en aşırı uçları olan Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria’da dini ve hukuki alanlarda saldırganlıklarını artırıyor. Smotrich, önceki gün yaptığı açıklamada, 1993 yılında imzalanan Oslo Anlaşması kapsamında A, B ve C bölgesi olarak Filistin hükümetinin yönetimine bırakılan Batı Şeria’daki bu statünün tamamen sonlanması ve bölgeden doğrudan İsrail’in egemenliğine alınması çağrısını yineledi. Son dönemde yanına aldığı istilacı Yahudilerle birlikte başta Mescid-i Aksa olmak üzere Müslümanlara ait dini mekanlara baskınları sıklaştıran Ben-Gvir de daha önce gündeme getirdiği cami minarelerinden okunan ezanların engellenmesi talebini pazar günü bir yasa tasarısı şeklinde Bakanlar Kurulu’ndan geçirerek Filistin’in Müslüman kimliğine yeni bir saldırı yaptı.
ÖZEL MÜLKİYETE SİYONİST TESCİL
İsrail hükümeti, Mayıs 2025’te Batı Şeria’nın A, B ve C bölgelerinde bulunan özel mülkiyetlerin tescili ve sahipleri bulunmayan bu mülkiyetlerin devlet tasarrufuna alınmasını öngören bir kanun çıkardı. Şubat 2026’da tescil işlemleri resmen İsrail Adalet Bakanlığı’na devredilirken “Özel Mülkiyet Haklarının Tescili” adı altında bir süreç başlatıldı. Filistinli resmi kaynakların El-Kuds gazetesine verdiği bilgiye göre, Smotrich ve aşırı sağcı Ulusal Misyon Bakanı Orit Struk tarafından yürütülen bu süreç kapsamında Batı Şeria’nın yüzde 35’inde tescil işlemleri başladı. Filistin hükümeti yetkilileri, bu işlemlerin İsrail’in Batı Şeria’yı ilhakının temel taşını oluşturacağı uyarısını yaptı. İsrail hükümetinin bu adımı, Filistinlilerin Batı Şeria’daki yerleşim haklarını ellerinden almayı hedeflenen bir adım olarak değerlendiriliyor.
KOMİTEDE ONAYLANDI
Smotrich, Filistinlilerin özel mülkiyet alanına saldırırken Ben-Gvir de Filistinlilerin dini kimliğini hedefine koyuyor. Son dönemde istilacı Yahudilerle birlikte başta Mescid-i Aksa ve Harem-i İbrahim olmak üzere çeşitli dini mekanlara yönelik baskın ve ihlallerini artıran Ben-Gvir, son olarak cami minarelerinden okunan ezanların susturulması için yeni bir adım attı. Ben-Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü Partisi tarafından pazar günü İsrail Parlamentosu (Knesset) Bakanlar Komitesi’ne sunulan Kudüs ve 1948 topraklarında ezanların sadece ruhsat verilmiş hoparlörler aracılığıyla okunmasını öngören yasa tasarısı onaylandı. Tasarı, cami minarelerindeki hoparlör sistemleri ruhsat alınmasını zorunlu kılıyor. Böylece Kudüs’ün yanı sıra 1948 topraklarında İsrail’in ruhsat vermediği hiçbir camiden ezan okunmaması ve burada yaşayan yaklaşık 2 milyon Filistinlinin ezandan mahrum bırakılması hedefleniyor.
GÜRÜLTÜNÜN SEBEBİ EZAN DEĞİL TANKLAR VE FÜZELER
Konuya dair dün bir açıklama yapan Kudüs Yüksek İslam Konseyi Başkanı Şeyh İkrime Sabri, Müslümanların yıllarca hakimiyetleri altında yaşayan semavi dinlerin bağlılarına herhangi bir ibadet kısıtlaması getirmediğini ve İsrail’in de buna hakkı olmadığını söyledi. Ben-Gvir’in ezanı kısmak için öne sürdüğü bahanelerden birinin “Gürültü kirliliği” olduğuna dikkat çeken Sabri, “Gürültü kirliliğine ezan değil çocuklarımızı öldüren şehirlerimizi yıkan tanklarınız, savaş uçaklarınız ve füzeleriniz sebep oluyor” diye konuştu. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Din İşlerinden Sorumlu Başdanışmanı Şeyh Mahmud el-Hebbaş da İsrail'in Ben-Gvir’in attığı bu adımın "dini savaş" ilanı olduğunu bildirdi. Hebbaş, konuya ilişkin dün yaptığı açıklamada, ezanı yasaklama girişimlerinin "Filistin halkının ulusal ve dini kimliğini yok etmeyi ve topraklarıyla bağını koparmayı" başaramayacağını ifade etti.