Netanyahu'dan Gazze Gücü'nde medya oyunu: Türkiye'yi istemem dedi İsrail basını dikkat çeken detayı yazdı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Gazze’de kurulması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü’nde Türk ve Katarlı askerlerin yer almasına izin vermeyeceğini öne sürmesi İsrail basınında tartışma yarattı. Haaretz’e konuşan kaynaklar, söz konusu yapının ve görev dağılımının Netanyahu’nun bilgisi dahilinde şekillendiğini belirterek çıkışın “kamuoyuna yönelik bir görünürlük hamlesi” olduğunu yazdı. İsrail basını, Vaşington ile yaşanan görüş ayrılıklarının Netanyahu tarafından iç politikaya mesaj vermek amacıyla öne çıkarıldığı değerlendirmesinde bulundu.

Netanyahu, Gazze gücünde Türk ve Katarlı askerlere izin vermeyeceğini iddia etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'nin barış planı çerçevesinde Gazze Şeridi'ne konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'nde Türk ve Katarlı askerlerin olmasına izin vermeyeceklerini iddia etti.

Başbakan Binyamin Netanyahu, İsrail Meclisi'nde düzenlenen özel oturumdaki konuşmasında, ABD'nin ikinci aşamasına geçildiğini duyurduğu Gazze barış planı ve İran'a ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türk ve Katar ordularına izin vermeyeceğini ileri sürdü

Netanyahu, Gazze'de güvenliği sağlamak üzere konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü’ne Türk ve Katar ordularının katılmasına izin vermeyeceklerini iddia etti.

Uluslararası İstikrar Gücü'nün komutanlığını ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers üstlenecek.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin faaliyetlerini takip etmek ve destek vermek üzere faaliyet yürütecek Gazze Yönetim Kurulu'na ilişkin Vaşington yönetimiyle görüş ayrılıkları yaşadıklarını söyleyen Netanyahu, "ABD'deki dostlarımızla tartışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Netanyahu medyaya oynuyor

İsrail basını Netanyahu'nun açıklamalarının gerçeği tam olarak yansıtmadığını aktarırken Haaretz'e konuşan, konuya ilişkin bilgi sahibi bir kaynak, söz konusu kurulun yapısının zaten Netanyahu'nun bilgisi dahilinde şekillendiğini ve çıkışın "kamuoyuna yönelik bir görünürlük hamlesi" olduğunu söyledi.

İsrail Başbakanlık Ofisi, 17 Ocak'ta ABD’nin kuruluşunu duyurduğu Gazze Yönetim Kurulu'nun kendileriyle istişare edilmeksizin oluşturulduğunu ve bunun Tel Aviv yönetiminin politikalarıyla çeliştiğini iddia etmişti.

Netanyahu'nun, Gazze Yönetim Kurulu kararını ele almak üzere Dışişleri Bakanı Gideon Saar'a, ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ile temasa geçmesi talimatı verdiği de aktarılmıştı.

Yerel basın, Gazze Yönetim Kurulu'nda Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yer almasının Tel Aviv yönetiminin tepkisine neden olduğunu aktarıyor.

Gazze Yönetim Kurulu, Yüksek Temsilcilik Ofisi ile Gazze'nin yönetimi için oluşturulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin faaliyetlerini takip etmek ve desteklemek üzere çalışacak.

Kurulda, Steve Witkoff, Jared Kushner, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katarlı diplomat Ali Al-Thawadi, Mısır'dan General Hassan Rashad, Tony Blair, Marc Rowan, Birleşik Arap Emirlikleri Uluslararası İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Reem Al-Hashimy, Nikolay Mladenov, İsrail doğumlu Güney Kıbrıs Rum Yönetimi vatandaşı iş insanı Yakir Gabay ve BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Sigrid Kaag yer alacak.

Netanyahu, İran'a saldırı tehdidini yineledi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'a yönelik saldırı tehditlerini yineleyerek Tahran'ın İsrail'e olası bir saldırısı halinde "eşi benzeri görülmemiş bir güçle" karşılık vereceklerini iddia etti.

İran’a ilişkin tehditkar söylemlerini sürdüren Netanyahu, "Bir gün İran'da ne olacağını kimse bilemez, ancak kesin olan şu ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak." dedi.

Yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesi nedeniyle İran'da başlayan protestolar son birkaç gündür sona ermiş durumda.

Uluslararası basında çıkan haberlerde, İsrail ve ABD'nin gösterilerin gerçekleştiği İran'a saldırı düzenleyebileceği ihitmaline işaret edilmiş ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın olası saldırıyı İran'la yapılan diplomatik temaslar, lojistik engeller ve bölgesel müttefiklerin tepkilerinin ardından durdurduğu iddia edilmişti.