Yaptırımlar kıskacında Afganistan: Taliban yönetiminde 1 yıl geçti

ABD işgali sonrası ikinci Taliban yönetimindeki Afganistan, diplomatik tecrid, iktisadi kuşatma ve terör saldırıları pençesinde ilk yılını doldurdu. Hiçbir ülke Taliban’ın geçici hükümetini tanımazken, uluslararası finans kuruluşlarının fonlara erişimi kesmesi, ülke nüfusunun yarısını yardıma muhtaç duruma düşürdü. Suç oranlarının düştüğü ülkede DEAŞ’ın terör saldırıları sonucu yüzlerce sivil hayatını yitirdi.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Taliban, yönetimi ele geçirmesinin birinci yıl dönümünü başkent Kabil sokaklarında kutladı.

Afganistan’da Taliban hükümeti birinci yılını doldurdu. Geçen yıl 15 Ağustos’ta başkent Kabil’de yönetimi ele geçiren Taliban güçleri, dışarıda diplomatik tecridle, içeride de ekonomik krizin yol açtığı insani dram ve terör olaylarıyla boğuşuyor. İktidara geldiği ilk andan itibaren yönetiminin uluslararası sahada tanınmasını talep eden Taliban’ın çabaları sonuçsuz kaldı. Bugüne kadar Afganistan’ın yeni hükümetini hiçbir ülke tanımadı. Asayişin önemli ölçüde iyileştiği ve suç oranlarının düştüğü ülke, kısa sürede iktisadi ve insani krizin girdabına kapıldı. Taliban idaresi bu süreçte insan hakları ihlalleri ile sağlık, eğitim, ekonomi ve ziraat gibi pek çok alanda önemli sorunlarla karşı karşıya kaldı. Uluslararası finans kuruluşlarının fonlara erişimi kestiği ülkede yoksulluk ve işsizlik hızla arttı. Aynı zamanda arka arkaya yaşanan terör saldırıları, Taliban idaresinin başa çıkması gereken bir başka sorun oldu. Son 1 yılda ülke genelinde çoğu DEAŞ tarafından 100’den fazla bombalı ve silahlı saldırı düzenlendi.

DİPLOMATİK TECRİD

  • Taliban yetkilileri, ilk günden itibaren, Afganistan topraklarının hiçbir ülke için tehdit oluşturmasına izin vermeyeceklerini ve tüm ülkelerle iyi diplomatik ilişkiler geliştirmek istediklerini sık sık vurguladı. Ayrıca önceki hükümetin tüm çalışanları için genel af ilan edildiği ve başta kadınlar olmak üzere tüm çalışanların görevlerine devam edebileceği belirtildi. İlan ettiği geçici hükümetin, Batılı ülkelerin talep ettiği şekilde, Afganistan’daki tüm kesimleri kapsadığını savunan Taliban, heyetler gönderdiği Norveç, İsviçre, Türkiye, Çin, Katar, Rusya, Pakistan ve Özbekistan gibi birçok ülkede diplomatik temaslarda bulunarak yönetiminin resmen tanınmasını istedi. Ancak Taliban’ın geçici hükümetini hiçbir devlet tanımadı. Kabil’deki büyükelçiliklerini kapatarak Afganistan’ı terk eden ülkelerin büyük kısmı geri dönmezken; Taliban’ın, Afganistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi olarak aday gösterdiği Süheyl Şahin’in New York’ta temsiliyeti de kabul görmedi.

KAYNAKLARI BLOKE EDİLDİ

Daha önce Afgan yönetiminin bütçesinin üçte ikisinden fazlasını fonlayan Batılı ülkeler, Taliban’ın iktidara gelmesi sonrası tüm yardımlarını dondurdu. Çoğu uluslararası kurum ve kuruluş ülkeden ayrıldı. Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve ABD Merkez Bankası, Afganistan’ın uluslararası fonlara erişimini keserken; Washington, Taliban’ın Kabil’e girişinden iki gün sonra, daha sonra bir kısmı serbest bırakılacak olan Afganistan Merkez Bankası’nın yaklaşık 10 milyar dolarlık kaynağını dondurdu. Böylece ülke ekonomisi krize sürüklendi. Bankacılık sistemi neredeyse çöktü. Binlerce iş yeri kapanmak zorunda kaldı. İşsizlik, fakirlik ve açlık alarm verici seviyelere ulaştı. BM raporlarına göre, ülke nüfusunun yarıdan fazlası yardıma muhtaç durumda. Benzer şekilde, yetersiz beslenme, kızamık, çocuk felci gibi birçok hastalıkta artış meydana gelirken, sağlık kuruluşları da imkansızlıklarla boğuşuyor.

YOĞUN GÖÇ VERDİ

  • Taliban’ın yönetime geldiği süreçte yaşanan çatışmalar ve yönetim değişikliği korkusuyla ilk safhada İran ve Türkiye’ye göç dalgası arttı. Bunların arasında eski yönetimin askerleri, gazeteciler, insan hakları ve sivil toplum aktivistleri gibi ülkenin elit kesimlerine mensup kişiler de vardı. Taliban, halka ve eski elitlere mal ve can güvenliklerini koruma sözü vererek göçü yavaşlattı. Ülkeden kaçanlar için güvenli dönüş ve yaşama güvencesi verdi. Ancak 2020’deki gibi olmasa da Afganistan’dan göç devam ediyor.

Amerikan fiyaskosunun fotoğrafları

ABD yönetimi, 20 yıllık işgalin ardından kendisine güvenen Afganları yüzüstü bırakarak adeta ülkeden kaçtı. 14 Ağustos günü Taliban’ın başkente yaklaşması üzerine ülkeden ayrılmaya çalışan Afganlar, Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı'na akın etti. ABD’nin tahliye uçaklarına binemeyen Afganlardan bazıları uçakların tekerlek kapaklarına asıldı. Uçakların kalkmasıyla mültecilerden bazılarının yere çakılma anları objektiflere yansıdı. ABD’nin süreci yönetememesi sonucu havalimanında yaşanan kaos ve izdiham görüntüleri de günlerce uluslararası medyada eleştirilere neden oldu. ABD’nin en uzun savaşı, fiyasko bir çekilme ile son buldu ve tarihe kara bir leke olarak kazındı.

‘İyilik Trenleri’ yaraları sardı

  • Taliban sonrası dünya Afganistan'ı maddi ve manevi olarak terk ederken; Türkiye, derinleşen insani krizin hafifletilmesine büyük katkı sundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda Türkiye'den Afganistan'a gönderilen 5 ‘İyilik Treni’ ile gelen 6 bin tondan fazla insani yardım, yüz binlerce ihtiyaç sahibine ulaştırıldı. Çeşitli türde gıda malzemeleri, çadır, battaniye, tekerlekli sandalye, dikiş makinesi ve kırtasiye malzemeleri gibi birçok kalemde hazırlanan paketler, ülkenin 34 vilayetindeki yardıma muhtaç kişilere umut oldu.

DÜNYA
Afganistan'da Taliban yönetiminin birinci yılının sonunda 'en büyük kaybedenler' Kız çocukları