Yapılan düzenlemeyle, İFM bünyesindeki finansal hizmet ihracatına yönelik teşvik ve vergi avantajları 2047 yılına kadar yüzde 100 oranında sabitlenirken, harç muafiyet süresi de 20 yıla çıkarıldı. Transit ticaretten elde edilen kazançlarda Kurumlar Vergisi indiriminin yüzde 100’e ulaşması ve istisnasların genişletilmesi, İFM'nin uluslararası yatırımcılar için "güvenli liman" kimliğini pekiştirdi. İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, atılan adımların sadece vergisel bir kolaylık değil, 20 yıllık bir öngörülebilirlik sunarak Türkiye’nin küresel finans ekosistemindeki stratejik konumunu tahkim ettiğini ve öne çıkardığını vurguladı.
YOĞUN İLGİ BEKLİYORUZ
Erdem, yeni düzenlemelerin mevcut teşviklerle birlikte İstanbul Finans Merkezi’nin sunduğu bütüncül yapıyı daha da güçlendireceğinin altını çizerek, şunları kaydetti: “Uluslararası kuruluşlar karar süreçlerinde güçlü hukuki ve operasyonel altyapı, rekabetçi teşvik yapısı ve nitelikli insan kaynağına erişim ile geniş pazarlara ulaşım imkanlarını birlikte değerlendiriyor. İFM Kanunu ile sağlanan hukuk seçimi ve yabancı para birimiyle defter tutabilme gibi kolaylıklar, finansal hizmet ihracatına yönelik vergi avantajları ve Türkiye’nin genç yetenek havuzu, bu ilgiyi destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. İstanbul’un dört saatlik uçuş mesafesinde 1,3 milyar kişilik nüfusa erişim imkanı da kurumlara geniş bir operasyon alanı sunuyor. Açıklanan yeni teşviklerin, bu güçlü yapıyı tamamlayarak İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik mevcut ilgiyi daha da artıracağına inanıyoruz.”