Yeni evleneceklere devlet desteği büyüyor: Gelir şartı yükseltildi, kapsam genişledi

Evlilik hazırlığı yapan gençlere yönelik başlatılan 'Aile ve Gençlik Fonu' desteğinde kapsam genişledi, ödemeler hız kazandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 81 ile yayılan uygulama kapsamında şu ana kadar 56 bin 400 çiftin kredi ödemesinin gerçekleştirildiğini duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın müjdesi doğrultusunda kredi miktarının ve gelir şartının yükseltildiğine dikkat çeken Bakan Göktaş, böylece fondan yararlanacak genç sayısının artırıldığını vurguladı.

Bakan Göktaş evlilik hayali kuran çiftlere müjdeyi verdi: 'Aile ve Gençlik Fonu' desteğinde kapsam genişledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ankara Hakimevi'nde 'Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2'nci Toplantısı'na katıldı. 2024/6 sayılı Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028) kapsamında düzenlenen toplantıda, sorumluluğu bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri de yer aldı.

'19 BİNİ AŞKIN FAALİYET GERÇEKLEŞTİRDİK'

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, amaçlarının aileyi daha güçlü, daha etkin ve daha işlevsel kılmak olduğunu söyleyerek, "Şu anki gündemimiz ise aileyi güçlendiren politikalarımızı yerelde daha hızlı bir şekilde yaygınlaştırmak. Bu kapsamda 81 ilimizde, yerel dinamiklere ve ihtiyaçlara göre şekillenen il eylem planlarını tamamladık. '2025 Aile Yılı', toplumun tüm kesimlerinde büyük bir teveccühle karşılık buldu. 'Aile Yılı' boyunca aileyi koruyan ve güçlendiren; aile bütçesine katkı sağlayan, farkındalığı artıran ve sosyokültürel gelişimi destekleyen faaliyetleri yaygınlaştırdık. Dinamik nüfus yapısını koruyacak politikaları, kurumsal kapasitemizi güçlendirerek kalıcı hale getirdik. Türkiye'nin dört bir yanında 19 bini aşkın faaliyet gerçekleştirdik. Ailelere ve evlenecek gençlere destek olmak amacıyla 2 bin 24 indirim anlaşması yaptık. Finansal destekler, eğitim programları, kültürel faaliyetler, dijital dönüşüm projeleri gibi pek çok alanda aileyi güçlendiren projeler hayata geçirdik. Gençlerimizin aile kurmalarına destek olmak üzere başlattığımız 'Aile ve Gençlik Fonu'nu 81 ilimizde yaygınlaştırdık. Fondan 70 bin 400 gencimiz faydalanmaya hak kazandı. Bugün itibarıyla 56 bin 400 çiftimizin kredi ödemesini gerçekleştirdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği müjde doğrultusunda hem kredi miktarını artırdık hem de gelir şartını yükselttik. Böylece daha fazla gencimizin fondan yararlanmasının önünü açtık. Bunun yanı sıra, doğan her çocuğun yanında olduk. Ailelerimize sunduğumuz destekleri güçlendirdik. Hem kadın hem erkek memurların, çocukları ilköğretim çağına gelene kadar yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarını sağladık" diye konuştu.

'SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ'

Dijitalleşmenin, 'Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı'nın önemli başlıklarından biri olduğunu aktaran Göktaş, "Bu kapsamda da pek çok önemli adım attık. Dijital güvenlik, ebeveynlik becerileri ve kuşaklar arası dayanışma temalı atölyelerle vatandaşlarımızın yanında olduk. Çocuklarımızın dijital dünyayı daha sağlıklı kullanmalarını sağlamak ve onları risklerden korumak için çalışmalar yürüttük. Onların gelişimine uygun içerik üretiminin teşvik edilmesi için medya ve dijital platformların temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdik. Biz, çocuklarımıza daha güvenli bir dijital dünya sunmak istiyoruz. Bunun için 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini yakın zamanda hayata geçireceğiz. Şimdi önümüzde 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' bulunuyor. Bu yeni dönemde hedefimiz, politikalarımızı kalıcı hale getirmek. Bunun için hazırlıklarımızı tamamladık. Şubat ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştireceğimiz tanıtım toplantısı ile vizyon belgemizi kamuoyuyla paylaşacağız" dedi.

'KADINLARIN ADALET VE YARGI HİZMETLERİNE KATILMASINI ÖNEMSİYORUZ'

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da kadına şiddetle mücadeleyi, sadece cezayla değil; önleyici, koruyucu ve onarıcı adalet anlayışıyla ele aldıklarını ifade ederek, "Yargı reformlarımızın merkezine kadını ve çocuğu koymamızın sebebi de bu anlayıştır. 6284 sayılı Kanun'dan uzmanlaşmış mahkemelere, elektronik kelepçeden acil koruma tedbirlerine kadar attığımız her adım, 'Bir kadının daha canı yanmasın' diye atılmıştır. Çocuk adaleti anlayışımızın temelinde de hiçbir çocuğun kaderine terk edilemeyeceği anlayışı yatmaktadır. Onarıcı adalet yaklaşımıyla, çocuğun üstün yararını gözeterek onları yeniden topluma kazandırmayı esas alıyoruz. Çocuk adalet merkezleri, Çocuk dostu adliyeler, uzmanlaşmış savcı ve hakimler, işte bu anlayışın ürünüdür. Adalet Bakanlığı olarak, kadınların adalet ve yargı hizmetlerine katılmasını çok önemsiyoruz. Bu kapsamda; 2002 yılında kadın hakim ve savcı sayısı 1847 iken, bugün bu sayıyı yüzde 461 oranında artırarak 10 bin 359'a çıkardık. Halihazırda toplam 2 bin 265 olan hakim ve savcı adayı ve yardımcısının 1219'u yani yarıdan fazlası kadındır. Adalet teşkilatımızda görev alan 95 bin 103 personelden 45 bin 854'ü, yani yaklaşık yarısı kadın personelden oluşmaktadır" dedi.

'TÜM ÖNLEYİCİ ADIMLARI ATACAĞIZ'

Aile yapısını hedef alan başta cinsiyetsizleştirme olmak üzere, toplumu ifsat eden akımlara karşı gerekli önleyici adımları atacaklarını bildiren Tunç, "Bu tehditler karşısında Anayasa'nın ve kanunların bize verdiği yetkiyle, açık ve bağlayıcı düzenlemeleri hayata geçirmek zorundayız. Çocuklarımızı; zararlı içeriklerden, yönlendirici yayınlardan ve ruh dünyalarını tahrip eden dijital kuşatmadan korumak, onların güvenli, sağlıklı ve dengeli bireyler olarak yetişmesini sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Özellikle dijital oyunlar, sosyal ağlar ve çevrim içi sohbet ortamları üzerinden çocuklarımızı şiddete özendiren, psikolojik olarak yıpratan ve onları ailelerinden koparan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Yine bazı sosyal medya hesaplarında takipçi, etkileşim ve maddi kazanç uğruna yaşlılarımızın, çocuklarımızın veya hasta kişilerin saatlerce canlı yayın açılarak ekran karşısında tutulması, onur kırıcı şekilde teşhir edilmesini de asla kabul edemeyiz. Bu tür mecralara karşı erişim engeli dahil olmak üzere tüm idari ve yargısal yaptırımlar tereddütsüz uygulanmaktadır. Bununla birlikte, geleceğimizi tehdit eden ve birçok yuvayı dağıtan uyuşturucu belasına karşı da kararlı mücadelemizi sürdürüyoruz. Türk yargısı, dijital bağımlılık oluşturan sanal bahis ve yasa dışı kumar ağlarıyla da hukuk devleti kararlılığı içinde mücadelesini kesintisiz biçimde devam ettirecektir" diye konuştu.

'BİRLİKTE HAREKET ETMEK ÇOK DEĞERLİ'

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı'nda Milli Eğitim Bakanlığı ile ilişkilendirilen 30 faaliyetin 3 ana başlıkta derinleştirilebileceğini söyledi. Bakan Tekin, "1'incisi ebeveyn okuryazarlığını güçlendiren, anne ve babayı dijital çağın şartları içinde yalnız bırakmayan çalışmalar. Aile Okulu'nun kapsamını, içerik kalitesini ve erişilebilirliğini önümüzdeki dönemde artırmak, özellikle düşük sosyoekonomik düzeydeki ailelere ve kırılgan gruplara daha sistematik biçimde ulaşmak, hepimizin ortak gündemi olmalıdır. 2'ncisi okul iklimi ve rehberlik boyutu. Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerimizin, aile içi çatışma, bağımlılık, ihmal ve istismar risklerini erken fark eden, ilgili kurumlara doğru zamanda bilgi akışını sağlayan bir hassasiyete sahip olması için meslektaşlarımızla yoğun bir çalışma sürdürüyoruz. 3'üncüsü ise medya ve dijital mecralarla kurulan ilişkiler. Çocukların ekranla temasını bütünüyle yasaklayan bir anlayış yerine, bu teması eleştirel okuryazarlıkla yönetebilmeyi hedefleyen bir yaklaşımı destekliyoruz. Burada RTÜK'ten Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza, sivil toplumdan yerel yönetimlere kadar hep birlikte hareket etmemizin çok değerli olduğunun altını bir kez daha çizmek istiyorum" dedi.

'SAHADAKİ ÖRNEKLERDEN BESLENİLMELİ'

Bakan Tekin, eğitim ve nüfus politikaları arasındaki ilişkinin, aynı toplum tahayyülünün farklı araçlarla kurumsallaştırılmış hali olduğunu vurgulayarak, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak, Aile Enstitümüzün yürüttüğü araştırmalarla, Nüfus Politikaları Kurulu’nun ortaya koyacağı çerçeveyle ve bugün burada bir araya gelen tüm kurumlarımızın tecrübesiyle, daha sıkı bir eş güdüm içinde çalışmaya hazırız. Her ilde aile odaklı eylem planları hazırlanırken, o ilin okullarından, öğretmenlerinden, rehberlik birimlerinden süzülen verinin de bu planlara dahil edilmesini, sahadaki iyi örneklerin ve risk alanlarının eğitim cephesinden beslenmesini kıymetli görüyorum" ifadelerini kullandı.