Bangladeş’te devrim sonrası ilk seçim: Cemaat-i İslami iktidara mı yürüyor?

Bangladeşli gençlerin Ağustos 2023’te Şeyha Hasina diktatörünü yıkan devriminden sonra ülke ilk kez seçimlere gidiyor. Hasina rejiminin devrilmesinin ardından başlayan 2 yıllık geçiş sürecinde önemli bir aşamayı temsil eden parlamento seçimleri 12 Şubat’ta yapılacak. Seçimlerde Cemaat-i İslami’nin zafere yakın olduğu değerlendiriliyor.

İsmail Çoktan
Bangladeş.

Gençlerin ve öğrencilerin oynadığı önemli rol nedeniyle “Z Kuşağı Devrimi” olarak adlandırılan Bangladeş devriminin üzerinden 1,5 yıl geçerken ülke ilk parlamento seçimlerine gidiyor. Seçimlerin 12 Şubat’ta yapılacağı ilan edildi. 51 siyasi partinin katılacağı seçimlerde, Bangladeşli gençlerin Ağustos 2023’te devirdiği 15 yıllık Şeyha Hasina rejiminin baskılarına maruz kalan Cemaat-i İslami’nin zafere en yakın parti olduğu değerlendiriliyor. Cemaatin Bangladeş Nasyonalist Parti (BNP) mücadele etmesi bekleniyor. Bangladeş’teki siyasi atmosferi, seçimleri ve geçmişte yaptığı darbelerle bilinen Bangladeş ordusunun pozisyonu Dhaka merkezli İletişim ve Araştırma Merkezi (CRF) Stratejik Koordinatörü Araştırmacı Gazeteci Zakaria Polash, Yeni Şafak’a değerlendirdi.

BASKI VE YASAKTAN İKTİDARA

Pakistan’da yaşanan iç savaş sonrası 1971 yılında Pakistan’dan ayrılarak kurulan Bangladeş’teki siyasi hayatta, 1941 yılında Seyyid Ebu’l Âla Mevdudi tarafından kurulan Cemaat-i İslami, önemli bir rol oynadı. Bağımsızlıktan 4 yıl sonra 1975’te yaşanan askeri darbeyle devrilen Şeyh Muciburrahman’ın kızı Şeyha Hasina, 1996-2001 ve 2009-2024 tarihleri arasında Başbakanlık yaparak ülkeyi baskıcı bir rejimle yönetti. Hasina döneminde yasaklanan ve aralarında genel sekreterlerin de olduğu çok sayıda üyesi idam edilen Cemaat-i İslami, devrim sonrası siyasi sahneye güçlü dönüyor. ABD merkezli Uluslararası Cumhuriyet Enstitüsü’nün anketine göre Cemaat seçimlerde yüzde 33’lük oy oranıyla BNP ile birlikte en büyük parti konumunda.

SİYASİ ATMOSFER OLUMLU

Konuya dair Yeni Şafak’a değerlendirmelerde bulunan CRF Stratejik Koordinatörü Zakaria Polash, ülkedeki olumlu siyasi atmosfere dikkat çekerek, Şeyha Hasina sonrası Bangladeş’in, yeni bir yapılanma sürecinin kritik bir eşiğinde bulunduğunu söyledi. Polash, “Halkın, Hasina döneminde zayıflatılan kurumların yeniden tesis edilmesi yoluyla özgür, adil ve güvenilir bir seçim ortamına kavuşmak için yeni bir başlangıç yapılması gerektiğini düşündüğünü” kaydetti. Polash, açıklamasında, “Bunun yanı sıra BNP ve Cemaat-i İslami dâhil olmak üzere siyasi partiler de seçimlere katılmayı ve demokratik geçiş sürecine katkı sunmayı hedeflemektedir” diye konuştu.

MEDYA BNP’Yİ ŞİŞİRİYOR

BNP ve Cemaat-i İslami arasındaki yarışa da değinen Polash, 17 yıllık bir kesintinin ardından Bangladeş’in 51 partinin katılacağı rekabetçi bir seçime hazırlandığına vurgu yaparak, özgür ve adil bir seçim yapılabilmesinin önünde hâlâ bazı engeller olduğunu kaydetti. Polash, “Medya, özellikle ana akım medya kuruluşları, büyük ölçüde mevcut durumu korumaya odaklanmaktadır. Bu nedenle, önerilen reformlara daha az bağlılık gösteren partileri öne çıkarmaya çalışmaktadırlar. Bu bağlamda birçok medya kuruluşu taraflı bir tutum almakta ve BNP lideri Tareque Rahman’ın Bangladeş’in muhtemel başbakanı olacağı yönünde bir algı ve anlatı inşa etmektedir. Bu tür bir medya yanlılığı, seçimlerde eşit koşulların oluşmasını ciddi biçimde zedelemektedir. Bir diğer önemli zorluk ise sosyal medya üzerinden yürütülen ve farklı gruplar tarafından organize edilen yanlış bilgi kampanyalarıdır. Bu tür dezenformasyon faaliyetleri, şiddeti ya da kaosu körükleme potansiyeline sahiptir ve seçim sürecini ciddi biçimde tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı.

ORDU TARAFSIZLIĞINI KORUYOR

Bangladeş’te 1975 ve 1982’de ordu yönetime el koyarken, 1996, 2007, 2009 ve 2011’de dört kez darbe girişiminde bulundu. Temmuz-Ağustos 2024’teki devrimde ise ordu tarafsız bir rol oynadı. Ordunun tarafsızlığını koruduğunu dile getiren Polash, “Bununla birlikte ordu dâhil olmak üzere “derin devlet” olarak nitelendirilebilecek bazı çevrelerde-ki bu tüm kurumu temsil etmemektedir- önceki rejimin kademeli olarak geri dönmesine zemin hazırlama eğilimi mevcuttur. Ancak bu kesim son derece sınırlıdır ve belirleyici bir etki yaratabilecek güçte değildir” değerlendirmesini yaptı.

HALK PARTİLERDEN YERLİLİK İSTİYOR

Seçimlerde en büyük şansa sahip olduğu belirtilen BNP’nin Hindistan, Cemaat-i İslami’nin ise Pakistan'a yakın olduğu düşünülüyor. Ancak Polash, Bangladeş halkının bu partilerden ülkeye bağlılık beklediğini söyledi. Devrim sonrası ülkede bir toplumsal mutabakat olduğunu hatırlatan Polash, “Hangi parti kazanırsa kazansın halkın temel beklentisi bu mutabakata bağlılığı sürdürmesidir” cümlelerini sarf etti.