Başbakan Yıldırım: ABD'nin PKK'ya yardım etmesi kabul edilemez

Başbakan Binali Yıldırım İngiltere ziyareti öncesi açıklama yaptı. ABD'nin terör örgütü YPG/PKK'ya silah yardımının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Bir terör örgütünün başka bir terör örgütüne karşı kullanılmasına karşıyız" mesajını verdi.

Yeni Şafak
Başbakan Binali Yıldırım.

Başbakan Binali Yıldırım İngiltere ziyareti öncesi açıklama yaptı. Yıldırım'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Somali başta olmak üzere Doğu Afrika ve Yemen'de kuraklık devam etmektedir. Türk Kızılayı, TİKA ve AFAD acil yardım çalışmalarına başlamıştır.

İngiltere'deki temaslar

Londra temaslarımız kapsamında bazı ikili görüşmeleri de yapacağız. Başta İngiltere Başbakanı olmak üzere iş çevreleriyle Türkiye'deki yatırım konularını ele alacağız.

ABD'nin YPG/PKK'ya silah yardımı

Türkiye'nin bu konudaki düşüncesi çok nettir, herhangi bir kafa karışıklığı yoktur. Türkiye, bölgede PKK'nın bir başka terör örgütü DEAŞ'a karşı kullanılmasına karşıdır. Bunu çok net bir şekilde muhataplarımıza söyledik. Bir terör örgütü kullanarak başka terör örgütü yok edilemez. Sonra o terör örgütü de sizin başınıza bela olur. Bunu ABD çok iyi bir şekilde bilmektedir. PKK'ya doğrudan ya da dolaylı yardımı kabul edemeyiz.

ABD ve Türkiye NATO'da iki önemli ortaktır. Dolayısıyla stratejik düzeydeki ilişkilerimiz ile terör örgütü arasında Amerika'nın bir tercih yapma cihetine gideceğini düşünmüyoruz. Kaldı ki, son karardaki açıklamalarda da esasen Türkiye'nin hassasiyetlerinin azami ölçüde dikkate alınacağının altı çizilmiştir.

Zaten bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız görüşmeler yapacak. Bu konudaki durumumuz net bir şekilde en üst düzeyde tekrar gündeme getirilecektir.

AK Parti'nin 21 Mayıs'taki kongresi

Ben geleceğe yönelik hiç hesap yatmadım, bundan sonra da yapmam. Allah kerim. Önümüzde yapacak bir işimiz var. Kongremizi en güzel şekilde yapacağız. Genel Başkanımızı seçeceğiz. Ondan sonraki oluşumları da yetkili kurullarımız karar verecek, grubumuz karar verecek. Genel Kurul'da tüzük değişikliği zaten var, orada değişikliği de zaten yapmış olacağız. 3 Kasım 2019'a kadar mevcut sistem devam edecek. Yeni sistemin tam olarak uygulamaya girmesi yapılacak ilk genel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçimiyle olacak. Dolayısıyla bizi erken terhis etme gayretleri olabilir ama siyasette her zaman her şey olur. Şu anda biz sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmenin gayreti içindeyiz.

"Uyanınca başa dönüyorlar"

Sayın Kılıçdaroğlu referandum sonuçlarıyla ilgili bildik açıklamalarına devam etti. Yatıp kalkıyorlar tekrar uyanınca başa dönüyorlar. Efendim işte hayır aslında çıktı da evet çıkmış gibi gösterdiler diye YSK'ya verip veriştiriyorlar. Yüksek Seçim Kurulu, bizim gözbebeğimiz bir kuruluştur. Dünyada örnek bir şekilde seçim yapmış ve ciddi bir sorun oluşturmadan da bu seçimleri gerçekleştirmiştir. Seçimlerle ilgili 'oylar çalındı' iddiası var mıdır? Bir seçimin şaibeli olup olmamasının tek ölçüsü oyların sandığa yansımamasıdır. Öyle bir iddia yok. Neymiş, efendim mühür vardı yoktu. Oradaki sandık kurullarının hatalarını oy verenlere cerenemesini çektirmeye hakkımız var mı? Önemli olan evettir, hayırdır. Öbür mühürlerin önemi yoktur. Bunlar için onlarca karar var. Bir türlü bu sonucu hazmedemiyorlar. Demokrasiyi, millet iradesini kabul etmemek anlamına gelir. Önce siz demokrat olacaksınız, milli iradeye tabi olacaksınız ki ülke kurtulsun. YSK'yı hedef gösterecek açıklama yapıyorlar. Şiddetle kınıyorum. YSK'daki üyelerimiz bizim en tecrübeli, en prestijli hukukçularımızdır. Eğer kurumlarımızı yıpratmaya devam edersek, ondan sonra asıl sorun başlar. Onun için artık bu tartışmayı burada bitirme zamanı gelmiştir. İşimize bakalım, geleceğe bakalım. Sayın Kılıçdaroğlu'na düşen bundan sonra 2019 seçimlerinde başarılı olacağı için taktikler geliştirsin. Kampanya dönemindeki gibi tekrar kuzu taktiğini yapabilir.

CHP'deki kurultay tartışmaları

CHP'nin klasiğidir. Her seçimden sonra 'kurultay, kurultay' diye sesler yükselir. Bakın CHP'nin siyasi tarihine, en önemli olaylardan sonra hep kurultay talepleri vardır. Bugün de aynısı olmuştur. Saray işi gücü yok da CHP ile mi uğraşacak? CHP'ye sıra bile gelmez."