Güçlü Türkiye mi yedi başlı koalisyon mu

Güçlü Meclis istemeyen vesayetçiler artık ülkeyi koalisyonlarla yorup istedikleri yöne çekemiyor. O günler geride kaldı kalmasına, ancak vesayet rejimi bugün 7’li Masa’yla tekrar sahne almak istiyor. Güçlü Türkiye mi, yoksa 7 başlı koalisyon mu? Türkiye 14 Mayıs’ta bunu da oylayacak.

Uğur Duyan
Yedili Masa.

Güçsüz cumhurbaşkanı ile Türkiye’de yönetime ortak olmak isteyen vesayetçiler, 27 Mayıs 1960 darbesiyle kurgulanan sistemin devamı için son hamlesini, 16 yıl önce 27 Nisan 2007’de e-muhtıra ile denedi. 14 Mayıs’a giden süreçte 7 ortaklı masa “sembolik yürütme” adı altında 1960’a uzanan güçsüz cumhurbaşkanına, sayısı 7’yi bulan cumhurbaşkanı yardımcılarıyla önayak oluyor.

Cevabı millet verdi

Güçsüz yürütme ve yasama ile yönetime ortak olmak isteyen vesayet, 27 Mayıs 1960 darbesi ve sonrasında kabul edilen anayasa ile buna uygun bir modelin zeminini oluşturdu. Ancak darağacı gölgesinde gidilen 15 Ekim 1961 seçiminden, darbecilerin istediği sonuç çıkmadı. Darbeciler meclis çoğunluğunun Demokrat Parti’nin mirasçılarında olduğunu görünce tekrar harekete geçti.

Ülkeden kaçırdılar

Adalet Partisi’nin adayı Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil’in Cumhurbaşkanlığı engellenerek, darbeci Cemal Gürsel’in önü açıldı. Başgil, Türkiye’den ayrılmak zorunda bırakıldı. 1966’ya gelindiğinde Gürsel’den boşalacak koltuğa Adalet Partililer Süleyman Demirel’in oturmasını istiyordu. Ancak, Başgil’in önünü kesenler bir kez daha sahne aldı. 27 Mayıs’ın bir diğer lideri Cevdet Sunay koltuğa oturtuldu. Sunay, Demirel ile uyumlu çalışsa da 12 Mart 1971’de verilen ordu muhtırasının harfiyen uygulanmasını istedi.

Her seçim devrede

Yer yer vesayet kendi içinde “Kim cumhurbaşkanı olacak” kavgası da yaşadı. 1973’te Genelkurmay Başkanı Org. Faruk Gürler’in cumhurbaşkanlığı yolu, vesayet içindeki anlaşmazlıkla kesildi. Meclis, Gürler’i seçmedi ama sivillere de geçit verilmedi. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Fahri Korutürk, Çankaya’ya çıkarıldı. Korutürk’ün 6 Nisan 1980’de sona erecek görevi için cumhurbaşkanlığı seçim turları Meclis’te sonuçsuz kaldı. 124 turdan sonuç çıkmadı.

Parçalanmış yetki vesayete yarıyor

Vesayet resmi yüzünü gösterdi. 12 Eylül 1980 darbesi yaşandı. Çankaya Köşkü’ne Kenan Evren çıktı. Kasım 1989’da Evren’in görev süresi dolacaktı. Özal, Türkiye’nin ilk sivil cumhurbaşkanı oldu. Ancak vesayet bu kez de TBMM kanadı ve çift başlı yürütme modeli üzerinden devreye girdi. Parçalanmış yetki vesayete yarıyordu. Özal’ın ölümü vesayet rejimine yaradı, Özal’la uyuşamayan Demirel, zahmetsizce Çankaya’ya çıktı. Demirel, 28 Şubat sürecinde ordunun verdiği muhtırayı uyguladı. Refah-Yol hükümeti ve Necmettin Erbakan’ın icraatlarını engellemek için çalıştı.

2007’de yeni fitil ateşlendi

Refah Partisi’nin kapatma davasında Anayasa Mahkemesi Başkanı olan Ahmet Necdet Sezer, 28 Şubat sürecinin de etkisiyle cumhurbaşkanı seçildi. Daha önce 4 kez askeri müdahaleyle sarsılan Türk demokrasisi, 2007’deki Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi yeni bir muhtıra ile karşılaştı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt’ın “Cumhurbaşkanı Cumhuriyet’e sözde değil, özde bağlı olmalıdır” sözleri, sürecin fitilini ateşledi.

Muhtıra şekil değiştirdi

Onu sivil vesayet heveslilerinin “Cumhuriyet mitingleri” takip etti. 367 garabetiyle süreç yargı eliyle yokuşa sürüldü. 27 Nisan 2007 gecesi Genelkurmay Başkanlığı internet sitesine, daha sonra “e-muhtıra” diye anılacak basın açıklaması konuldu. AK Parti, Meclis’te 367 engelini MHP’nin verdiği destekle aşıp yeni cumhurbaşkanını seçti. Ardından yapılan anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi sağlandı. Tarihe e-muhtıra olarak geçen bildiri 29 Ağustos 2011’de Genelkurmay Başkanlığı’nın sitesinden kaldırılıp tarih oldu.

Yeniden vesayet esintisi

Güçlü Meclis istemeyen vesayetçiler artık ülkeyi koalisyonlarla yorup istedikleri yöne çekemiyor. Ancak o dönemin vesayetçileri bugün 7’li Masa’yla tekrar sahne almak istiyor. 14 Mayıs seçimleri öncesi CHP öncülüğünde kurulan 7’li Masa’nın güçlendirilmiş parlamenter sistem önerisi, vesayet odaklarının 1960 sonrasında istediği “zayıf yürütme ve yasama” hevesine kapı aralıyor. Muhalefetin “cumhurbaşkanının masadaki 5 lider ve 2 belediye başkanından oluşan 7 cumhurbaşkanı yardımcısı ile çalışacağını” vadettiği model ve “imza yetkisinin liderlerde olacağı” açıklamaları, zayıf siyasi yönetim için 1960 özleminin 2023’e yansıması olarak değerlendiriliyor.

GÜNDEM
Ya büyük Türkiye ya vesayet

GÜNDEM
Güçlendirilmiş vesayet sistemi: 'Demokrasiden muaf oligarşik bir yapı'