Sondaj kararlılıkla sürecek

Türk gemilerinin Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon arama faaliyetlerine yönelik “Kaygılıyız” açıklaması yapan ABD’ye, Dışişleri Bakanlığı’ndan çok sert tepki geldi: Türkiye’nin sondaj ve sismik gemileri, kendi kıta sahanlığında, Türk hükümetinin 2009 ve 2012 yıllarında Türkiye Petrolleri’ne verdiği ruhsat sahalarında arama ve sondaj faaliyetlerine kararlılıkla devam edecek.

Türkiye'ye ait sondaj ve sismik gemileri bölgede arama yapmakta.

Türk gemilerinin Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon arama faaliyetlerine yönelik haddini aşan bir açıklama yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Margan Ortagus, Türkiye’nin sondaj faaliyetlerini yapma niyetini duyurmasından sonra yazılı açıklama yaptı.

Ortagus, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “ABD, Türkiye’nin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) münhasır ekonomik bölge olarak tanımladığı alanda sondaj faaliyetlerini yapma niyetini duyurmasından derin kaygı duyuyor. Bu adım oldukça provokatif ve bölgede tansiyonu artırma riski taşıyor. Türk yetkililerini bu faaliyetleri durdurmaya ve tüm tarafları itidale davet ediyoruz.”

GERÇEKLERDEN KOPUK

Ortagus’un açıklamasına Türkiye’den sert tepki geldi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında gerçekleştirmekte olduğu sondaj faaliyetine ilişkin olarak ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 5 Mayıs 2019 tarihinde yaptığı açıklama gerçeklerden kopuktur” ifadesi yer aldı.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de kıta sahanlığına ilişkin tutumunu 2004’ten bu yana açık şekilde ortaya koyduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Güney Kıbrıs Rum yönetiminin bölge ülkeleri ile bu tarihten itibaren yaptığı MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) sınırlandırma anlaşmalarının hem bizim hem de Kıbrıs Türkleri için geçerli olmadığı, bunların bir tanesinin de ülkemizin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı haklarını ihlal ettiği zamanında ilgili ülkelerin ve uluslararası toplumun dikkatine getirilmişti.”

ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI

“Aynı şekilde Türkiye, bölgedeki kıta sahanlığını da uluslararası topluma duyurmuş ve Birleşmiş Milletler nezdinde de kayda geçirmiştir. Bölgede, tüm ilgili kıyıdaşlar arasında uluslararası hukuk kuralları uyarınca hakkaniyete dayalı sınırlandırma anlaşmaları henüz tamamlanmamıştır.

Hal böyle iken, üçüncü tarafların kendilerini adeta uluslararası mahkeme yerine koyarak deniz sınırlarının nereden geçeceğini tayin etmeye çalışmaları kabul edilemez. Bu anlamda, ABD’nin Rumların ‘hak iddia ettiğini söylediği’ bir alana yönelik geçerli sınırlandırma anlaşması varmış gibi Türkiye’ye çağrıda bulunması, ne yapıcı ne de uluslararası hukuka uygun bir yaklaşımdır.”

HAKLARIMIZI KORUYACAĞIZ

Türkiye’nin sondaj ve sismik gemilerinin, kendi kıta sahanlığında, Türk hükümetinin 2009 ve 2012 yıllarında Türkiye Petrolleri’ne verdiği ruhsat sahalarında arama ve sondaj faaliyetlerinin kararlılıkla devam edeceği belirtilen açıklamada, “Aynı şekilde Rum tarafı Ada’nın eşit ortağı Kıbrıs Türklerini, hidrokarbon kaynakları konusunda karar alma mekanizmalarına dahil etmedikçe veya tek taraflı hidrokarbon faaliyetlerini sona erdirmedikçe, Türkiye Kıbrıs Türklerinin de kıta sahanlığı haklarını korumayı sürdürecektir” ifadesi yer aldı.

  • Doğu Akdeniz’de Fatih sondaj gemisinin sondaj çalışmalarına başlamasının ardından Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları, sondaj çalışmaları yapıldığı bölgede görev yapmaya başladı. Bölgede sismik araştırmalarını sürdüren Barbaros Hayreddin Paşa ve Fatih gemileri faaliyetlerini sürdürüyor. Sondaj çalışmalarının başlaması üzerine Rum yönetimi de, Fatih gemisinde görev alan personeli ‘uluslararası tutuklama emri’ çıkarmakla tehdit etti. Rum Sözcü Prodromos Prodromu da, tutuklama emri çıkarıp çıkarmayacağı sorusuna “Sondaj yapılması halinde gemi kaptanları olarak veya destek hizmetleri verenler olarak uluslararası yargıda kovuşturulabilirler” dedi.

SEÇİM
Hukuki sürece saygı gösterin

GÜNDEM
İttifakın ruhuna uygun davranın

SEÇİM
İstanbul’da yeniden seçim