15 Temmuz hain darbe girişiminin, demokrasi zaferiyle sonuçlanmasının üzerinden tam yedi yıl geçti. O gece yaşananlar dün gibi aklımızda... TSK’nın içine sızan bir grup hain, emir komuta zincirinin dışına çıkarak darbe yapmaya çalıştı. İstanbul’da köprüleri, Atatürk Havalimanı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nü kontrol altına almaya çalıştılar. Eş zamanlı olarak Ankara’da da Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Gölbaşı Polis Özel Harekat Merkezi gibi stratejik kurumlara bombalı saldırılar düzenlediler. Kendini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak tanımlayan bu çetenin üyeleri TRT’de zorla bir bildiri bile okutmaya çalıştı. Ancak işler planladıkları gibi gitmedi...
O gece meydanlara inen milletimiz, FETÖ’cü hainlere önemli bir ders vererek adeta destan yazdı. Bu coğrafyanın insanının artık darbelere geçit vermeyeceği de böylece gösterildi. Maalesef Mustafa Cambaz, Ömer Halisdemir, Halil Kantarcı, Erol Olçok, İlhan Varank ve 251 kişi şehit oldu. O gece aslında “toplumsal bir milat” olarak ülkemizin tarihine kazınmış oldu. Bu denli destansı bir gecenin ardından tabii ki onlarca eser kaleme alındı. Bu eserlerin bir kısmı araştırma, inceleme, yorum gibi alanlardaydı. Ancak bir bölümü de milletimizin o gece neler yaşadığına, hislerine odaklanan edebi eserlerdi. Yani milletimizin kendi hikâyesi çok sayıda roman, hikâye ve şiire konu oldu. Biz de bu ay özellikle edebi alanda 15 Temmuz ruhuna yaklaşmaya çalışan kitaplara odaklanmak istedik.
Kara Güneş
Kara Güneş, Bahadır Yenişehirlioğlu’na ait bir roman. Yenişehirlioğlu, 15 Temmuz gecesinde yaşanan hain girişimini, bu ülkenin evlatlarını vatansız bırakmak isteyenleri, insanlarımızı bir var olma mücadelesinin eşiğine getiren büyük tuzağı bu kitabın sayfalarında aktarıyor. Kitabın hikâyesi özetle şöyle: Ebubekir ve Kadir, Manisa’nın bir köyünde, aynı göğün altında uçurtma uçurmuş, çocukluğun en keyifli ve zor zamanlarını birlikte yaşamış iki arkadaştır. Biri arkasında kaya gibi sağlam duran bir baba ile şefkatli bir annenin evladıdır, diğeri ise dağılmış bir ailenin incinmiş çocuğudur. Bir de köyün güzeller güzeli kızı Züleyha vardır. Bu insanların hayatı ise köylerine gelen Hasan Öğretmen’den sonra değişmeye başlar. Hasan Öğretmen, öğrencilerini iradelerinden, seçimlerinden, kişiliklerinden uzaklaştırır. Amacı sözde “altın nesil” oluşturmaktır ancak onları kendi değerlerine, ülkelerine yabancılaştırmaya başlar. Peki buna karşı direnmek mümkün müdür? Kara Güneş, aynı memleketin evladı olan iki arkadaştan birini darbeci, diğerini ihanete direnen bir kahraman yapan o geceye giden süreci bu hikâyeden yola çıkarak anlatıyor. Kara Güneş, darbeye, ihanete, aldatmaya ve aldatılmaya karşı onurlu bir direnişin romanı.
Yekpare Demokrasi
Yekpare Demokrasi isimli kitap ise edebiyatçılarımızın 15 Temmuz üzerine olan hikâyelerini bir araya getiriyor. Bu kollektif eserdeki hikâyeler darbe, hain, ihanet gibi kavramlar üzerinden meseleyi edebi bir formda değerlendirmiş oluyor. Bülent Ata, Cihan Aktaş, Çiğdem Tavkul, Feridun Andaç, Güzide Ertürk, Hale Sert, Kudret Ayşe Yılmaz, Sadık Yemni, Sedat Demir, Sibel Eraslan ve Yıldız Ramazanoğlu’nun kaleminden o gecenin çeşitli hikâyelerini okuduğumuz kitap “Darbe Öyküleri” alt başlığını taşıyor.
Uyanış
Türkiye’nin en büyük saldırılardan ve ihanetlerden birinin yaşandığı 15 Temmuz 2016 gününü usta kalem Sara Gürbüz Özeren Uyanış isimli kitabında romansı bir dille anlatıyor. Çocuk edebiyatına yaptığı önemli katkılarla tanıdığımız Özeren, milletin taşkın bir sel gibi akın akın meydanları doldurduğu o geceyi kendi üslubuyla kaleme almış. Uyanış, kiminin tankların üstüne çıktığı, kiminin “bir gül bahçesine girer gibi” kurşunların üstüne üstüne gittiği, kiminin de patlamaya hazır bir volkan gibi hainlerin tepesine çöktüğü o geceyi akıcı bir dille okuyacağınız bir eser olarak tanımlanabilir.
Yaşandı Bütün Bunlar
Girişte de belirttiğimiz gibi listeyi oluştururken önceliğimiz edebi ve sanatsal alanda verilen eserleri bir araya getirmekti. İki sene önce kaybettiğimiz sanatçı Şafak Tavkul’un Edam Yayınları tarafından basılan Yaşandı Bütün Bunlar isimli kitabı bu anlamda resmi ve edbeiyatı bir araya getirerek 15 Temmuz’u anlatan bir eser olarak karşımıza çıkıyor. Eser, bir karpostal kitap olarak da anılabilir. Eserin Tavkul’un o gece Çengelköy’den 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne doğru yürürken şahit olduklarını çizmesiyle oluştuğunun altını çizelim. Bu çizimler o gecenin daha iyi anlaşılmasına ışık tutacak cinsten.
15 Temmuz Direniş Şiirleri Antolojisi
15 Temmuz’un etkilerini şiir alanında görmek mümkün. Bu önemli izleri Cevat Akkanat, 15 Temmuz Direniş Şiirleri Antolojisi başlığı altında kitaplaştırdı. “Darbeye Direnen Şiirler” alt başlığını taşıyan eser onlarca şairin şiirini bir araya getiriyor. Bu isimler arasında İbrahim Tenekeci, Mustafa Akar, İsmail Kılıçarslan, Ebubekir Eroğlu, Adem Turan ve Cahit Koytak da var.
Generallerin Gecesi
Bu kitap, yurt dışında yazılmış ilk 15 Temmuz romanı olarak adlandırılabilir. Yazarı ise ünlü yönetmen Muhittin İzzet Kandur. Uzun yıllar Hoolywood’da sinema adına önemli çalışmalar yapan Kandur, 15 Temmuz gecesini televizyon ekranlarından izleyip, yaşananların tümünden çok etkilenmiş. Batı dünyasında yaşayan bir Müslüman olarak bu konuda uzun araştırmalar yaptıktan sonra, konunun tüm dünya Müslümanlarını ilgilendirdiğini düşünerek bu romanı kaleme almış. Eser hain darbe planının dünyadaki yansımalarını da anlamamızı sağladığı için ayrıca önem taşıyor. Şu önemli bilgiyi de not edelim: Kandur, romanını yakın zamanda beyaz perdeye aktarmak istediğini açıkladı.
Yarım Aşklar Ülkesi
15 Temmuz’u anlatan romanlardan bir diğerini ise Harun Çolak kaleme aldı. Kitabının adı ise Yarım Aşklar Ülkesi. Kitap iki bölümden oluşuyor ve Çerkes Hasan ve Ömer Halis Demir arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Eser, tarihin farklı dönemlerinde yaşayan bu iki kahramanın birbirinin hayatlarındaki izdüşümü ortaya çıkarıyor. Sayfalar boyunca hem Çerkes Hasan Sultan Abdülaziz’e karşı yapılan darbeyi durdurmaya çabalamasını hem de Ömer Halisdemir de FETÖ’cü darbeyi nasıl önlemeye çalıştığını okuyoruz. Eserin, şehadet şerbeti içen kahramanların o gecenin seyrini nasıl değiştirdiğini de gözler önüne sermiş olduğunu söyleyebiliriz.
Ölümsüz
15 Temmuz hakkında yazılan sayısız kitaptan bir diğeri se Bünyamin Gürel’in imzasını taşıyor. Okur Kitaplığı etiketiyle okurla buluşan eser, yaşananların tümüne tarihsel bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Gürel, bu bağlamda Çanakkale Savaşı ile 15 Temmuz arasında bir anlam ilişkisi kuruyor ve vatanı kurtaran bu milat çizgileri arasındaki benzerliklere yoğunlaşıyor.