Adil bir lig olmadı!

Süper Lig'de şampiyonluk yarışı kafa kafaya devam ederken, kalan haftalara hakemlerin müdahale edeceği endişesi haklı çıktı. 2 hafta önce "Size neden güvenelim?" başlığıyla yaptığımız haberde MHK'ye duyduğumuz güvensizlik, sahada gerçeğe dönüştü. Taraftarların, futbolda adalete duyduğu güvensizlik bir kez daha perçinlendi!

8 Nisan'da attığımız manşette Süper Ligin kalan 6 haftası ilgili olarak 6 hafta kala endişeli bekleyiş ve Ne için güvenelim? başlıklarını kullanmıştık. Geride kalan 2 hafta, hakemler konusunda endişelerimizde ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha gözler önüne serdi.

Süper Lig'de bitime 4 hafta kala tartışmanın merkezine yine Merkez Hakem Kurulu'nun uygulamaları ve hakemlerin sahada çaldığı düdükler oturdu. Türk futbolunda bir türlü bitmek bilmeyen kaosun başrol oyuncuları olan hakemler, ligin bitimine sayılı haftalar kala yine sonucu direkt etkilediler. Şampiyonluk yarışının yanı sıra kümede kalma mücadelesi de nefes nefese devam ederken, orada da sıralamalar ve sonuçlar direkt etkilendi. Neredeyse bütün kulüpleri isyan noktasına getiren kararlara rağmen çözüm odaklı hiçbir hamle yapılmadı. Bu durum şampiyonluk yarışındaki sıralamayı ve puan tablosunu direkt etkiledi.

2 maçta değiştirdiler!

Şampiyonluk yarışı ligin ikinci yarısından itibaren 3'lü rekabete dönmüş durumda. Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor arasında 2 hafta öncesine kadar kapanmış olan makas, yanlı ve yanlış hakem kararları ile yeniden açıldı. Bordo-mavililerin, Alanyaspor ve Başakşehir maçlarında penaltıları es geçilip rakiplerine de kolay düdükler çalınınca kayıplar kaçınılmaz oldu. Bunun aksine Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarında hakemlerin adeta birbirleriyle yarışırcasına lehte yaptıkları hatalar sıralamayı direkt etkiledi ve ligin sportif gerçekliğine gölge düşürdü. Futbol kamuoyunun ortak görüşü ise; bu sezon da adil bir lig olmadığı yönünde!

MHK duymazdan geliyor

Süper Lig'den alt liglere kadar neredeyse her kulüp hakemler konusunda isyan ederken, Merkez Hakem Kurulunu yönetenler bu serzenişleri duymazdan geliyor. Aylar boyunca verilen emekler, yapılan antrenmanlar, çekilen zorluklar, sahada bir hakemin düdüğüyle, bir yan hakemin bayrağıyla, bir VAR hakeminin basiretsizliği ile heba olabiliyor. Milyonlarca taraftar ise, saf duygularla destekledikleri takımlarının haklarının sahada göz göre göre gasp edildiğini izleyerek futbola ve adalete olan inancını yitiriyor. MHK ise, başta büyük kulüplerin isyanını görmezden gelirken, istifa etmesi gereken yerde kulağının üzerine yatıyor.

Uyarmıştık!

Yeni Şafak Gazetesi olarak 8 Nisan'da ligin kalanıyla ilgili tereddütlerimizi dile getirmiş, "Size niye güvenelim?" sorusunu sormuştuk. Tedirginliğimizi, "Şampiyonluk yarışında ve küme düşme hattında kıyasıya bir rekabet yaşanırken, sezon boyunca; sıralamayı etkileyen hakem hatalarının yaşanması, kalan 6 hafta öncesi adil yarışmak isteyenleri tedirgin ediyor. Kamuoyu; hakem lobilerinin ve ikili ilişkilerin değil; sahadaki performansın ve adil kararların belirleyici olduğu bir sezon finali bekliyor" cümleleri ile ifade etmiştik. Aradan geçen 2 haftada oynanan maçlardaki hakem kararları endişelerimizi ne yazık ki haklı çıkardı.