Oğlu ile her gün okula giden fedakar anne
Hayat
Oğlu ile her gün okula giden fedakar anne
İzmir'de erken doğan ve sonraki süreçte kanamaya bağlı kısmi beyin felci gelişen, 6 aylıkken de fizik tedaviye başlayan 8 yaşındaki Çınar Akan, annesi Dilek Akan'ın desteği ile hayata tutunmaya çalışıyor. Bornova Ömer Seyfettin İlkokulu 2'nci sınıfta okuyan Çınar, tek başına ayakta durmakta bile zorlanıyor. Anne Dilek Akan, oğlunun eğitim alarak hayata karışması için her gün onunla okula gidiyor. Ders bitinceye kadar bahçede oğlunu bekleyen Akan, Çınar'ın tedavi masraflarını karşılamak için de siparişle sarma ve börek yapıp satıyor.
Yeni Şafak
Okulda kafasını duvara vuran çocukla kimse ilgilenmedi: Annesinin kollarında hayatını kaybetti
Hayat
Okulda kafasını duvara vuran çocukla kimse ilgilenmedi: Annesinin kollarında hayatını kaybetti
Okulda başını direğe çarptığı iddia edilen Murat Efe bir gece sonra beyin kanamasından öldü. Acılı anne eve gitmek istediği halde oğlunu eve göndermediği iddia edilen öğretmenler hakkında şikayetçi oldu.
IHA
Beyin göçü için yapısal değişim gerekiyor (2)
Beyin göçü için yapısal değişim gerekiyor (2)

Beyin göçü; iyi eğitim almış, kalifiye iş gücünün çalışma için yabancı ülkeyi tercih etmesi anlamında kullanılıyor.

Video: Beyin göçü için yapısal değişim gerekiyor (2)


Beyin göçü iki etkenden dolayı ortaya çıkıyor: birincisi gittiği ülkenin cazibesi, diğeri ise onu gitmeye iten nedenler.

Konunun son günlerde gündeme gelmesi New York Times’da Türkiye’den yapılan göçün çeyrek milyonu aştığı ile ilgili habere Cumhurbaşkanlığı insan kaynakları ofisinden yapılan düzeltme açıklaması idi.

Biz yine beyin göçünü şiir modunda ele alan bir yazıyla konuya giriş yapmıştık. Bu yazıda biraz daha detaylı olarak konuyu ele almaya çalışacağız

**

Beyin göçüyle ilgili çok sayıda çalışma yapılmış.

Burada esas konu (sorun) nitelikli işgücünün yurtdışına göç etmesi ve orada çalışmasıdır.

Bazı çalışmalarda nitelikli iş gücü nedeniyle Türkiye’nin yıllık uğradığı kaybın 2.5 milyar dolar civarında olduğu gösterilmiştir.

Yurt içinde üniversite okuyup yurtdışına gidenlerin Türkiye ekonomisine iki türlü maliyeti söz konusudur.

Birincisi, yurt dışına gidenlerin devlet okullarında parasız okumasının yüklediği maliyet. Bu maliyetin karşılığında herhangi bir bedel ödenmeden (ülkeye katkı sağlamadan) yurtdışına gidilmesi kaynak kaybı (sermaye yatırımı) anlamına gelmektedir.

Bir başka önemli maliyet unsuru da yurt içinde üretime katkı sağlayabilecek nitelikte bir potansiyelin yükleyeceği üretim kaybıdır.

**

Bugün Türkiye gibi birçok gelişmekte olan ülke orta gelir tuzağına yakalanmıştır (uzun süre kişi başı gelirin 10 bin dolar sınırını aşamaması).

Orta gelir tuzağından kurtulmanın yolu teknoloji içeren mal ve hizmetlerin üretilmesi ve ihraç edilmesidir.

Ya da ileri teknoloji ürünlerinin ihracat içerisindeki payının artırılmasıdır.

Bunun tek çıkar yolu nitelikli beyinlere sahip olma (beşeri sermaye stokunu artırma), yani ileri teknoloji üretmekten geçmektedir.

Uzun süre orta gelir tuzağına yakalanmış ülkelerin, beyin göçüne maruz kaldığı muhtemeldir.

Aslında hem 2007 yılında, hem de yeni 100 günlük programda yurtdışındaki nitelikli beyinlerin ülkeye göçünün teşvik edilmesi düşüncesi beyin göçünün farkındalığını göstermektedir.

Fakat gelinen noktada Türkiye’deki şartlar, yurtdışında çalışan Türk insanının (nitelikli beyinlerin), ülkeye gelmesini teşvik edecek yeterli cazibeye sahip değildir.

**

İnsanları yurt dışında çalışmaya iten nedenler nelerdir?

En önemli nedenlerden birisi ücret-gelir farklılıklarıdır.

Diğer nedenler olarak; işsizlik, yurtdışında eğitim yapma isteği, mesleki ilerleme ortamı bulma düşüncesi, siyasi gerilimler, akademik özgürlüğün ve çalışma ortamının bilimsel çalışma yapmaya yeterli altyapı sağlamaması, üniversitelerin işgücü piyasasının gereksinimlerine cevap verememesi şeklinde sıralanabilir.

Burada beyin göçüyle ilgili belirtmemiz gereken çok önemli bir konu, özellikle üniversitelerde çalışma ortamlarının, çalışma kültürünün bilimsel araştırmayı teşvik edici olmamasıdır.

Birçok üniversitede bilimsel araştırma yapmak isteyen akademisyenlerin önünün ya yeterli araştırma altyapısı olmaması ya da mevzuatla kapatıldığı örneklerini görmek mümkün.

**

Yabancı ülkelerin nitelikli beyinleri cezbeden nedenleri ise; ülkelerin yaşam standartlarının yüksekliği, mesleki ilerlemenin kolay olması, daha yüksek gelir sağlama, bilim ve inovasyon merkezlerine yakınlık olarak sıralanabilir.

Yurt dışına gidip geri dönmeyenlerle yapılan anketlerden çıkan sonuçlar Türkiye’deki çalışma ortamının ve ekonomik şartların cazip olmaması gösteriliyor.

Ülkeye dönenlere dönme nedeni sorulan çalışmalarda ise parasal kazançtan daha çok aile ve vatan özlemi gibi değerler öne çıkmaktadır.

Zorunlu hizmet yükümlülüğü ve bilgi-tecrübesini ülkesine aktarma diğer nedenler arasında yer alıyor.

**

Aslında genç yaşta kendilerini geliştirme, lisansüstü eğitim yapma ya da çalışma amaçlı beyin göçünü çok yadırgamamak gerekiyor. Bir süre sonra gidenlerin belirli bir kısmının geri dönmeleri söz konusudur.

Geri döndüklerinde ülke ekonomisine, teknolojiye ve bilime verecekleri katkı çok daha yüksek olacaktır.

**

Burada başka bir gerçeğin altını çizmek gerekiyor. Dün Japonya’nın, Güney Kore’nin, bugün Çin’in ve Hindistan’ın çok hızlı büyümesinde ileri teknoloji üretmeleri yer almaktadır. Bunu, yurtdışına gönderdikleri yüksek sayıdaki öğrencinin yetişmiş birey olarak geri dönerek hızlı bir teknoloji hamlesi başlatmalarıyla başarmışlardır.

Bugün Çin’deki, Hindistan’daki çalışma şartlarının Türkiye’deki çalışma şartlarından çok daha iyi olduğunu söylemek mümkün değildir. Bunu söylersek ülkemize haksızlık yapmış oluruz.

Demek istediğim, yurt dışına lisansüstü eğitim veya çalışma amaçlı gidip geri dönmeyenlerin ya da dönenlerin gerekçelerine iyi bakmak lazım. Bunun için ciddi bir beyin göçü envanteri tutmak gerekiyor.

**

Yapılması gereken nedir?

Burada da uzun vadeli sistematik bir programının yapı taşlarını döşemenin zorunluluğu belirtmemiz gerekiyor.

Tabii ki bir kısım nitelikli beyinlerin giriş çıkışları olacaktır.

Yıllardır yurt dışında yaşamış, kök salmış bir bilim adamını yurtiçine getirme kolay değildir. Yurtdışına eğitim almış, o heyecanla ülkeye gelip üniversitelerde bilimsel araştırma yapmasını niteliksiz yöneticilerle, bürokrasiyle ya da teknik altyapı yetersizliği ile kesmemek lazım.

Geri dönüşler için maddi şartlar önemlidir ama daha önemlisi manevi iklim, çalışma ortamı, ekip ruhudur.

Bunu kurumsallaştırmanın ilk adımı da liyakatli insanların üniversitelerde yetkilendirilmesidir.

**

Hükümetin beyin göçü konusunda da gösterdiği iyi niyetin, hassasiyetin sağlam temeller üzerinde ve uzun vadeli planlanması gerekiyor.

Günü kurtarma amaçlı sadece maddi teşviklerin öne çıkartılmasıyla kronikleşmiş bir sorunun çözümü (dışardan içeriye beyin göçü) mümkün değildir.

Bunun için yurt dışında kalma gerekçelerini iyi anlamaya, ülkeyi cazip hale getirecek değişimleri yapmaya, bunun için de nitelikli beyinlerin hareket güdülerini anlamaya ve beklentilerini karşılayacak politikalara ihtiyaç var.

Nitelikli beyinler neden göç ediyor? (1)
Nitelikli beyinler neden göç ediyor? (1)

Bu yazımda beyin göçüyle ilgili, büyük kısmına katıldığım, gelen bir maili; noktasına virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşacağım. Sonraki yazılarımda konuyla ilgili daha detaylı değerlendirme yapmaya çalışacağım.

Video: Nitelikli beyinler neden göç ediyor? (1)


İşte gelen mail.

“ Beyin GÖÇÜ

beyin göçü neden olur.?

ne anlama gelir..?

niçin oluyor..?

sonuçları ne olur..?

en önemli çaresi ne olabilir hakkında,

*_nikaO_*’nun beyni yanmaya her zaman hazırdır..

ve şu an müthiş şimşekler çakmaya başladı bile..

nisan yağmurlarındaki gökyüzü gibi..

ve acısı hüzünlendiriyor..

yıllar önce bir dehşet beynin heba edilişine ithaf olarak yazdığım şiir gelir aklıma.. :((

yitik kabiliyetler idi şiir adı..

okumuş, yetişmiş, artık katkı vermeye, ülkesine-milletine bal sağmaya hazır bir beyin, neden bulunduğu ülkeyi,

büyüdüğü yuvayı,

yetiştiği ocağı,

beslendiği çanağı,

...

adeta tekmelercesine terk ile *göç* eder..?

bunu derinlemesine kazımak lazım..?

işin;

bir GÖÇ tarafı..

bir YÖN tarafı..

bir de MEDENİYET_lilik tarafı var..

beyin göçleri neden hep Doğu’dan Batı’ya olur..?

Afrika için de Kuzey olsa da BATI cephesidir..

AB ve K.Amerika onlar için de BATI’dır..

bir de MEDENİYET vechi var;

neden hep Batı Medeniyeti’ne doğru oluyor değerli ve kalifiye beyin GÖÇ’ü..?

cevaplar,

sorular peşinden kendiliğinden gelir..

ÇARE de zaten onları izler..

esas sebep ve çare kaynağı olarak;

tatmin olmama, huzur bulmama denilebilir..

ne demek bu..?

tane tane gidelim mi.?

duygu, düşünce, kabiliyet, yetenek, iz’an, vicdan, his, şuur, akıl, fikir, şeffaflık, hürriyet, adalet gibi *değer*’lerinizin tatmin olmamasıdır esas sebep..

evet temel ve esas mes’ele bu..

yoksa;

ne zenginlik

ne züppelik

ne çılgınlık

ne düşkünlük ya da sapkınlık... değildir..

evet mes’ele;

hinlik

hainlik

sinsilik

kalleşlik de… değildir..

evet mes’ele;

aptallık

kanmışlık

kandırılmışlık da… değildir..

vs..

bu tür alt talî etki ve etmenler her yerde ve her kesimde var..

herkesin hini de haini de çılgını da her zaman var..

bunu şimdilik bir yana bırakalım..

hem zaten esas sebep eğer onlar olsa idi;

BATI’dan da bu tarafa gelen GÖÇ mutlaka olurdu..

dense ki;

“Italya nüfusunun yüzde 8’i yurtdışına göç etmiş, son on yılda 1.5 milyon İtalyan başka ülkeye gitmiş..

üçte biri üniversite mezunu..”

evet ama;

nufüs göçü ile beyin göçü farklı şeyler..

hem bu göç de daha tatmin olacağı yer olarak yine BATI’yadır..

yani, Doğu ve Güneye değil..!

yine dense ki;

“ABD’den Çinliler ve Hintliler ülkelerine donuyor..!?”

ama;

gönülleri rahat döndüklerini hiç sanmıyorum..

homo economicus dönüşlerdir bunlar..;

orada rekabet zorluğu ve memlekette fırsat varlığı dolayısı ile..

bu şahsî menfaatleri yöneltebilir..

ya da;

duygusal özlemler ve millî mahcubiyetlerledir..

tabii ki istisnalar her zaman olacak..

ÇARE_leri belirtirsek daha net çerçeve ortaya çıkar..

evet;

sorunun aktörü de etkeni de etkileneni de

yani;

öznesi de nesnesi de sıfatı da zarfı da yüklemi de İNSAN’dır..

evet o insan ki;

tüm duygu ve istidatlarının tatminini isteyendir..

güzel çiçek istediği gibi;

güzel kokmasını da ister..

güzel saksıda olmasını da ister..

güzel emniyette devamını da ister..

güzel yaklaşım ve dokunuşunu da ister..

zemin ve zamana uygun değişim ve dönüşüm ve yenileşme ve başkalaşmasını da ister..

kendine aitlik ve sahipliğini de ister..

vs vs..

ama çok çok daha önemlisi;

o çiçeğe karşı hem çiçek hem kendi adına özgürlük ve fırsat eşitliği ve teşvik ile;

gücü ve kabiliyeti nispetinde ve hatta daha ötesine taşıyabileceği ortamı da ister..

özetle;

soru da sorun da çare de insan’ı tanımaktan geçer ve ondan ibarettir..

kim bu acûbe-i hilkat *insan* ve ne ister..?

herşey buradan başlar ve geçer..

*insan* ne ister..?

en basit cümle ile onu tatmin edecek durum;

içindeki tüm atların,

sağlıklı ve dengeli ve mükemmel ortamlarda serbest ve bağımsız ve hür olarak sonsuzluğa coşmasını ister..

bu mümkün değilse,

ona en yakın olan neresi ise, hangi ortam ve hangi yön ve hangi medeniyet ise;

oraya doğru meyleder,

arzu duyar,

yönelir ve fiziken de gider ve gidiyor..

çare;

meyillerin bize çevirebilmesinde olabilir ancak..

yoksa;

hiçbir caziplik icabı sağlanmadan;

din, vatan, millet, ecdad, Sakarya ile olmaz, olmadı ve olmayacak da..”

Baş ağrısı şikayetiyle gitti beyin kanamasından öldü
Gündem
Baş ağrısı şikayetiyle gitti beyin kanamasından öldü
Aydın'ın Sultanhisar ilçesinde, şiddetli baş ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede beyin kanaması geçirdiği belirlenen Özgül Sevimli, yaşamını yitirdi.
DHA
Ailesiyle mavi tura çıktı bu hale geldi: Gizemli hastalığı doktorlar bile çözemiyor
Hayat
Ailesiyle mavi tura çıktı bu hale geldi: Gizemli hastalığı doktorlar bile çözemiyor
ABD'nin Missouri kentinden 15 yaşındaki Jordyn Walker, ailesiyle beraber mavi tura çıktığında hayatının kabusa döneceğini tahmin etmemişti. Tekne turundan sonra fenalaşan Jordyn yeni yılda görme yetisini de kaybetti.
Diğer
Beyninizle kilo verin
Hayat
Beyninizle kilo verin
Kilo vermek için, sağlıklı beslenme ve psikolojik terapiyi bir araya getiren 'Bilişsel Davranışçı Terapi' ile hem fazla kilolar veriliyor, hem de verilen kilolar korunuyor. Türkiye'de bu yöntemi uygulayan sayılı uzmanlardan biri olan Merve Öz, "Yöntem, beyni değiştirmeyi hedefliyor. Kişiler herhangi bir yemek listesine bağlı kalmadan tabak oluşturmayı öğreniyor" dedi.
DHA
Ünlü müzisyen beyin ameliyatı sırasında gitar çalmayı bırakmadı
Dünya
Ünlü müzisyen beyin ameliyatı sırasında gitar çalmayı bırakmadı
Güney Afrikalı müzisyen Musa Manzini, beynindeki tümör için yapılan ameliyat sırasında gitarını çalmaya devam etti. Doktorlar, ameliyatın başarılı geçtiğini belirtti.
Diğer

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.