Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Lavrov gelmedi: İstanbul'daki görüşme sürpriz bir şekilde iptal edildi
Dünya
Lavrov gelmedi: İstanbul'daki görüşme sürpriz bir şekilde iptal edildi
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun dünkü İstanbul ziyaretleri sürpriz bir şekilde iptal edildi. Gelişmeyi duyuran Dışişleri Bakanlığı, “Bakanlar düzeyindeki görüşmeler ileri bir tarihte gerçekleştirilecektir” ifadelerini kullandı. Zirvede Libya ve Suriye’nin ele alınması bekleniyordu. Önceki gün İstanbul’a gelen Rus askeri ve güvenlik yetkililerinin temasları ise sürüyor.
Yeni Şafak
Putin: ABD'de olanlar bazı derin iç krizlerin tezahürü
Dünya
Putin: ABD'de olanlar bazı derin iç krizlerin tezahürü
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD'deki olayların ülke içindeki bazı derin krizlerin göstergesi olduğunu söyledi. Putin, "Trump, demokratik şekilde seçimleri kazandı. Kaybeden taraf ise meşruiyetini sorgulamak için her türlü masalı uyduruyor." diye konuştu.
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ile telefonda görüştü: Görüşmede Libya ve İdlib'deki gelişmeler ele alındı
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ile telefonda görüştü: Görüşmede Libya ve İdlib'deki gelişmeler ele alındı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefonda görüştü. Erdoğan-Putin görüşmesinde, Libya ve İdlib'deki gelişmeler başta olmak üzere bölgesel konular ele alındı.
AA
Amerikan askerleri Berlin’den çekilirken Libya’da Türk-ABD ittifakı...
Amerikan askerleri Berlin’den çekilirken Libya’da Türk-ABD ittifakı...

Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü (NATO)’nün yazılı olmayan esas amacı çok basitti; ‘Rusları dışarıda, Amerikalıları içeride, Almanları da aşağıda tutmak’... (‘.. to keep the Russians out, the Americans in and the Germans down’.)

NATO’nun ruhu budur ve böyle yaşadı...

Rusya’yı ‘dışarıda tutmak’ bir düşman tarifidir ama Almanya’yı aşağıda tutmak da, “bir Alman sorunu”nun varlığını hep ‘akılda tutmak’ anlamına geliyor...

Berlin sembolizmini anlatmaya gerek yok. Nazilerden dünya savaşına, Doğu-Batı Berlin’den Berlin Duvarı’na kadar, NATO ve Soğuk Savaş dönemi biraz da Almanya tarihi demek...

Başkan Trump’ın Almanya’da yerleşik Amerikan birliklerinin neredeyse üçte birinin Eylül ayına kadar çekilmesi emri, yukarıda belirttiğimiz o ruhun korumasını kaldırmak demek...

***

Almanya-ABD gerilimi iki ülke ile sınırlı değil. Fransa da bu gerilimin bir parçası İngiltere de ayrı bir parçası. Avrupa dediğiniz de zaten bu ülkeler. Hepsinin Çin ve Rusya ile ilişkileri Amerika’nın sinirini haylidir yıpratıyor.

Sorun Amerika-Avrupa hattında. Bu krize, ‘yeni dünya düzeninin girizgâhı’ denmesinin sebebi de o. Yani Batı cephesinde yeni bir şey var; NATO gibi Batı’nın ana payandalarının tuttuğu sütunu tekmelemek elbette üzerinde hayli düşünülmesi gereken bir konu...

Bir evvel anmıştık; G7 zirvesi yapılacaktı. Bu üç ülke orada olacaktı, Trump, ‘bunu hem erteleyelim hem de başka ülkeleri de davet etmek istiyorum, siz şu an dünyadaki gelişmeleri tam temsil etmiyorsunuz’ mealinde konuşup, Rusya-Hindistan-Güney Kore ve Avustralya’yı katmak istediğini söylemişti. Her ‘katma’ sulandırır...

Beyaz Saray’ın amacı şuydu; zirve Eylül’e atılınca, Kasım’daki seçimin kampanyasına denk getirilecek, Trump da, ‘Batı dünyasının lideri benim’i vurgulayacaktı. BM’nin 75. yıldönümü de işin kreması olacaktı...

Almanya ve arkasından giden ülkeler bu oldu-bittiyi reddedince, Trump’ın asker çekme kararı ile Şansölye Merkel’den intikam aldığı söyleniyor şimdi. Merkel’in şimdi, “gelecek sene yokum” demesi de elbette kriz kronolojisinin parçası.

Kuşkusuz konu, küresel polemiğin magazini denebilecek yumuşaklıkta değil. Örneğin, ‘bu çekilen askerler ne olacak’ sorusu bile ayrı tartışmalara yelken açar; evlerine dönerlerse ayrı konu, Polonya’ya yerleşirlerse apayrı konular ortaya çıkar...

NATO caydırıcılığının ana unsuru ABD askerlerindeki azalma Moskova’ya bir hediye gibi görünüyor. Hele Almanya ile ilişkileri düşünüldüğünde. Askerlerin Polonya’ya gönderilmesi ise bir başka cepheye sevkiyat anlamına gelir.

Nihayet, ABD’nin sadece NATO görevlerini değil, Avrupa’yı kontrol eden inzibat misyonunu azaltması; Amerika-Avrupa çekişmesinden Rusya-Çin’in faydalanabileceği çıkarımını besler.

***

Peki, Trump’ın emri Pentagon veya NATO’daki Amerikan generalleri tarafından uygulanır mı?..

Protesto gösterilerine karşı Trump’ın takındığı tutum Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı tarafından eleştiriliyor hatta çelmeleniyor. Kaldı ki bizzat Başkan’ın, ‘çekiliyorum’ deyip ayak sürüdüğü örnekler-Suriye, Irak-bulunuyor.

Ancak emir yerine getirilirse, bu aynı zamanda ABD’deki ayak diremelerin seçimlerde Trump’a kıyak çeken “danışıklı-dövüşler” olduğunun işareti sayılabilir!

Öyle veya böyle Avrupa’dan asker çekme transatlantik ilişkilerin kötüye gittiğinin bir başka teyidi, Avrupa ile ilişkilerin pamuk ipliğine jilet atmak gibi görünmekte...

İYİ İŞÇİLİK: ‘LİBYA CEPHESİ’NDE DEĞİŞEN DENGELER...

Gelelim Libya’ya...

2019’da imzalanan Akdeniz üzerinde Ankara-Trablus anlaşması gibi bugün Libya cephesinde gelinen nokta, Hafter ve arkasındaki Fransa, BAE, S.Arabistan, Mısır, Rusya, Yunanistan’ı iyice köşeye sıkıştırıyor...

Pazartesi akşamı, Türkiye’deki haber kanalları döndür döndür hâlâ “3 milletvekili” olayını tartışmaya çabalarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump ile yaptığı görüşme üzerine, “ABD-Türkiye arasında bazı mutabakatlar var.

Yeni bir süreç başlayabilir. Hafter her an oyundan atılabilir” açıklamaları Ankara’nın klasını gösteriyor.

Esasen; bir, geçtiğimiz hafta ABD ve NATO’nun Libya pozisyonunu güncellemesi, iki, Libya Başbakanı’nın Ankara ziyareti işin sonuna gelindiğini gösteriyor, sahadaki gelişmeler de bunu teyit ediyordu...

Libya’da Türkiye dört dörtlük iş çıkarıyor ve fevkalade bir gelişme olmaması halinde konu paketlenmiş gözüküyor. İşin geleceği bu hali pek evvelden ziyadesiyle tartıştığımızdan, yetişmeye çalışanlara soluk olsun için “geleceğe” bakalım...

Türkiye’nin başarısı ve bunun önümüzdeki dönemde siyasi bir sonuca kancalanması bölgede seri gelişmelerin önünü açacak; Hafter’in arkasındaki şer cephesinin, Arap Baharı’ndan paçasını kurtaran kimi ülkelerin süngülerinin ve kendilerinin düşmesine kadar değişimler üretebilir. Türkiye’nin Libya örneğindeki tutumu Kuzey Afrika’nın tamamı ve hatta alt bölgesine kadar kapılar açabilir, yeni roller yeni ittifaklar kurabilir.

Mısır ve İsrail’in artık daha çok Türkiye’yi düşüneceklerini söyleyebiliriz. Başta Fransa, Afrika’yı kanla yıkayan ülkelerin alan kaybedeceğini, Akdeniz’in kontrolünün daha namuslu ellere geçebileceğini, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, adalar dosyalarına taze sayfalar açılabileceğini, Balkanlara, Ortadoğu’ya Karadeniz’e yansımaları olacağını söyleyebiliriz...

Önce Erdoğan-Putin görüşmesi sonra Kasım ayındaki Amerikan seçimlerinin ardından da, Çin-ABD-Rusya süper güçleri arasındaki finale en büyük alt başlık olarak yazılacağını kestirebiliriz...

Putin’den Suriye’deki askeri üsler için talep: Daha fazla arazi
Dünya
Putin’den Suriye’deki askeri üsler için talep: Daha fazla arazi
Rusya Devlet Başkanı Putin, Savunma Bakanlığının Suriye'deki Rus askeri üsleri için daha geniş arazi ve daha fazla gayrimenkul sağlanması amacıyla Suriye rejimiyle görüşülmesi talimatı verdiği bildirildi. Moskova'nın görüşmelerde ayrıca denizde de daha fazla alanı kullanma izni isteyeceği ifade edildi.
DHA
Rusya lideri Putin'e karşı ilk kez dava kabul kabul edildi
Dünya
Rusya lideri Putin'e karşı ilk kez dava kabul kabul edildi
Rusya’ya bağlı federe Çuvaşistan Cumhuriyeti’nin eski lideri Ignatyev kendisini haksız yere azletmesi kararı nedeniyle Rusya Devlet Başkanı Putin’e karşı mahkemeye başvurdu. Rusya Yüksek Mahkemesi ise, Ignatyev'in 'Rusya Devlet Başkanı' aleyhindeki davayı ilk kez kabul etti.
DHA
Putin: Rusya’da koronavirüs salgını zirve noktasını geçti
Koronavirüs
Putin: Rusya’da koronavirüs salgını zirve noktasını geçti
Rusya Devlet Başkanı Putin, ülkede Kovid-19 salgınının zirve noktasını geçtiğini söyleyerek, Sovyetler Birliği’nin Nazi Almanyası'nı mağlup etmesinin 75. yılı nedeniyle askeri geçit törenlerinin ülke genelinde 24 Haziran’da yapılacağını açıkladı.
AA
Hasta etmeyin adamı, Türkçe öğrenin
Hasta etmeyin adamı, Türkçe öğrenin

ABD’de Kovid-19’dan ölenlerin sayısı 95 bine yaklaştı.

Böyle devam ederse, sene sonuna kadar yarım milyon civarında Amerikalının hayatını kaybedeceği hesaplanıyor.

Tramp bu konuda ne zaman konuşsa, söylediklerini duyanlar ağzı açık bakıyorlar.

Tabloyu şöyle değerlendiriyor ABD Başkanı: “Bana göre bu onur nişanesidir.”

Nişaneye bakın!

*

En çok vakanın ülkesinde görülmesini de şöyle açıklıyor:

“Eğer 14 milyon yerine 1 milyon kişiye test yapsaydık, daha az vakamız olurdu.”

İşte buna ‘mantık’ derler.

*

Daha iyi sonuç verecek uygulama ise, ne 14 milyon, ne 1 milyon… Sadece bin kişiye test yapılsaydı, kesinlikle daha az hasta çıkardı.

Hep bu tıpçıların yüzünden!

Tuttuğuna test yaparsan, pek çok hasta yakalamaktan başka seçenek mi var?

Hiç kimseye test yapma, bir tane bile hasta göremezsin.

*

Bay Tramp bu açıklamasına başladığı andan, bitirmesine kadar geçen süre içinde en az üç kişi hayatını kaybetmiş olmalı.

Eğer iki dakikada tamamlamışsa böyle.

Beş dakika sürdüyse, yedi-sekiz kişi…

Daha uzun vakit aldıysa, varın hesap edin.

O gün içinde 1530 kişiydi salgın sebebiyle ölen Amerikalı sayısı.

*

İnsaniyet namına, Bay Tramp’a tavsiyede bulunalım.

Ülkesinde bu virüs salgınına karşı başarılı sonuç almak istiyorsa, Türkiye’nin uygulamalarını takip etmeli.

Hangi tedbirler alınmış, nasıl uygulanmış…

Baksın öğrensin.

Hastalığın hızla yayılmaması için ne yapması gerektiğini çabucak görebilir.

Tahminlerin doğru çıkmamasını ve sene sonuna kadar yüz binlerce insan ölmesin istiyorsa, daha etkili çözümden bahsedebiliriz.

ABD’lilerin Türkçe konuşmayı öğrenmeleri gerekir.

Evet, yalnızca Türkiye’de uygulanan tedbirler değil, bir de Türkiye’de konuşulan lisan konusu var.

*

Bir bilim adamının açıklamalarına dayanarak bu tavsiyede bulunuyorum.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Türkçe konuşmanın hastalığın yayılmasını yavaşlattığını açıkladı.

Mehmet Hoca, Türkçe kelimelerin telaffuzunda, damlacık çıkarmanın daha az olduğunu belirtiyor.

Kahvehane sohbetinde değil, CNN Türk canlı yayınında söyledi.

Damlacık yolu ile bulaşan virüsün, konuşurken de yayılabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Ceyhan, İngilizce ve Rusça’da bulunan bazı harflerin virüsü daha hızlı yaydığına dikkat çekti.

*

Bu açıklamalar Bay Tramp’ın kafasına yatarsa, Amerikalıları Türkçe öğrenmeye teşvik etsin.

Hatta mecbur tutsun.

Karamanoğlu Mehmet Bey’in 742 yıl önce yaptığı gibi bir ferman yayınlasın.

“Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk dilinden başka dil kullanmaya…”

*

Mehmet Hoca’nın sözleri yalnızca Amerikalılar için değil, aynı zamanda Ruslar için de önem taşıyor.

Dolayısıyla yalnız ABD’liler değil, Ruslar da acilen dilimizi öğrensinler, rahata kavuşsunlar.

Bu söylediklerimiz Putin için de geçerli.

“Hasta etmeyin adamı, Türkçe öğrenin, kendiniz de hasta olmayın” demek zor değil.

*

Fakat bu dili öğrenmek de takdir edersiniz ki şurup içmeye benzemez.

Anlık bir mesele değil.

İster istemez biraz zaman alacaktır.

Bu yüzden, çare yok, sene sonuna kadar yine epeyce zayiat verilecek demektir.

Tavsiyemize uyarlarsa, en azından sonrasında düze çıkabilirler.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.