https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480&iu=/1347001/Yenisafak-Video-Preroll&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp] https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480|640x350&iu=/1347001/Yenisafak-VideoPOSTROLL&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp]
Gündem "Çilemizi doldurarak geliyoruz"

"Çilemizi doldurarak geliyoruz"

Yeni Şafak yazarlarının Türkiye ve dünyadaki gündeme dair analizlerini sizler için özetledik... Yusuf Kaplan köşesinde "Dünya tükendi ve Türkiye’ye kilitlendi" başlıklı yazı kaleme aldı. Mehmet Acet, Aydın Ünal, Fatma Barbarosoğlu ve Merve Şebnem Oruç da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Haber Merkezi Yeni Şafak
​Yusuf Kaplan, Fatma Barbarosoğlu, Aydın Ünal,  Mehmet Acet ve Merve Şebnem Oruç
​Yusuf Kaplan, Fatma Barbarosoğlu, Aydın Ünal, Mehmet Acet ve Merve Şebnem Oruç

Yusuf Kaplan, Mehmet Acet, Aydın Ünal, Fatma Barbarosoğlu ve Merve Şebnem Oruç'un yazılarının en dikkati çeken bölümleri:

0. Batılılar dünyayı cehenneme çevirdi

İşimize bakalım artık… Önümüze… Hem kendi önümüzü hem de insanlığın önünü açma zorlu çabasına odaklanalım… Dünya bize bakıyor… Batılılar, ne yapacak bunlar, diye, bizi izliyor adım adım.. korkulara bürünerek ve kâbuslar görerek… Mazlumlarsa, toparlanacak ve mazlum dünyayı da toparlayabilecek tarihî yürüyüşe soyunacak mı Türkiye, diye, bizi takip ediyor merakla ve heyecanla… Ne kadar farkındayız ama gerçek böyle: Dünya bize gebe, biz hakikate.

Yusuf Kaplan'ın yazısının tamamını okumak için tıklayınız:

1. Ama burada “Tüh” dediler

"Ey Gazzeliler, ey Filistinliler, bugün bizim hamd, şükür günümüzdür. Zira geçen hafta Türkiye’nin semalarını kuşatan ihanet başarılı olsaydı, biz bugün Gazze’de Cuma namazını kılamayacaktık.” Geçtiğimiz Cuma günü Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez Cuma namazı için Millet Camii’nde toplanan cami cemaatine, içinde dokunaklı cümleler geçen bir hutbe okudu. İslam ülkelerinin değişik kentlerinde 15 Temmuz’un devam eden haftasında yani 22 Temmuz Cuma günü okutulan hutbelerden örnekler verdi. Verilen örnekler arasında sadece Gazze yoktu. Bize çok uzak sandığımız o coğrafyalarda o gün bakınız neler söylenmiş. Yine Görmez hocanın ifadelerine yansıyan haliyle aktaralım:

Mehmet Acet'in yazısının tamamını okumak için tıklayınız:

2. 'Ona göre safımı belirlerim' diyenler oldu

15 Temmuz darbe girişiminin 1. yıldönümünü çokça hüzünle, bir o kadar da coşkuyla idrak ettik. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere 81 vilayette sokaklar, meydanlar doldu taştı. Birliğimizi tekrar sergileyerek düşmana korku saldık, dostu sevindirdik, umutlandırdık. Ankara’da en muhteşem tören, 15 Temmuz gecesi bombalandığı saatte TBMM önünde yapıldı. Ulus’tan, ilk Meclis’in önünden yürüyüşe geçen Ankaralılar Meclis önünde toplandılar, en çok şehidi verdiğimiz Meclis önünde, Genelkurmay kavşağında, şehitlerimizi andılar, zafer heyecanını tekrar yaşadılar. Meclis önündeki törenlerde Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez uzun, ama gerçekten uzun bir dua yaptı. Duasında her meseleye değindi, Rabbimiz'den her şeyi istedi. Ancak, her konuya değinen o uzun duada, Fetullahçılar’a ilişkin hiçbir vurgu, hiçbir tespit, hiçbir temenni yoktu.

Aydın Ünal'ın yazısının tamamını okumak için tıklayınız:

3. CHP’nin kararsız kimliği

Hayatımızda bir milat var artık. 15 Temmuz’dan evvel 15 Temmuz’dan sonra. Biz bundan sonra bir çizgi ile hep ayrı düşeceğiz birbirimizden: 15 Temmuz’u unutmayanlar ve 15 Temmuz’u hiç olmamış farz edenler olarak.  15 Temmuz’u sanki yokmuş kabul edenlerle ayrı düşmek çok önemli değil. Ama 15 Temmuz’u idrak edip de sorumluluk bilincine hiç sahip olmayanlar... Benim asıl derdim bunlarla. Sorumluluk bilincine sahip olmayanları ikiye ayırıyorum: “Kontrollü darbe” diyenler ile “sosyal medya vatanseverleri” olarak. “Kontrollü darbe” diyenler taşıdıkları kararsız kimliğin o her şeyi bozan bakterisini, şehit ailelerini, gazileri incitmek pahasına bir şey söylemiş olmak için söylüyor. Taşıma suyla döndüremedikleri değirmeni, taşıma kavramlarla döndürmeye çalışıyorlar. “Taşıma kavramlar”ın merkezi Pensilvanya.

4. İki saatlik bekleyişin sonu

24 Ağustos 2016 günü elime bir video geçti. 30 saniyelik bir video ama o günden beri durup durup açıyorum, döndürüp döndürüp en az yarım saat izliyorum. Müthiş bir kalabalık… Yürüyor… Ve hep bir ağızdan tekrar tekrar şöyle bağırıyor: Allâhümme salli alâ seyyidina Muhammedin’nin-nebiyyi’il-ümmiyyi ve alâ âlihi ve sahbihî ve sellim. Yer Cizre… Cizre Köprüsü’nden geçerken kalabalığın içinden çekilen bu görüntüler 15 Temmuz gecesine ait. FETÖ’cülerin darbeye kalkıştığı öğrenen Cizreliler, abdestlerini alıyor, aileleriyle vedalaşıyor ve dönmemek üzere sokağa çıkıyor. Amaçları hükümet konağının önünde toplanmak. Yürüyüşleri sırasında, Cizre’ye yarım saat mesafedeki Şırnak’tan, Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugayı’ndan yola çıkan 300’ü aşkın komando uzman çavuş ve başlarındaki komutanın Cizre’ye doğru geldiğini öğreniyorlar. Kışladan çıkan bu darbecilerin amacıysa Cizre’yi geçip İdil yolu üzerindeki Şerafettin Elçi Havalimanı’na ulaşmak. Zira kargo uçakları bu eğitimli, hendek terörüyle mücadele sırasında Şırnak, İdil, Cizre ve Silopi’deki şehir çatışmalarında üst düzey tecrübe kazanmış komandoları alıp Ankara’yaulaştıracak. Polis özel harekatın Cizre Emniyet Müdürlüğü’nün önüne gelmelerini söylemesi üzerine kalabalık yönünü oraya çeviriyor. İşte o görüntüler o anlara ait.

Merve Şebnem Oruç'un yazısının tamamını okumak için tıklayınız: