Reklam
Son Köşe Yazıları

Balat sokakları
Balat’ta Ferruh Kethüda Camii’nin karşısında Kahkaha Sokağı... İstanbul’u dolaştıkça bu hoş sokak isimlerine adım başı rastlıyorsunuz. Umarım bir sivri akıllı çıkıp da bunları değiştirmeye kalkmaz. Az ilerde Sütlaç Sokak ile Gevgirli Sokak’ın kesiştiği köşede bir küçük mescit daha var: Hacı İsa Camii. Hacı İsa Camii’nin köşesinde bir çeşme belli ki vaktiyle gürül gürül akıyormuş, şimdi sessiz. Başındaki ulu çınar ile kaderine küsmüş öylece duruyor orada. Kapıdan yavaşça giriyorum, avluda kimsecikler
23 Eylül 2026

Borsadaki Sülün Osmanlar
30 yıllık borsada yatırımı olan finans dünyasının içindeki bir uzman tanıdık anlatıyor; “Abi borsada bir sürü Sülün Osman var. Burası büyük hırsızların küçük yatırımcıları hırsızlığa özendirdiği yere döndü” dedi. “Nasıl yani” dedim. Anlattı; “Geçen sene faize karşı olduğum için katılım endeksine uygun diye geleceği parlak, borsaya yeni halka arz olmuş bir şirketin hissesini aldım. Hissenin fiyatı 3 ay gibi bir sürede yüzde yüz artı. “Tamam” dedim bundan sonra bu hisse yıl sonuna kadar artmaz. Enflasyonun
23 Eylül 2026

Kim suçlu? Çalışan mı, çalışmayan mı, parasını faize yatıran mı?
Cebinizde 10 milyon lira olduğunu düşünün. Babanızdan kalmamış. Piyangodan çıkmamış. Yıllardır ticaret yapmış, mal almış satmış, vergi ödemiş, bazen kazanmış bazen kaybetmişsiniz. Sonunda şirketinizin kasasında yatırıma ayırabileceğiniz 10 milyon lira birikmiş. Önünüzde iki seçenek var. Birincisi, üretmek. 10 milyon lirayı yeni bir makineye, küçük bir üretim hattına ya da yeni bir işletmeye yatıracaksınız. Yer kiralayacaksınız. Elektrik yakacaksınız. Mal taşıyacaksınız. İşçi çalıştıracaksınız. Hammadde
23 Eylül 2026

Türkiye-ABD ilişkilerinin 100. yılına doğru
Türkiye Cumhuriyeti’nin ABD ile resmi diplomatik ilişkilerinin başlatıldığı 17 Şubat 1927 tarihinin 100. yıldönümüne yaklaşıyoruz. İletişim Başkanlığı’nın 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında organize ettiği sempozyumda, iki ülke arasındaki ittifak ilişkisini farklı açılardan değerlendirdik. Konferansta benim açımdan öne çıkan tema, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin birçok meydan okumayı ve zorluğu ortak menfaatler doğrultusunda aşma iradesini ve kapasitesini göstermesi oldu. Cumhuriyet
23 Eylül 2026

Kime konuşuyoruz acaba?
“Cenevre Konferansı’nda (1946) iki şey öne çıktı. İlk olarak, bugün Avrupa entelektüelleri de politikacıları kadar politik açıdan bölünmüş durumda. Öteki nokta da şu: Biz Doğu ile Batı’dan bahsediyoruz; eğer bununla Batı’nın herhangi bir birlik taşıdığını kastediyorsak, kendimizi kandırıyoruz. Aslında Batı dediğimiz, Almanya’nın Amerikan, Britanyalı ve Fransız işgalindeki bölgelerinden, İtalya’dan, Fransa’dan, İspanya’dan, Büyük Britanya’dan, Aşağı Ülkelerden, İskandinavya’dan, Balkanlar’ın bir
23 Eylül 2026

Ucu kimselere dokunmazsa...
Aydın Ünal önceki gün Yeni Şafak’taki “ Ucu Nereye Dokunursa Dokunsun ” başlıklı yazısıyla , aslında herkesin içinden geçenleri dile getirdi. Fon krizini “1982 Banker Krizi’nden, 2003 İmar Bankası Krizi’nden daha büyük” olarak tarif etti, yaklaşık 20 milyar dolardan ve 500 binden fazla doğrudan mağdurdan söz etti. Ardından sordu: “Kimlerin ihmali vardır? Kimler bu fonlara girmiş, astronomik kazançlar elde etmiş ve çıkmıştır? Korunanlar var mıdır? Varsa koruyanlar kimlerdir?” Şu süreçte sorulması
23 Eylül 2026

Weber’den önce İbn Haldun, ondan da önce Bîrûnî vardı
SEMERKAND-BUHARA. Özbekistan’da dolaşırken insanın karşısına yalnızca muhteşem yapılar, medreseler ve türbeler çıkmıyor. Bu coğrafyanın yetiştirdiği isimler, zihnimizde dünya tarihinin nasıl anlatıldığına dair soruları da canlandırıyor. Buhârî, Mâtürîdî, Hârizmî, İbn Sînâ, Bîrûnî … Her biri, bugün ayrı disiplinlere bölerek okuduğumuz büyük bir düşünce dünyasının kapısını açıyor. Semerkant’ın medreselerinden gökyüzüne bakarken astronomiyi hatırlamak kolay. Ama aynı gökyüzünün altında yaşayan insanların
23 Eylül 2026

Şam’da bir konser
Suriyeli meşhur şarkıcı Asâle Nasrî’nin geçtiğimiz perşembe akşamı -17 Eylül- Şam’da verdiği geniş katılımlı konser, büyük yankı uyandırdı. Baas rejimine açık muhalefeti nedeniyle 15 yıldır Mısır’da sürgünde yaşayan Asâle, böylece ülkesine ve doğduğu şehre ihtişamlı bir dönüş yapmış oldu. Neredeyse dört saat süren konseri Suriye Kültür Bakanı Muhammed Yâsin Sâlih de izledi. Bakan Sâlih, bir ara sahneye çıkarak “Şam’ın kızı” olarak tanımladığı Asâle’ye plaket takdim etti, onun Şam’a dönüşünün her
23 Eylül 2026

Peter Max: Sanatı hayatın içine taşımak
1960’ları birkaç görüntüyle hatırlamak mümkün olsaydı, bunlardan bir kısmının Peter Max’in elinden çıkmış olması şaşırtıcı olmazdı. Parlak renkler, yıldızlar, gezegenler, çiçekler, güvercinler, uçuşan figürler… Bir dönemin iyimserliğini, özgürlük arzusunu ve biraz da dünyadan kaçma isteğini resmetti. Peter Max geçtiğimiz hafta 88 yaşında hayatını kaybetti. Max’i yalnızca “psychedelic sanatçı” diye tanımlamak ise eksik kalır. Çünkü onun asıl ilginç tarafı sanatın nerede başlayıp nerede bittiğine
23 Eylül 2026

Altı hafta herkesi yordu!
Her ne kadar adına Milli ara dense de öyle değil. İstikrarsız, tutarsız, futboldan uzak, hakemlerin ilk sırada tutulduğu ve futbolun içinde olan herkesi yoran karmaşık lige 20 gün ara verildi!.. Trabzonspor’un muhteşem Galatasaray galibiyeti, Fenerbahçe’nin sükseli skoru, Beşiktaş’ın ise liderlik umuduyla gittiği Diyarbakır’da Amedspor’a liderliği bırakması bu altı haftanın finaliydi. Trabzonspor’un altı haftada üç teknik adam değiştirmesi, Fenerbahçe’de İsmail Kartal’ın istifa edip dönmesi, son
23 Eylül 2026

Neyi anlayabildim ki diyebilen niye anlatsın ki?
İnsan bazen anlamaz. ‘Bazen anlar’ mı deseydim yoksa? Anladıklarımız ve anlamadıklarımız terazinin iki kefesine konulsa anlamadıklarımız Everest tepesini gölgede bırakırdı da anladıklarımız Everest’in eteğinde dolaşan bir karıncanın hacmine erişemezdi. Anladığımızı zannettiğimiz bazı şeyleri aslında hiç anlamadığımızı çok geç anlarız. Anladım zannı ile anlamak arasındaki fark büyüktür ve anlamaya en ziyade mâni olan anladım zannıdır. Bu sebepten gençler her şeyden anlar ama ihtiyarlar bazı şeyleri
22 Eylül 2026

Yunan askerleri Oskar ödülünü hak etti
Akdeniz’de düzenlenen Medusa-15 askerî tatbikatında Yunan askerlerinin görüntüsü Lorel-Hardi parodilerine benzedi. Tatbikattaki senaryo gereği karaya çıkarma yapmak niyetiyle botlara doluşmuşlar. Kıyıya yaklaşan bottaki Yunan askerlerinin bazıları karaya ulaşamadan denize düştü. Cup cup! * O kadar hoş bir manzara ki, insan bakmaya doyamıyor. Bir defa seyredip bırakmak mümkün değil. Defalarca seyreden, o görüntüleri sevdiklerine de göndermek istiyor. Askerlerin az ilerideki kıyıya çıkamaması, suya
22 Eylül 2026

Suriye’de patlayan depolar neyin işareti?
BM Genel Kurulu bugün başlıyor. Önemli mi? Önemli. Ama bu önem BM’nin geleceği ile ilgili tartışmalarda yatmıyor. Birleşmiş Milletler, 2’nci Dünya Savaşı sonrasında kuruldu, savaşın galiplerinin Güvenlik Konseyi aracılığıyla küresel nizamı kontrol edeceği ya da krizleri yönetebileceği şekilde yapılandırıldı. Eski düzene (Soğuk Savaş’a) ait bir yapıdır. İşlevini yitirmiştir. Şu an ne Ukrayna’da ne Gazze’de ne İran savaşında esamesi okunmuyor. Temel sorunu biliyoruz: Güvenlik Konseyi’nin beş daimi
22 Eylül 2026

Netanyahu’yu kurtarmak için “UCM”yi öldürmek..
Donald Trump’ın Amerikan Başkanlığı gözlere “Netanyahu’yu Kurtarma Başkanlığı” gibi görünüyor. Hiçbir müttefiki Trump kadar Netanyahu’yu kurtarmaya çalışmıyor. İran’a açılan savaşın gösterdiği gibi Trump, Netanyahu’nun sorunlarını “Amerikan sorunu” haline getirdi. İsrail’e kırk bin kadar büyük bomba göndermeye hazırlanan Trump Yönetimi, Netanyahu’yu kurtarmak için ayrıca “Uluslararası Ceza Mahkemesi”ne(UCM) geniş kapsamlı yaptırımlar peşinde. UCM 2024’te Netanyahu ve Yoav Gallant hakkında “yakalama”
22 Eylül 2026

Husiler Mekke’ye ulaşırsa, Kâbe İran nüfuzuna girerse, Coğrafyanın kalbine “nükleer” bir “infial” bombası bırakılırsa... Nihai hedefleri bu. Yarının adımları bugünden atılmalı.
Ne zaman İsrail’in başı sıkışsa, alanı daralsa, bölgede bir ülkede daha savaş başlar. Ne zaman dünya, İsrail soykırımının hesabını sorma aşamasına gelse, İsrail’e yönelik bir tecrit başlasa, bir ülke daha parçalanmanın eşiğine gelir. Gazze’deki soykırım, 1948’den bu yana devam eden vahşi İsrail katliam ve kıyımlarının bile çok ötesindeydi. İnsan ırkına bir savaş başlatılmıştı, bebekler bile sistematik olarak öldürülüyordu. Küresel sistem, İsrail’e hiçbir şey yapmadı, yapamadı. Batılı rejimler ve
22 Eylül 2026

Cumhur İttifakı seçim sürecine avantajlı giriyor
Uzun zamandır “Seçim ne zaman yapılacak, erken seçim olacak mı, olmayacak mı?” sorusu sorulup duruyordu. Seçimle alakalı ilk işareti Sayın Cumhurbaşkanı kendi memleketi Güneysu’da vermiş oldu. Daha sonra seçimlerin 2028’de yapılabileceği dillendirildi. Anayasada seçim kararının nasıl alınacağına dair hüküm var. Meclis, beşte üç çoğunlukla, yani 360 oyla seçim kararı alabiliyor. GENAR Türkiye Raporu’nun eylül sonuçları üzerinden siyasi partilerin pozisyonlarını değerlendirelim: AK Parti: %36,1 Yeni
22 Eylül 2026

Bana zekâmıza hakaret edilmesinden usanmanın resmini yapabilir misin Abidin?
Biz aşağıda imzası bulunmayanlarız. Aslında irabda da pek mahalli olmayanlarız. Türkiye’ye ve Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine inandığımız için belli konular hariç sesini pek çıkarmayanlarız. Fakat Türkiye sevgimizi ve Recep Tayyip Erdoğan’a bağlılığımızı kullanarak bizi “salak” zannetmenize de en hafif tabirle, içerliyoruz artık. Farkında olup olmadığınızı çok merak ettiğimiz bazı şeyler var. Bunlardan ilki, son 4-5 yılda nasıl bu denli yoksullaştığımızın farkında olup olmadığınız. Aracımıza
22 Eylül 2026

Fon krizine dair skandallar
Türkiye finansal piyasayla beraber çalkalanıyor. Güçlü fiyat hareketleri ve gözaltı haberleri peş peşe geliyor. Ekonomi son üç senede sağlığına kavuşturula-bilecekken yanlış tedavi kurbanı edilmesiydi, üstüne bir de yanlış tedavinin yan etkilerine maruz bırakılmasaydı sonuç değişmese de etkiler farklı olurdu. Ekonomide kontrolün devri kontrolün kaybı sonucunu verdi. Bulaşmayan akil insanların dahi piyasadaki etkilerine maruz kaldığı fon krizine dair de birkaç skandalı ortaya çıktı. Şimdi finansal
22 Eylül 2026

Yeni Parti’den ‘markaya yanlış ad verme’ dersi
İyi isim iletişime yük olmaz, iletişimin yükünü taşır Dalga geçmek, eleştirmek, beğenmemek tamam da asıl yapılması gereken; durumu doğru tahlil edip aynı hatalara düşmemek için olaydan ders çıkarmaktır. Yoksa, Yeni Parti’nin adının başına gelenlerle dalga geçeyim derken, halkın ‘Terörsüz Türkiye’ diye son derece akıllıca koyduğu yasa adını, TBMM’de ‘anlamlı’ mesaj verme kaygısıyla, o adı koyanlar dahil bugün kimsenin bir çırpıda, cep telefonuna bakmadan hatırlayamadığı bir ismi uygun buluverirsiniz…
22 Eylül 2026

Başka bir hayat ihtimali? Ya da ben neredeyim o nerede sorusunun zihni işgal edişi...
Mustafa Özel’in yıllarca roman okumaya perhizkar davranan, piyasa romanları ile hayatın özünü çıkaran klasik, modern klasik romanları aynı kefede tartmaya kalkan “muhafazakâr okumuşlar”ı roman okumaya davet eden cümlesi ile başlayalım. Her şey Kur’an’da vardır diyenlere karşılık şöyle diyor Mustafa Özel, İSAR’ın YouTube kanalında yaptığı söyleşide: “Her şey Kur’an’da olmaz. Kur’an’da ilkeler vardır. Gerçekler romanlarda, hakikat Kur’an’dadır.” “Gerçekler romandadır” cümlesi bu yazı için mihmandarımız
22 Eylül 2026




























































































































































