Reklam
Son Köşe Yazıları

Benden murad ne?
Birçok kimse başlıktaki türden soruları hiç kafasına takmadan yaşayıp gidebiliyor; hayata ilişkin azıcık da olsa merakı olanlarsa dünyanın kendisine ne anlattığını düşünüyor daha çok. Bir de madalyonun diğer yüzü var ki, buna pek dikkat etmiyoruz. Nedir o? Biz hayata ne anlatıyoruz? Varlığımızla, hikayemizle, karakterimizle, inandıklarımızla, inanmadıklarımızla, düşünüp hissettiklerimizle, içimize doğanlardan dış dünyaya sunduklarımızla biz hayata ne anlatıyoruz? Başkaları için neyin içini dolduruyoruz?
28 Eylül 2026

Bu semadan bir yıldız daha kaydı ve Kemal Kelleci öldü
Eşkıya filminde Keje, gökyüzünde bir yıldızın kaydığını görünce, hiçbir haber almadan “Eşkıya öldü” der. “Eşkıya” Keje’nin masum dünyasında ve filmi izleyenler açısından belli aslında. Mücrim iktidarların kravatlı, papyonlu, şık giyimli, fötr şapkalı halleriyle dünyaları ele geçirdiği yerde asıl eşkıyanın kim olduğuna dair bir soru kalmamıştır. Ölen eşkıya aslında bu düzenin dışında kalmış, bu dünyanın eşkıya diye yaftaladığı biridir. Yıldız kaymış ve eşkıya ölmüştür veya tersi. Onun ölümü yalnızca
28 Eylül 2026

Netanyahu niçin ‘Kolonyalizm bir suçtur’ dedi?
Netanyahu, BM kürsüsünden kolonyalizm suçlamasına karşı İsrail’i ve Siyonizm’i savundu. Bu konuşma başladığında protesto amacıyla BM Genel Kurul Salonunun boşaltılması elbette çok önemliydi. Fakat en az bunun kadar önemli olan onun, kürsüde İsrail’i ve Siyonizm’i savunmak için sarf ettiği sözlerdir. Netanyahu, Siyonizm ideolojisini savundu ama kolonyalizmin suç olduğunu da söyledi. Onun konuşmasında geçen bu bölüm bizim basınımızda yankı uyandırmadı. Hâlbuki Netanyahu’nun Siyonizm’i ve kolonyalizmi
28 Eylül 2026

İsrail seçimleri: Ne değişecek?
Soykırımcı canavar Netanyahu’nun ipini çektiler. BM zirvesindeki yalnızlığı darağacındaki mahkûmu andırıyordu. Yanlış anlaşılmasın: Netanyahu’yu, insanlık tarihinin en acımasız soykırımını gerçekleştirdiği için infaz etmiyorlar. Gazze ve oradaki soykırım maalesef kimsenin umurunda değil. Netanyahu’yu, ABD’yi İran’la savaşa soktuğu ve bataklıktan çıkmasına da mani olduğu için saf dışı bırakıyorlar. Trump’a yapılan suikast girişimleri ve Epstein şantajı da ABD için affedilir suçlar değil. 27 Ekim’de
28 Eylül 2026

Mekke Anlaşması; kâğıttan kaplan mı?
New York’ta yapılan bir panelde, Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ABD’nin sâbık Büyükelçisi James Jeffrey arasında dikkat çeken bir “atışma” vukû buldu. Jeffrey, Yemen ile Suudî Arabistan arasındaki çatışmalara atıf yaparak, bunun bir sağlama olacağını; neticede, Türkiye, Pâkistan ve Suudların vereceği karârın, Mekke Anlaşması’nın “kâğıttan bir kaplan” olup olmadığını anlamayı sağlayacağını ifâde etti. Buna mukâbil, Hakan Fidan soğukkanlılıkla bir cevâp verdi. NATO’yu odağına alarak, seksen
28 Eylül 2026

İsrail ve diplomatik baskı
Pew Research Center’ın periyodik olarak yaptığı araştırmalara bakıldığında, İsrail’in uluslararası algısında epeyce bir kötüleşme olduğu görülmektedir. Netanyahu ve İsrail’e yönelik güven ve algının en kötü olduğu ülkelerin başında ise Türkiye gelmektedir. Türkiye’nin 7 Ekim sonrasında inşa etmeye çalıştığı Gazze diplomasisindeki öncü konumu ile paralel olan bu veri, sorunları mutlak biçimde çözmese de İsrail’e yönelik baskının artmasına vesile olmaktadır. Nitekim son dönemde İngiltere ve birçok
28 Eylül 2026

ACZ’yi Atlas Okyanusu’nda gördüm (2)
Fas-İspanya seyahatimiz tamamlandı. Verimli, bereketli, güzel bir seyahat oldu. Bütün fedakarlığıyla ekiple yakından ilgilenen Aşk-ı Turkuaz’ın sahibi Beytullah Yıldız kardeşime bu güzel seyahati düzenlediği için yürekten teşekkür ediyorum. Seyahatimizi yine MTO Kahramanmaraş’tan Mehmet Kahraman kardeşimin kaleminden aktaracağım. Çok işlek bir zihni ve su gibi akan bir kalemi var Mehmet kardeşin. Fas’ta Kazablanka, Rabat, Fes şehirlerinde yaptığımız keşifleri Cahif Zarifoğlu üzerinden anlamaya ve
28 Eylül 2026

Kamu yönetiminde “Davud Tövbesi”ne çok büyük ihtiyaç var
Kamu yönetiminde en büyük problemlerden biri yöneticilerin hata yapması değildir. Asıl problem, makam büyüdükçe hatayı kabul etmenin küçülüp küçülmemesidir. Çünkü insanın olduğu yerde hata kaçınılmazdır. Yazımızda bu konuyu Hz. Davut’un (A.S.) tövbesi çerçevesinde açıklamaya çalışacağız. HZ. DAVUD KISSASININ YÖNETİCİLERE HATIRLATMASI GEREKENLER Sıradan bir vatandaş yanlış yaptığında özür dilemesi beklenir. Bir memur hata yaptığında işlem geri alınabilir. Bir yönetici yanlış karar verdiğinde ise
28 Eylül 2026

Ekonomik güvenlik ve dayanıklılık
Yeni dönemde ekonomilerin güvenliği ve dayanıklılığı öne çıkan önemli kavramlardır. Eskiden ekonomik güvenlik denilince sınırların askeri güçle korunması olarak anlaşılırken, şimdi ise jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm, enerji arz güvenliği ve finansal bağımsızlık olarak öne çıkmaktadır. Diğer yandan, ekonominin dış şoklara karşı gösterdiği dayanıklılık da ekonomik güvenliğin hem tamamlayıcısı hem de önemli bir parçası olarak öne çıkmaktadır. EKONOMİK GÜVENLİK
28 Eylül 2026

“Çağdaş İslam düşüncesi” terkibi (6)
Türkiye’de son kırk yılda, ama bilhassa bu kırk yılın ikinci yarısında klasik İslam düşüncesinin kaynaklarıyla irtibat hatırı sayılır derecede güçlendi. Bunda ilahiyat fakültelerinin yoğun mesaisinin, TDV İslam Ansiklopedisi çalışmasının, klasik kaynakların tercüme edilip yaygın bir şekilde okunmaya başlamasının ciddi etkisi olduğu söylenebilir. Bu gelişme pek çok açıdan tahlil edilebilir. Fakat genelde çağdaş İslam düşüncesinin, özelde Türkiye’de İslam düşüncesi kapsamında değerlendirebileceğimiz
28 Eylül 2026

O zat, Hasan Âli Yücel idi
Bu günlerde Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı Hocamızın “Göçüp Giderken” adıyla neşredilen hâtıratını okuyorum. Bu hâtırat da emsâli bazı kitaplar gibi soru-cevap şeklinde hazırlanmış olduğu için okuyucunun ilgisini daha fazla çekiyor. Ben de iki defa gözden geçirdim ve birçok bölümün altını kırmızı kalemle çizdim. Bu işlemi uyguladığım bölümlerden biri de İbnülemin Mahmud Kemal Bey’le ilgili olduğu için aşağıdaki satırları kaleme alma ihtiyacını duydum. Eserin editörü Dr. Müjdat Uluçam Bey’in sorusu
27 Eylül 2026

“Bir Filistin vardı, bir Filistin gene var!”
Soykırımcı Netanyahu geçen yıl olduğu gibi bu yıl da BM Genel Kurulu’nda yine neredeyse boş salona konuştu. On binlerce çocuğun, on binlerce kadının, on binlerce masumun katili olan Netanyahu kan kokuyordu, irin kokuyordu. Burunsuzlar hariç herkes salonu terk etti. Kıyamet alameti olsa gerek, dünyanın yaşayan en ahlaksız adamı burunlarını tutarak salonu terk edenler için “ahlakî korkaklar” demiş. Soykırım inkarcısı Netanyahu, İsrail ordusunun sivilleri korumak için önlemler aldığını da söylemiş.
27 Eylül 2026

ACZ’yi Atlas Okyanusu’nda gördüm!
Fas-İspanya seyahatimizin sonuna doğru yaklaştık… Verimli, bereketli, güzel bir seyahat oldu. Bütün fedakarlığıyla ekiple yakından ilgilenen Aşk-ı Turkuaz’ın sahibi Beytullah Yıldız kardeşime bu güzel seyahati düzenlediği için yürekten teşekkür ediyorum. Seyahatimizi yine MTO Kahramanmaraş’tan Mehmet Kahraman kardeşimin kaleminden aktaracağım. Çok işlek bir zihni ve su gibi akan bir kalemi var Mehmet kardeşin. Fas’ta Kazablanka, Rabat, Fes şehirlerinde yaptığımız keşifleri Cahif Zarifoğlu üzerinden
27 Eylül 2026

Faturayı fon yiyenler ödesin
Sosyetede bir tabir vardır. Manevi bir konudan bahsederken söze, “Benim bir batıl inancım var” diye başlarlar. Benim de böyle bir batıl inancım var. Ülkemizde boyutları ve sınırları aşan bir meseleyle karşılaştığımda, bunun sıradan bir dolandırıcılık hadisesi olmadığı kanaatine varırım. Türkiye ekonomisine kast eden bu fon vurgunu da bana sıradan bir dolandırıcılık vakası gibi gelmiyor. Hatta daha ileri gideyim; bunu yapanların FETÖ’den de öte, FETÖ’nün arkasındaki aklın yöntemlerini kullandığını
27 Eylül 2026

Dönülmez yol
Biri kamuoyunun yakından tanıdığı iş adamı, diğeri tarihçi-sosyolog ve öteki teknoloji baronu... Geçtiğimiz hafta farklı saiklerle ama aynı kapıya çıkan uyarılarda bulundular. Söyledikleri yan yana konduğunda şöyle bir tablo beliriyor: Bilinen dünya düzeni üzerimize yıkılıyor. Kaçan kurtulur ama hasarı çok ağır olacak. Sırasıyla bakalım. BİR : Türkiye'nin en köklü sermaye gruplarından birinin başındaki Ömer Koç, birçok kişiyi şaşırtarak şunları söyledi: “ABD, İngiltere ve AB’nin İsrail’i koşulsuz
27 Eylül 2026

Bir yazı işleri müdürünün gözünden adalet teşkilatının görünmeyen kahramanları
Yıllarca zabıt kâtibi olarak çalışmış, bugün ise yazı işleri müdürü olarak görev yapan bir adliye çalışanının penceresinden adalet teşkilatının sorunlarına bakmaya çalışacağız. ADALET HİZMETİNİN YÜKÜNÜ TAŞIYAN FARKLI MESLEK GRUPLARI VE ÇALIŞMA ŞARTLARI Adalet hizmetinin yükünü taşıyan farklı meslek grupları arasındaki çalışma şartları, ücretler ve sosyal imkânlar arasında makul bir denge olup olmadığına bakalım. Yazı işleri müdürünün itirazı tam da burada başlıyor. Müdür, hâkim ve savcıların çalışma
27 Eylül 2026

Türkiye’nin eksiği Katılım Finans Kanunu’dur
Sermaye Piyasası Kanunu’muz amacını; “sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir” şeklinde ifade eder. Kanunu yapanlar oturmuştur hiçbir değeri dışarıda bırakmamak için tek tek altı değer saymıştır. Ne var ki bugün bu değerlerin hepsinin geri bırakıldığını görüyoruz. Her kanun, özellikle finansal düzenlemeler,
27 Eylül 2026

Köyde alarm yok, horoz var-dı
Köyde mağaza yok. (Minibüsü ile tencere tava plastik eşya satan) Çarşambacı Zafer’e gidip işini hallediyorsun. Köyde taksi durağı yok. (Yoldan geçen motosikletli adama) “Şoraya kadar bırakır mısın” diyorsun. Köyde havuz yok. Kurbağalı dereye girip serinliyorsun. Köyde market yok. Sipariş de vermiyorsun. Yapıp sofrana getiriyorsun. Köyde kalorifer yok. Sobanın üstünde yemek pişirip, çay demleyip ısınıyorsun. Köyde alarm yok. Horozun bildirimleri hiç bitmiyor. Köyde etkinlik merkezi yok. İmece usulü
27 Eylül 2026

Kararı kalbe bırakan ahmak değildir
Biliyorsunuzdur, duymuşsunuzdur yahut bilip duyduğunuz halde duymazlıktan gelmişsinizdir ama mutlaka tesadüf etmişsinizdir. “Haramın en zoru başıdır” diyor İmam Şafii. “Haramın en zoru başıdır. Sonra kolaylaşır. Sonra sıradanlaşır. Sonra alışılır. Sonra tatlanır. Sonra kalbe yerleşir. Sonra da kalp başka bir haramı arar.” “Nefsim bu dünyadaki herkesten aşağı” diye düşünebilmek için kalbi haramla ilişkisiz hale getirmek gerekiyor ve bu neredeyse insana “çelişik” gelen bir durum, öyle değil mi? Kalbin
27 Eylül 2026

İman, isbat ve tartışma
Davet ve tebliğ konusuna başka açılardan devam edeceğim: “İlim (Bilim) sahibini zorunlu olarak iman etmeye götürür mü” sorusunu soranlar farklı cevaplara ulaşmışlardır. Aşağıda bir kitap örneği ve bir özet vereceğim, ancak benim maksadım şudur: İslam’a imam etmeyen veya imanda şüphesi bulunan kimselerle -onları düşünmeye sevkedecek bilgiler vermek yerine- iman konularını bilimle isbata kalkışmak ve hele de muhtevayı veya detayları tartışmak yanlış bir yöntemdir. İnanmıyorsa niçin inanmadığını ve
27 Eylül 2026



























































































































































