Reklam
Son Köşe Yazıları

Ahvâl-i perişana dair dertlenme
Vüzerânın kellesi birbiri ardınca gitmeye başlayınca âkıbetinden endişe eden Sadrazam Piri Paşa’nın Yavuz Sultan Selim Han’a şöyle dediği rivayet edilir: “Hünkârım korkuyorum ki siz bir gün bendenizin de katline ferman verirsiniz. Fakat bugün mü yarın mı, o sebepten mi bu sebepten mi diye düşünmekten ben her gün ölüyorum. Şu işi bir an evvel halletseniz de siz de rahat etseniz, kulunuz da kurtulsa!” Yavuz’un cevabı pek mânidardır ve bu yazının konusuna tam denk düşmektedir: “Paşa! Talebin mâkuldür,
03 Ekim 2026

Korkumuz yok çünkü helalin haramdan, Mümin’in münafıktan üstün olduğunu biliyoruz
Son Siyaseten yayınında dedim ki “hırsız başkasından olduğunda ona ‘Allah belanı versin’ der geçerim. Ama hırsız bizden olduğunda onu parçalasam içim soğumaz.” Bu cümlelerimi epeyce gündem eden olmuş. Ben de derdimi anlatmak için bir fırsat bildim bu durumu. Önce hatırlayalım. Mekke’nin fethi esnasında Mahzumoğulları kabilesinden asil bir kadın olan Fatıma binti Esved’in hırsızlık yaptığı sabit olmuştu. Had cezası gerekmişti. Fakat Fatıma binti Esved asil bir kabilenin asil bir kadını olunca onun
03 Ekim 2026

Karşımıza bir nehir çıkacaktı, uyarılmıştık
Fon meselesi artık basit bir borsa hadisesi olmanın çok ötesinde uzun bir yolculuk muhasebesini yapmamızı gerektirecek boyutlara varmış bir konu. Aileleriyle birlikte milyonlarca insanı ilgilendiren, büyük miktarlarda paranın, yatırım fonlarının, sermaye piyasalarının ve nihayet kamu otoritesine duyulan güvenin tartışıldığı ciddi bir hadise ile karşı karşıyayız. Hayatında hiç borsa ile ilişkisi olmayan, borsaya parasını yatırıp para üzerinden para kazanmaya hiç tevessül etmeyen insanların sayısı
03 Ekim 2026

Kazanma hırsı mı, ‘Ekonomik Tetikçilik’ mi!..
15 Temmuz darbe ve ihanet girişiminden kısa bir süre sonra SPK’da görev yapan bir arkadaş, çok dikkat çekici bir olay anlatmıştı. 17-25 Aralık sürecinin ardından FETÖ’nün ekonomik yapılanmasına ilişkin çalışmaların içinde yer aldığı için o gece aklına şöyle bir soru gelmiş: “Cami derneğinden bile para çalan bu örgüt, milyar dolarların yer aldığı borsada neler yapmaz?” Bu yüzden 15 Temmuz sonrası ilk mesai gününde, darbe öncesi saatlerde borsadaki anormallikleri incelemeye karar vermiş. Meşhur FETÖ’cü
03 Ekim 2026

Balkanların Seyir Defteri
Osmanlı ordusu sefere çıkacağı zaman, eğer istikamet Anadolu’ya ise, padişahın otağı bugünkü Yeni Sahra civarına kurulurdu. Ordu Balkanlara yönelecek olduğunda, otağ bu defa Davutpaşa’da boy gösterirdi. Askerler de halk da böylece padişahın niyetini anlar, hazırlığını buna göre yapardı. “Sakalımın tek bir teli aklımdan geçeni bilse, onu koparır atardım!” dediği rivayet olunan Fatih Sultan Mehmed gibi padişahlar ise, İstanbul’un her iki yakasına otağ kurdurur, savaş planlarının ve ordunun ilerleyeceği
03 Ekim 2026

5 kuruşum daha olsa 100 sinema filmi çekerdim
Elimde değil. Başka türlü yapamıyorum. Gündeme dair en sert meseleyi bile sinema çerçevesinde düşünüyorum. Son birkaç gündür aklımda olan soru şu: 2,2 milyar TL elimde olsa ne yapardım? Elbette önce kaç film çekebileceğime bakardım. Ortalama bütçelerle yaklaşık 100 adet bağımsız sinema filmi çekebilirdim (Türkiye’de her yıl 150 civarı film çekiliyor). Gişeyi hedefleyen büyük prodüksiyonlu yapım hesaplayınca da yaklaşık 10 tane dünya çapında ses getirecek film çekerdim. Eli yüzü düzgün kısa film
03 Ekim 2026

Milli takım biletleri sponsora mı gidiyor?
Hakemler, yöneticiler, MHK, TFF… Türk futbolunda birkaç gündür saha içinden çok saha dışında pozisyon inceleniyor. Memlekette VAR’a gitmeyen bir taraftar kaldı. Herkes bu gürültüye kilitlenmişken, tribünlerin canını yakan en son milli maçlarda karşımıza çıkan bambaşka bir mesele arada kaynayıp gözden kaçmasın. Sponsor taraftar ifadesi kulağa tuhaf geliyor değil mi? Taraftarın sponsoru olur, kulübün sponsoru olur, federasyonun sponsoru olur; peki sponsor taraftar nedir? Üstelik aynı maçta, yıllardır
03 Ekim 2026

Enflasyon, maliye politikası, DTH ve rezervler
Ekonomi yönetimi bir yandan devam eden fon krizini kontrol altına alıp piyasaları sakinleştirmeye çalışırken diğer yandan da enflasyonla mücadelede de önemli adımlar atıyor. Özellikle son dönemde artan petrol fiyatları ve petrol fiyatları ile korelasyonu koparak daha fazla artan akaryakıt marjları işleri zorlaştırıyor. ABD-İran savaşının ilk başladığı 28 Şubat’tan bu yana birkaç kez güncellenen eşel mobil sistemini bir kez daha güncellemek zorunda bırakacak şekilde artan akaryakıt fiyatları enflasyonist
03 Ekim 2026

Millî iradeye sırtını dönmenin bedeli vardır…
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM), 28. Dönem yasama yılı Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasıyla başladı. Yeni dönemden en büyük beklenti; kameralar karşısında sergilenen sığ şovlardan, popülist reaksiyonlardan ve kutuplaşmalardan uzak; tamamen icraata odaklanmış bir Meclis tablosu oluşmasıdır. Ne yazık ki, bu beklentiyi daha ilk günden zedeleyen bir muhalefet vardı. Cumhurbaşkanı kürsüye çıktığında, Özgür Özel’in arkasına sıralanan Yeni Parti milletvekillerinin salonu
03 Ekim 2026

Dinginliği devinimle birliği çoklukla anlatmak…
Piet Mondrian’ın “Doğal Gerçeklik ve Soyut Gerçeklik – Üçlü Konuşma Biçiminde Bir Deneme (1919-1920)” adlı metni (trc.: Orhan Düz, Ketebe, İstanbul 2026) bu köşede bir süredir üzerinde durduğunuz “sanat eserinin ne olduğu”ndan ziyade “sanatçıya onu öyle gördüren ve öyle yaptıran şeyin ne olduğu” sorusu esasında çok verimli bir metindir. Metin, üç kişinin kırdan şehre doğru yürürken yaptıkları konuşma biçiminde kurulmuştur. Orhan Düz’ün tercümesinde bunlar natüralist ressam, sanatsever ve soyut-gerçekçi
03 Ekim 2026

Kul hakkı
Mu’âz b. Cebel (r.a) son derece eli açık, cömert bir sahabiydi. Elinde hiçbir şey tutmaz, kendisinden bir şey istendiğinde mutlaka verirdi. Bu sebeple çok borçlanmıştı. Hatta bir süre sonra, biriken borçları sebebiyle mahcubiyet içinde evine kapandı. Alacaklıları, alacaklarını tahsil etmesi talebiyle Hz. Peygamber’e (s.a.v) başvurdu. Hz. Peygamber (s.a.v) alacaklarından vaz geçmelerini tavsiye ve vaz geçenlere dua etti. Bir kısmı alacağından vaz geçtiyse de diğerleri1 alacaklarında ısrar etti. Bunun
02 Ekim 2026

İbn Arabî ve İbn Teymiye'yi birlikte hazmedebilmek (3)
Bir yönüyle selefî bir yönüyle sûfî olan, İbn Arabî ve İbn Teymiye’yi birlikte hazmedebilen âlimlerden ilk dikkatimi çeken meşhur müfessir Âlûsî (ö. 1854) olmuştu. Özellikle bu tavrını detaylıca anlayabilmek ve selefîlik ile sûfîlik arasındaki sert tartışmaları hafifletmeye yönelik bir referans noktası olması amacıyla doktora tezimi onun otuz ciltlik “Rûhu’l-Meânî” isimli tefsiri üzerinde yapmak istemiştim; ama nasip olmadı. Ortada çok sert bir selefî-sûfî mücadelesi olmasına rağmen onun bu iki
02 Ekim 2026

Bıldırki hurmalara dair çılgın sorular
Bugünlerde kafamda ölçüsüz sorular cirit atıyor. Ölçüsüz, çılgın ve ağır görünse de yersiz olmadığı aşikâr. Başkaları ne yaparsa yapsın ama bunu senden beklemezdim diyeceğimiz kaç kişi kaldı? Şu olmuşsun, bu olmuşsun, yükseldikçe yükselmişsin… İstediğin neydi ki gizlice ve hesapsızca hüpletmelere tevessül ettin? Dur denilmeseydi, ne zaman doyacaktın? Bıldırki hurmalardan bahsedildiğini hiç mi duymadın? Bu tür soruların hepimizde olduğunu tahmin etmek için tahsil gerekmez, birikim gerekmez. ** Aynı
02 Ekim 2026

Aşinalık hakikat değildir
1968 yılında, televizyon daha evlerimize girmemişken, sosyal psikolog Robert B. Zajonc, “Attitudinal Effects of Mere Exposure” başlıklı çalışmasında bugün sosyal medya çağını anlamamız için oldukça kıymetli bir kavramı ortaya koydu: Mere Exposure Effect (Salt Maruz Kalma Etkisi) (Türkçe tercümesini pek beğenmedim ama…) Kavramı en sade ifadeyle şöyle özetleyebiliriz: Bir şeye tekrar tekrar maruz kalmak, o şeyi bize daha tanıdık hale getirir; bu aşinalık da belirli şartlarda ona yönelik olumlu tutumu
02 Ekim 2026

Orada duracaksınız!
Fatma Betül Sayan Kaya, hakkındaki iddiaları yalanlamadı; istifa etmesi ve istifa ederken yaptığı açıklaması iddiaları teyit eder nitelikte. Bu sıradan bir vaka değil. Bir siyasetçi, bir memur yolsuzluk yaptığında kulağından tutulur, kenara alınır, hesabı sorulur. Bu vakada da aynı süreç işliyor: F.B.S. Kaya kenara alındı, kuşkusuz hesabı da sorulacak. Ama suçlunun kimliği nedeniyle işlenen suçun tahribatı çok geniş, açtığı yara derin, arkasında bıraktığı enkaz büyük. F.B.S. Kaya öncelikle Cumhurbaşkanı
02 Ekim 2026

Bakan Fidan’ın BAE ziyaretinde ne konuşuldu?
Geçtiğimiz birkaç günde bölgenin geleceğini ilgilendiren kritik bazı gelişmeler oldu. Mekke İttifakı Genelkurmay Başkanları S. Arabistan’da bir araya geldi. Netanyahu, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) gizli bir ziyaret gerçekleştirdi. Yine BAE’de Arap ülkeleri, İsrail ve ABD’nin temsilcileri gizli bir toplantı yaptı. Bundan bir gün sonra Dışişleri Bakanı Fidan, BAE’yi ziyaret etti. Neler oluyor? Gördüğümüz kadarıyla aktaralım. RİYAD’IN ÖYLE BİR BEKLENTİSİ YOK Mekke İttifakı Genelkurmay Başkanları
02 Ekim 2026

Bir a-salaklar tarihi: Hırsızlık, yolsuzluk ve komisyonculuk
Fon krizi, hem ülkeyi, toplumu ve kurumları sarstı hem de başörtülü insanların nasıl olup da borsada milyonlarını milyarlara dönüştürecek kadar haram helâl ölçülerini göz ardı edebildikleri sorusunu kazıdı zihinlere… Türkiye gelişiyor; geliştikçe kentleşiyor; kentleştikçe sekülerleşiyor; sekülerizmin haram helal kavramları olmadığı için, ülke sekülerleştikçe ruhsuzlaşıyor, sosyal bağlar çözülüyor, değerler aşınıyor, hırsızlık, soygun, cinayetler, çürüme kontrolden çıkacak boyutlar kazanıyor... Bu
02 Ekim 2026

Yapay zekayı kim denetleyecek?
Başkan Trump’ın bu hafta Amerikan teknoloji devleriyle yaptığı toplantı, küresel ekonomiyi, ulusal güvenliği ve teknolojik gelişimi dönüştürecek teknolojik gelişmenin kurallarını kimin koyacağına ilişkin tartışmada kampları daha da netleştirdi. Trump’ın yapay zekâ endüstrisinin önünü kesmemek adına endüstrinin kendi kendini denetlemesine dayanan anlaşmayı imzalaması, Bernie Sanders gibi siyasetçilerin kamunun denetimini önceleyen yaklaşımıyla tam bir tezat teşkil ediyor. 29 Eylül’de imzalanan ve
02 Ekim 2026

Önce adalet, sonra reform
Son iki haftada sermaye piyasalarında ortaya çıkan tabloyu yalnızca birkaç hisse senedindeki olağandışı hareketler veya bazı fonlarda yaşanan sorunlar üzerinden okumak büyük hata olur. Çünkü bugün gördüğümüz manzara bir günde oluşmadı. Böylesine çok aktörlü, çok katmanlı ve birbirine bağlı bir yapının birkaç kişinin bireysel girişimiyle ortaya çıkmış olması hayatın olağan akışına da piyasanın çalışma biçimine de uygun görünmüyor. Tam da bu nedenle, yaşananların arkasında zaman içinde oluşmuş ilişkiler,
02 Ekim 2026

“Bir elinde cımbız/ bir elinde ayna Umurunda mı dünya?”
Kitapları, yayımlandığı tarihlerle bağlantılı olarak o tarihte yayımlanmış diğer metinlerle bir arada düşünmek gerekiyor. Mesela bendeniz Suat Derviş’in 1947 yılında tefrika ettiği Kendine Tapan Kadın romanı ile Orhan Veli’nin “Cımbızlı Şiir” ini bir arada okumanın ufuk açıcı olduğunu düşünüyorum. Ayna hem bir metafor hem de bir eşya olarak Suat Derviş’in romanlarında önemli bir yer tutuyor. Nitekim Fosforlu Cevriye romanında anasız babasız, sokaklarda büyümüş, bu dünyaya yıldızlardan düştüğüne
02 Ekim 2026




























































































































































