Camiler mektep olmadıkça

Faruk Beşer
Faruk BeşerYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 07/10/2016, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Camiler mektep olmadıkça

Çeşitli değerler için günler haftalar ayırmak, Anneler Günü, Öğretmenler Haftası demek modernliğin her şeyi parçalayıp atomlarına ayırması kabilinden değil midir, emin değilim. Yine de Camiler Haftası gibi bazıları hayra vesile kılınabiliyor. “Kitap ve Cami” temalı bu yılki etkinlikte yaptığım bir konuşmanın özetini vermek istiyorum.



Herkesin bildiği ama bir türlü kurtulamadığımız hastalığımız; okumamak. 'Oku' diye başlayan bir dinin okumayan salikleri kendilerini ne kadar o dinden sayabilirler? Allah göndereceği vahye, tesadüfen bu emirle başlamış olabilir mi? O halde Allah'ın bu tercihi çok anlamlı olsa gerek. Sanki bize, okumadan Müslüman kalamazsınız denmiş gibidir. Şu sloganı tekrar hatırlayalım: '

Okumadığınız zaman neler kaybettiğinizi, ancak okuduğunuz zaman anlayacaksınız

'.



Okumak isteyen pek çok gencin problemlerinden biri de ne okuyacağını bilememek. Modaya uyarak falan Nobel sahibinin romanını, filan best-selleri okur gibi yaparak kendini popüler kültürün bir parçası görüp tatmini aramak. Tamamını toplasanız incir çekirdeğini doldurmayan bir fayda için günlerini harcamak, göz nuru dökmek bazen hiç okumamaktan daha da zararlı olabilir. Bu sebeple Resulüllah Efendimiz (sa) faydasız ilimden/bilgiden Allah'a sığınmış. Bir bilginin faydasız olması, dünyaya da ahirete de bir katkısının bulunmaması, amele dönüşmemesidir. Bundan Allah'a sığınıldığına göre bu sadece faydasız değil, aynı zamanda zararlıdır. Onun için '

seni yaratan Rabbinin adıyla oku

' denmiş. Rab; besleyen, yediren içiren, yetiştiren, varlığına varlık katan, yani her an yeniden oluşturan demek. O halde bu ilişkiyi fark edemeden gerçekleştirilen bir okuma zararlı dahi olabilir.



Her bilgi yeni bir oluştur, her oluş da yeni bir bilgidir.

İnsan ömrü her şeyi okumaya yetmeyeceğine, her şeyi bilmek de faydalı olmayacağına, hatta bazen zararlı olacağına göre, neyi okuyacağını seçebilmek de okumak kadar önemli. Bunun için bilenlerden sorup yararlanmak gerek.



Üstüne üstlük, günümüzde yazılan çoğu kitabın, konularının, isimlerinin cafcaflı ve iddialı olmasına rağmen çok iyi hazmedilerek yazılmış olmama riski çok yüksek. Bunun için kitap okumaya başlamadan önce işi bilen birden çok kişiyle istişare edip, seviyeye göre liste belirlemek önemli bir adımdır.



En çok okuması gereken kesim ise din hizmeti gönüllüleri vaizler, öğretmenler, imamlar ve müezzinlerdir. Çünkü bu insanların okuması sadece kendilerini yeniden oluşturmuyor, aynı zamanda toplumu da oluşturuyor, dönüştürüyor. Ayrıca konumları ve görevleri itibariyle toplumun önünde olan bu insanlar bilgileri ve bildiklerini yaşamalarıyla da önde olamazlarsa itibar kaybederler, toplumu çekip götürecekleri yerde arkadan itilmek zorunda kalırlar. Onun için ayda en az üç kitap okumayan bir vaiz ya da imam arkadaşımızın önde olması zordur. Malum, imam önde olan demektir.



Camiler ise okuma ibadetinin de ilk akla gelen mekanları olmaya layıktır. Keşke

bütün camilerimizde, en başta olduğu gibi, ders halkaları kurulsa

, her köşesinde yediden yetmişe harıl harıl dersler okunsa. Bu durum insanların camilere ve cemaate alıştırılmasının da en güzel yoludur. Bu dersler sadece cami görevlisi arkadaşlarımızın yapması gereken bir etkinlik değil, her ehil olan okuma ve sohbet mekânı olarak camileri seçmelidir. İşte bu durum yeniden varoluşumuzun ilk adımıdır. Bu yolla fırkalar da cemaate dönüşür, gruplar arası iletişim sağlanır. İlahiyat hocalarının da camilerde haftada bir ders halkalarının olmaması, kendileri adına da toplum adına da önemli bir eksikliktir.



Bilindiği gibi başlangıçta ilim meclisleri camilerdi. Sadece ilim mi? Nikâhlar camide kıyılıyor, savaş kararları camide alınıyor, yabancı delegeler camide karşılanıp ağırlanıyor, toplumu ilgilendiren meseleler camide konuşuluyordu. Almanya'da hukuk tarihi konusunda yapılan bir doktora tezinde görmüştüm, Ebu Hanife'nin camide yaptığı o meşhur ders halkaları için '

tarihteki ilk hukuk akademisi

' diyordu. Ama camilerde özel meselelere izin verilmiyordu. Mesela camide alışveriş, ya da satış duyurusu, kayıp ilanı yapılmıyordu, 'yapana Allah buldurmasın deyin' buyurulmuştu.



Keza camilerde lüzumsuz işlerin konuşulması, kişilerin, beşeri sistemlerin, rejimlerin övülmesi dine aykırı görülüyordu. Çünkü “

mescitler Allah'ın mekânlarıdır. O halde Allah'la birlikte başkasına da yalvarıp ibadet etmeyin

” buyurulmuştu. “

Her mescitte yönünüzü doğrultun. Allah'a, dini sadece O'na has kılarak ibadet edin

” denmişti. Demek ki, mescitler aynı zamanda balans ayarı gibi yönelişlerin, niyetin düzeltileceği mekânlardır. Sadece niyetin değil, kılık kıyafetin düzeltileceği yerler de mescitlerdir, '

her mescitte ziynetlerinizi takının

' buyurulmuştur.




Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026