Orta Doğu’daki çatışma ortamı Körfez’in önemli havayolu şirketlerini de vurdu. Birçok firma, bölge ülkelerine uçuşlarını iptal ederken, bazıları da sefer sayılarını azalttı. 23 Şubat 2026’da 5,3 milyon olarak planlanan Orta Doğu tarifeli hava yolu koltuk kapasitesi 4 haftada 3,6 milyona geriledi. Bu dönemde, havayolları toplamda yaklaşık 1,7 milyon koltuk kapasitesini sistemden çıkardı. Bölgenin önde gelen havayolları kapasitede sert kesintilere gitti. Emirates’te yüzde 40, Qatar Airways’te yüzde 62, Etihad Airways’te yüzde 50, Air Arabia’da yüzde 64 düşüş görüldü.
QATAR AIRWAYS 20 UÇAĞINI İSPANYA’YA YOLLADI
Qatar Airways ve Emirates başta olmak üzere çok sayıda bölgesel taşıyıcı filolarını güvenli yerlere nakletmek zorunda kaldı. Kriz sonrası en radikal adımı Qatar Airways attı. Şirket, geniş gövdeli ana filonun önemli bir bölümünü Avrupa’daki uzun süreli park alanlarına sevk ederek operasyonlarını minimum risk düzeyinde tutuyor. Uçaklardan bazıları boş seferler yaparak, güvenli ülkelere gönderildi. Qatar Airways, Airbus A380, A350 ve Boeing 787 gibi 20 tane yüksek kapasiteli uçağını İspanya'nın Teruel kentindeki uzun süreli depolama tesisine taşıdı. Şirket, mevcut risklerin “haftalar değil, aylar boyunca devam edebileceğini” değerlendirerek planlarını değiştiriyor.
EMIRATES RİSKİ DAĞITARAK YÖNETİYOR
Emirates cephesinde ise strateji daha farklı bir eksende ilerliyor. Şirket filoyu tamamen depolamaya çekmek yerine, belirli uçakları güvenli havalimanlarında konumlandırmayı ve rotaları risk bölgesinden uzaklaştırmayı tercih ediyor. Emirates, kritik dönemlerde bazı hatları geçici olarak durdursa da kapasiteyi kontrollü şekilde yeniden artırıyor. Belirsizlik sürerken şirket, uçak park stratejisini sürekli güncelleyerek riskin coğrafyasına göre dinamik bir model uyguluyor.
OPERASYON MALİYETLERİ ARTTI
28 Şubat sonrası oluşan konjonktür, havacılık sektöründeki mali dengeleri de değiştiriyor. Rota uzamaları nedeniyle operasyon maliyetleri yükselirken, geniş gövdeli uçakların uzun süreli parkı hem bakım hem de filo yönetimi açısından yeni bir mali yük oluşturuyor. Körfez merkezli şirketler, maliyet–güvenlik optimizasyonunu eş zamanlı yürütmek zorunda kalıyor. Kriz devam ettikçe, filoların yeniden dağılımı, hatların kademeli açılması ve risk bölgesinden kaçınma stratejileri havacılık ekonomisinin temel belirleyicisi olmaya devam edecek. Körfez taşıyıcılarının attığı adımlar, bölgesel rekabeti de yeniden tanımlayarak uzun vadeli kapasite planlamasında kalıcı etkiler yaratacak gibi görünüyor.
İstanbul Havalimanı güvenli nokta oldu
Körfez’de artan tansiyon, Türkiye’yi özellikle geniş gövdeli uçakların güvenle konumlandırılabileceği bir merkez hâline getiriyor. İstanbul Havalimanı (İGA), krizle birlikte bölgesel taşıyıcıların en çok yöneldiği alternatif üslerden biri olarak öne çıkıyor. İGA tarafından sağlanan verilere göre, çatışmanın ilk gününde Qatar Airways ve Emirates’e ait toplam 10 uçak İstanbul’a geldi ve üç hafta boyunca burada ağırlandı. Emirates filosuna ait iki uçak 8–10 gün boyunca İstanbul’da bekletilirken 2 gün önce havalimanından ayrılmış. Şu anda Qatar Airways’in 3 uçağı hâlâ İstanbul Havalimanı’nda park hâlinde bulunuyor. Ayrıca Körfez’den üç farklı şirketin daha uçaklarıyla birlikte toplam 6 uçak güvenli park kapsamında misafir ediliyor.