Ramazan-ı Şerif bizi; ürpermeyen kalpten, yaşarmayan gözden, titremeyen yürekten, bitmeyen şikayetten, doymayan nefisten, dinmeyen şehvetten, dünyaya bulanmış idrakten, ukbaya ertelenmiş itaatten, hazza satılmış çilesizlikten, yitirilmiş haysiyetten, unutulmuş izzetten, ayaklar altındaki şereften, şükürden nasipsiz servetten, amelleri yok eden hasetten, birbirimize ırak eden gıybetten, kul hakkı yemekten, kula kulluk etmekten, kulluğun hakkını verememekten, her şeyi bildiğini zannetmekten, susmayı becerememekten, her şeyi yok eden kibirden, varı yok eden tembellikten, sıradanlaştıran rehavetten, köleleştiren ataletten, hiç''likten yoksun dervişlikten arınmaya davet ediyor.
Bir Ramazan iklimi daha çaldı kapımızı. Her şeyi tüketmeye ayarlı zihinlerimiz, epeydir Ramazan''ın ruhunu unutup, bu dirilme ve arınma ayını da bir tüketim unsuru haline getirdi. Arzuları şaha kalkmış, nefis girdabında boğulmuş günümüz bireyleri Rablerinin çok büyük ikramı olan bu ayı ıskalamakta oldukça mahir. Yeniden inşa iddiasında olanlar bile kendi değerlerinin içini boşalttıklarından habersiz Ramazan''ı direkler arası şenliklerinden ibaret zannediyor, Ramazan konvoylarını konserlerle uğurluyor.
RAMAZAN İKLİMİ
İnançlarımızı, çıkar şehvetlerine bulamaya çalışanlar, gazetelerinde Ramazan sayfaları, televizyonlarında iftar-sahur programları düzenliyor, beş yıldızlı otellerde şarapla terbiye edilmiş menüleriyle şaşaalı iftarlar veriyor. Bireysel ve kurumsal ikbal derdindeki idrakler, Ramazan adına kibir ve gurur dolu sofralar açıyor. Ramazan, bizi kendisini yeniden keşfetmeye çağırıyor. Hepimizi, üzerimize iyice sinmiş olan günahlarımızın isinden, kalbimizdeki katılıktan, kulluğumuzu unutturan hayatın sahte uğraşılarından kurtulmaya davet ediyor.
Derler ki, Veda Tepesi''nden alemleri aydınlatan nurun, gönüllerde estirdiği sürur fırtınaları, Ramazan-ı Şerif''le birlikte yeniden şahlanır. Ramazan iklimiyle sevgilinin aşkı yeniden alevlenir. O''nun saadet iklimiyle küfrün bataklıkları kurur, şeytanın arzuları dizginlenir. Hilal''in gözükmesiyle rahmet esintileri kaplar ortalığı. Mü''min olup teslim olmanın tadı sarar her yanı.
Derler ki, Ramazan-ı Şerif, diğer bir yönüyle de ''direnme ayı''dır. Bu ayda nefsin bedeni arzularına oruç kalkanıyla direnilir. Arzularını her istediğinde tatmin etmeye alışmış olan nefs, oruç teknesinin sabır hamuruyla yoğrulduğunda, kendisinden daha kuvvetli bir gücün varlığını hisseder, boyun eğmenin tadına varır.
BERABER ARINALIM
Derler ki, Ramazan ayı, mü''minler arasında uhrevi bir dostluğun solunduğu, kırgınlıkların unutulduğu, beşeri münasebetlerde nezaketin boy gösterdiği, ziyaretleşmelerin arttığı, muhabbetin yayıldığı adeta bir ''tamir ayı'' mesabesindedir. Bu tamirhanenin müşterisi olma ihtiyacını gütmediğini acaba hangi mü''min iddia edebilir? Yeniden dirilmek ve hep diri kalmak, bu aydan nasibimizi almakla, Ramazan süzgecinde arınmakla mümkün. Mü''min olmak arınmış gerektiriyor. Arınmak, ise Ramazan gibi bir süzgeçten geçmekle gerçekleşiyor. Oruçla, Kur''anla, teravihle, infakla, tefekkürle, itikafla, nazar ber kademle, güler yüzle ve diğer ibadetlerle bu aydan karlı çıkan kullardan olabilenlere ne mutlu.
Ramazan acziyetlerini idrak edip faziletlere dönüştürebilenlerin ayı ise, gelin bu Ramazan biraz farklı olsun. Bozulmadan, çözülmeden, uyuşmadan, yeniden dirilmek için gelin hep beraber arınalım. Yüreğimizi diri tutup, Rabbimize ve bu kutlu ayın rahmet iklimine sığınalım. Ve O''na niyazda bulunalım:
Ya Rabbi; ürpermeyen kalpten, yaşarmayan gözden, titremeyen yürekten, bitmeyen şikayetten, doymayan nefisten, dinmeyen şehvetten, dünyaya bulanmış idrakten, ukbaya ertelenmiş itaatten, hazza satılmış çilesizlikten, yitirilmiş haysiyetten, unutulmuş izzetten, ayaklar altındaki şereften, şükürden nasipsiz servetten, amelleri yok eden hasetten, birbirimize ırak eden gıybetten, kul hakkı yemekten, kula kulluk etmekten, kulluğun hakkını verememekten, her şeyi bildiğini zannetmekten, susmayı becerememekten, her şeyi yok eden kibirden, varı yok eden tembellikten, sıradanlaştıran rehavetten, köleleştiren ataletten, hiç''likten yoksun dervişlikten Ramazan''ın hürmetine, sana yönelen nazlı yüreklerin hürmetine, gönüller sultanının yüzü suyu hürmetine arındır bizi Rabbim.