Doğayla uyumlu bir geleceği birlikte inşa etmek

04:00, 27/08/2026, Perşembe
Yeni Şafak
Doğayla uyumlu bir geleceği birlikte inşa etmek
İllustrasyon: Cemile Ağaç Yıldırım.

Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık anlayışını yeni bir aşamaya taşımanın zamanı geldi: Geleceğin malzemelerini bugünden seçmek, doğaya ulaşan atığı kaynağında önlemek, yerelde toplumun tamamını bu dönüşümün parçası haline getirmek ve küresel iş birlikleriyle elde ettiğimiz deneyimi dünyayla paylaşmak.

Samed Ağırbaş/Sıfır Atık Vakfı Başkanı. COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu

Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin 2017 yılında öncülüğünü yaptığı Sıfır Atık Hareketi, Türkiye’den dünyaya yayılan güçlü bir dönüşüm vizyonu ortaya koydu: Doğayı korumak yalnızca atığı toplamak değil, atığın daha en başından oluşmasını önlemek; üretim ve tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmek ve kaynakları gelecek nesillere taşıyabilmek demektir. Bugün plastik kirliliğiyle mücadele ederken ihtiyacımız olan yaklaşım da tam olarak budur.

KIYILARIMIZ TEHDİT ALTINDA

Plastik atıkları artık yalnızca şişe, poşet veya ambalaj olarak görmemeliyiz. Doğaya ulaşan plastikler zaman içerisinde güneş ışığı, dalga ve mekanik aşınmayla parçalanıyor; mikroplastiklere, daha da küçük boyutlarda ise nanoplastiklere dönüşüyor. Böylece gözümüzün önündeki bir atık, zamanla deniz ekosisteminin çok daha geniş bir alanına yayılan görünmez bir tehdide dönüşüyor.

Son haftalarda Ege ve Akdeniz kıyılarımızda karşılaştığımız tablo, bu nedenle son derece önemli. Antalya, Mersin, Adana ve Muğla gibi Türkiye’nin doğal ve turistik açıdan en değerli bölgelerinde mikroplastiklere rastlanması, hiçbir kıyımızın bu tehdidin dışında olmadığını gösteriyor. Bölgelere göre mikroplastik yoğunluğu; akıntılar, nehir ağızları, kentleşme, sanayi, tarımsal faaliyetler, turizm yoğunluğu ve atık yönetimi altyapısı gibi çok sayıda faktöre göre değişiyor. Türkiye denizlerinde 428 noktada düzenli çevresel izleme yapılması da bu nedenle büyük önem taşıyor. Sıfır Atık Vakfı olarak bu sürecin bütüncül bir anlayışla yürütülmesini çok önemsiyoruz.

MİKROPLASTİĞİN KAYNAĞI SANDIĞIMIZDAN DAHA GENİŞ

Burada asıl sorumuz yalnızca “Ne kadar plastik var?” olmamalı. “Bu plastik nereden geliyor, hangi aşamada doğaya karışıyor ve bunu kaynağında nasıl önleyebiliriz?” sorularına cevap vermeliyiz. Çünkü denizleri temizlemek elbette gerekli; ancak gerçek başarı, plastiğin denize ulaşmasını engellemektir.

Üstelik kaynaklar yalnızca evsel atıklardan ibaret değil. Ambalajlar ve tek kullanımlık ürünlerin yanı sıra tekstil lifleri, sentetik halılar, lastik aşınması, balıkçılık ekipmanları ve bazı endüstriyel faaliyetler de mikroplastik kirliliğine sebep oluyor. Bu nedenle üretimden tüketime, tüketimden atık yönetimine kadar bütün zinciri birlikte ele almak zorundayız.

GELECEĞİN MALZEMELERİNE YATIRIM YAPMALIYIZ

Bu dönüşümün önemli bir ayağı da alternatif malzemelerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasıdır. Biyobozunur veya doğayla daha uyumlu seçenekler, uygun kullanım alanlarında tek kullanımlık plastiklere alternatif oluşturabilir. Bunun yanında cam ve metal gibi yeniden kullanılabilen ve döngüsel sistemlere yeniden kazandırılabilen malzemelerin tercih edilmesi de önemlidir.

Fakat burada da doğru bir çerçeve çizmeliyiz. Bir malzemeyi başka bir malzemeyle değiştirmek tek başına çözüm değildir. Asıl hedefimiz tek kullanımlılığı azaltmak, yeniden kullanımı artırmak, ürünlerin yaşam döngüsünü uzatmak ve son aşamada geri dönüşümü güçlendirmektir. Biyobozunur veya kompostlanabilir ürünlerin de uygun toplama ve işleme altyapısıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Sıfır Atık yaklaşımının özü, “önce azalt, sonra yeniden kullan, ardından geri dönüştür” anlayışıdır.

HEM İNSAN SAĞLIĞI HEM DE GIDA GÜVENLİĞİ MESELESİ

Mikroplastikler açısından mesele aynı zamanda bir insan sağlığı ve gıda güvenliği meselesidir. Bu parçacıklar balık, midye ve diğer deniz canlıları tarafından besin zannedilerek alınabiliyor; besin zinciri üzerinden insanlara ulaşabiliyor. İçme suyunda, gıdalarda ve deniz suyundan elde edilen tuzda mikroplastiklerin tespit edilmesi, konunun yalnızca çevre politikası olmadığını gösteriyor. Bilimsel araştırmalar mikroplastiklerin insan vücudundaki etkilerini anlamaya yönelik çalışmalarını sürdürürken, plasenta ve kordon kanında mikroplastik parçacıklarının tespit edilmiş olması da ihtiyatlı hareket etmemiz gerektiğini ortaya koyuyor.

Bu nedenle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız ve COP31 Başkanımız Sayın Murat Kurum’un liderliğinde yürütülen çevre ve sıfır atık çalışmalarını, plastik kirliliğiyle mücadelede önemli bir ortak zemin olarak görüyoruz. Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’nın su kaynaklarının ve doğal ekosistemlerin korunmasına, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’ın yeşil dönüşüm, temiz üretim ve teknoloji odaklı çözümlere, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un kıyılarımızın ve turizm destinasyonlarımızın sürdürülebilirliğine yönelik çalışmaları bu mücadelenin birbirini tamamlayan unsurlarıdır.

SORUNU YERİNDE GÖRÜYOR, ÇÖZÜMÜ SAHADA ARIYORUZ

Sıfır Atık Vakfı olarak biz de bu tabloyu uzaktan değerlendirmekle yetinmiyoruz. Adana, Mersin, Muğla ve Antalya’da gerçekleştirdiğimiz saha çalışmalarıyla plastiklerin karasal alanlardan nehirler ve diğer su kaynakları üzerinden denizlere nasıl taşındığını, hangi kaynaklardan geldiğini ve mevcut atık yönetimi uygulamalarını yerinde inceliyoruz.

Bu çalışmaların önemli bir sonraki adımı, 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştireceğimiz Türkiye Plastik Atık Çalıştayı olacak. Çalıştayda bakanlıklar, genel müdürlükler, üniversiteler ve ilgili paydaşlarla plastik atıkların azaltılmasından geri dönüşüme, sanayide yeşil dönüşümden biyobozunur ve alternatif malzemelerin teşvikine kadar pek çok başlığı birlikte ele alacağız.

MAHALLE MAHALLE BÜYÜYEN YEREL ÇEVRE SEFERBERLİĞİ

Ancak plastik kirliliğiyle mücadelede kalıcı sonuç almak için yalnızca ulusal ölçekte politika üretmek de yeterli değil. Bu mücadelenin asıl gücü, yerelde yaşayan insanların, kurumların ve toplulukların sürece aktif biçimde katılmasıyla ortaya çıkacak.

Bu anlayışla Sıfır Atık Vakfı olarak İçişleri Bakanlığımız ile imzaladığımız iş birliği protokolünü son derece önemli bir adım olarak görüyoruz. Bu iş birliğiyle 81 ilimizdeki 50 bini aşkın muhtarlığın sıfır atık çalışmalarına daha güçlü biçimde dahil edilmesini hedefliyoruz. Muhtarlıklarımız, vatandaşla kamu arasındaki en güçlü yerel temas noktalarından biri. Dolayısıyla sıfır atık anlayışının mahalle ölçeğinde yaygınlaştırılması, atığın kaynağında azaltılması, doğru ayrıştırılması ve çevre bilincinin güçlendirilmesi açısından çok büyük bir potansiyel taşıyor.

Burada hedefimiz yalnızca bir proje yürütmek değil; 81 ilde, mahalle mahalle büyüyen güçlü bir yerel çevre seferberliği ortaya koymak. Sıfır Atık’ı günlük hayatın bir parçası haline getiren, vatandaşın doğrudan katılımını sağlayan ve yerel yönetimler, kamu kurumları, muhtarlıklar, sivil toplum ve özel sektörü aynı zeminde buluşturan büyük bir kampanyaya dönüştürmek istiyoruz. Çünkü sıfır atık, yalnızca kurumların uygulayacağı bir politika değil; toplumun tamamının sahipleneceği bir yaşam kültürüdür.

TÜRKİYE’NİN DENEYİMİNİ DÜNYAYLA PAYLAŞIYORUZ

Bu yaklaşımın uluslararası boyutunu da güçlendirmeye devam ediyoruz. Dünya Ekonomik Forumu ile Sıfır Atık Vakfı arasında geliştirilen iş birliği, Türkiye’de ortaya çıkan sıfır atık deneyiminin küresel ölçekte paylaşılması ve döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim-tüketim modellerinin geliştirilmesi açısından önemli bir fırsat sunuyor. Yerelde mahalle ölçeğine kadar inen bir dönüşüm ile küresel ölçekte politika ve iş birliği mekanizmalarını aynı çerçevede buluşturmak, Sıfır Atık yaklaşımının etkisini çok daha geniş bir zemine taşıyacaktır.

COP31’E GİDEN YOLDA TÜRKİYE’NİN YENİ VİZYONU

COP31’e giderken Türkiye’nin ortaya koyacağı vizyon da yalnızca plastik atığın toplanmasına indirgenmemeli. Hedefimiz; daha az tüketen, yeniden kullanan, kaynaklarını verimli değerlendiren, alternatif malzemelerde inovasyonu destekleyen, döngüsel ekonomiyi güçlendiren ve yerel toplulukları dönüşümün aktif parçası haline getiren bir Türkiye olmalıdır.

Bunun için ulusal politikalar ile yerel uygulamalar arasında güçlü bir bağ kurmalıyız. Bir yandan bilimsel veriye dayalı politikalar geliştirirken diğer yandan bu politikaları mahallelerde, okullarda, işletmelerde, üretim tesislerinde ve günlük yaşamın her alanında görünür hale getirmeliyiz. İçişleri Bakanlığı ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği bu açıdan önemli bir yerel kapasite oluştururken, Dünya Ekonomik Forumu ile geliştirdiğimiz uluslararası iş birliği de Türkiye’nin deneyimini küresel ölçekte paylaşma imkanını güçlendiriyor.

GELECEĞİ KORUMAK BUGÜNÜN ALIŞKANLIKLARINI DEĞİŞTİRMEKTEN GEÇİYOR

Çünkü bugün attığımız her adım, yarının denizlerini belirleyecek. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık anlayışını şimdi yeni bir aşamaya taşımanın zamanı geldi: Geleceğin malzemelerini bugünden seçmek, doğaya ulaşan atığı kaynağında önlemek, yerelde toplumun tamamını bu dönüşümün parçası haline getirmek ve küresel iş birlikleriyle elde ettiğimiz deneyimi dünyayla paylaşmak.

Önümüzdeki dönem, yalnızca atıkların daha iyi yönetildiği değil, atığın hiç oluşmadığı, kaynakların daha verimli kullanıldığı ve doğayla uyumlu üretim ve tüketim modellerinin güçlendiği bir dönem olmalı.

Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ortaya koyduğu vizyonun da temelinde bu anlayış var: Geleceği korumak, bugünün alışkanlıklarını değiştirmekten geçiyor.

Gelecek hepimize emanet.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026