Bülent Tokgöz / Yazar

Sanayi çağının işçisi patronunu tanırdı. Fabrikanın kapısını, ustabaşının yüzünü, vardiya düdüğünü, ücretin hangi masada kesildiğini bilirdi. İtiraz edeceği makam da sömürüldüğü yer kadar görünürdü. Dijital emek rejimi bu eski manzarayı dağıttı. Bugünün kuryesi, sürücüsü, depo işçisi ya da çevrim içi çalışanı çoğu zaman emri veren kişiyle karşılaşmıyor. Telefonunda beliren görev, değişen ücret, düşen puan, kapanan hesap ve yönü yeniden hesaplanan rota onun yeni çalışma talimatnamesi. Patron ortadan kaybolmadı. Patronluk, insan bedeninden ayrılarak sisteme gömüldü. Çağın büyük dönüşümü burada başlıyor. Komuta sürüyor, komutan görünmezleşiyor.

Algoritmik yönetim yalnız platform ekonomisinin tuhaf bir yan ürünü sayılmamalı. İş dağıtımı, çalışma hızının izlenmesi, hedef koyma, performans değerlendirmesi, ödül ve yaptırım gibi klasik yöneticilik işlevleri çok farklı sektörlerde yazılıma devrediliyor. Artık söz konusu olan kuryelerin veya taksi sürücülerinin kenarda kalmış çalışma biçimi değil, yönetimin kendisindeki dönüşümdür. Kapitalizm eski fabrikayı dijitalleştirmekten daha ileri bir şey yapıyor. Yönetimi parçalarına ayırıyor, ölçülebilir olan her parçayı makineye teslim ediyor. İnsan yöneticinin keyfîliği azalabilir. Buna karşılık işçinin karşısındaki iktidar daha sürekli, daha ayrıntılı ve daha az müzakere edilebilir hâle geliyor. Bir amirin bakmadığı an illaki vardır. Sistemin bakmadığı an ise giderek azalıyor.

GÖRÜNMEZLEŞEN PATRON

Bu rejimin en parlak buluşu, işçiye özgürlük görüntüsü altında maliyet yüklemektir. Kurye motosikletinin sahibidir. Sürücü otomobilini getirir. Serbest çalışan bilgisayarını, internetini, zamanını ve çalışma mekânını kendisi sağlar. Eski fabrikanın sermaye harcamasının bir bölümü çalışanın omzuna taşınır. Buna rağmen müşteri ağına, fiyatlama düzenine, sipariş akışına, performans verisine ve iş dağıtım mekanizmasına platform hükmeder.

Ortaya tuhaf bir sınıfsal şekil çıkar. Masrafa gelince girişimcidir, gerçekte ise bağımlı bir çalışandır. Bu yeni insanı “kendi işinin patronu” diye adlandırmak hukuki bir etiket olabilir fakat ekonomik gerçeği açıklamaz. Risk aşağıya inerken karar yukarıda kalır. Yeni proletaryanın ayırt edici özelliği üretim aracından bütünüyle yoksun olması değil, koordinasyon araçlarına sahip olmamasıdır.

Fabrika çağında sermayenin kudreti makineye, binaya ve hammaddeye sahip olmaktan geliyordu. Platform çağında başka bir mülkiyet türü yükseliyor: Erişimin mülkiyeti. Müşteriye kim ulaşacak, hangi iş kime görünecek, hangi sürücü hangi bölgeye yöneltilecek, kimin puanı düşecek, kimin hesabı öne çıkacak? Bunların cevabı ağın içinde saklıdır. 21. yüzyılın fabrikası artık yalnız bina ve makine değildir. Yeni sermayedar üretim aracını işçiye bırakıp pazara açılan kapının anahtarını elinde tutabilir.

ÜCRET, ZAMAN VE SORUMLULUĞUN ÇÖZÜLÜŞÜ

Ücret de bu dönüşümden kurtulmuyor. Sanayi toplumunun ücreti sert ve çoğu zaman adaletsizdi, yine de görünür bir ölçüye dayanırdı. Saat, vardiya, parça başı iş, maaş... Veri ekonomisi emeğin fiyatını giderek hareketli bir hedefe dönüştürüyor. Aynı işin değeri talebe, saate, konuma, davranış geçmişine ve sistemin elindeki başka verilere göre değişebiliyor. Daha ileri aşamada mesele “Bu iş kaç para?” sorusundan kopuyor. Sistem, “Bu kişi bu işi en düşük hangi bedelle kabul eder?” sorusuna yaklaşabiliyor. Bu, ücret tarihinde sessiz bir kırılmadır. Eşit işe eşit ücret ilkesi burada yalnız aşınmıyor. Ücretin ortak bir ölçü olduğu fikri çözülüyor.

Zaman da parçalanıyor. Sipariş bekleyen kurye, çağrı bekleyen sürücü, iş ilanlarını yenileyen serbest çalışan görünürde çalışmıyor olabilir. Oysa hayatının bir bölümünü platformun muhtemel çağrısına tahsis etmiştir. Platform, ihtiyaç duyduğu anda erişebileceği bir insan havuzunu sürekli hazır tutar ve bu hazırlığın maliyetini mümkün olduğunca kendi bilançosunun dışında bırakır. Fabrika işçinin zamanını satın alıyordu. Platform, işçinin zamanına gerektiği anda erişme imkânını satın almadan elde etmeye çalışıyor.

Daha derin kırılma sorumlulukta yaşanıyor. Geleneksel patronun zulmü şahsiydi. Kararının bir yüzü, bir imzası, hiç olmazsa bir kapısı vardı. Algoritmik iktidarda çalışan çoğu zaman sonucu görüyor, gerekçeyi göremiyor. Görev gelmiyor, kazanç düşüyor, sıralama değişiyor, hesap askıya alınıyor. Cevap kısalıyor. Sistem böyle buyurdu; bu kadar. Ardından kararın öznesi sisin içine çekiliyor.

Sorumluluğu buharlaşmış bir iktidar, dijital çalışma rejiminin en ciddi siyasi problemidir. Uluslararası çalışma hukukunun ve Avrupa düzenlemelerinin otomatik kararlar karşısında açıklama, insan denetimi ve itiraz hakkını gündeme alması boşuna değildir. Hukuk, makinenin karar verebildiği yerde muhatabın kaybolamayacağını fark etmeye başladı.

YENİ EMEK MÜCADELESİNİN EŞİĞİ

Eski ustabaşının bazı işleri müşteriye de devredildi. Verdiğimiz yıldız, puan, yorum ve şikâyet yalnız tüketici kanaati değildir. Çalışanın dijital siciline akan yönetim verisidir. Şirket, milyonlarca müşteriyi ücretsiz performans gözlemcisine dönüştürebilir. Denetim böylece merkezden çevreye yayılır. İşçi tek bir patronun bakışı altında yaşamaz. Müşteri, yazılım ve veri tabanı birlikte çalışan dağınık bir yönetim aygıtının içine girer. Fabrikanın duvarları yıkılmıştır, fabrikanın disiplini ise bütün şehre dağılmıştır.

Yeni proletaryanın trajedisi patronsuz kalması değildir. Patronun yetkilerinin korunup yüzünün ortadan kaldırılmasıdır. Geleceğin emek mücadelesi de tam burada şekillenecek. Teknolojiye karşı insanı savunmak yetmeyecek. Karar verme kudretinin karşısına hesap verme mecburiyetini yeniden koymak gerekecek. Risk taşıyanın söz hakkı, verisi kullanılanın bilgi hakkı, geliri algoritmayla belirlenenin açıklama hakkı olacak.

Geleceğin emek siyaseti fabrikanın kapısında başlamayacak. Kodun görünmediği, fiyatın kişiselleştiği, bekleyişin çalışmadan sayılmadığı o sessiz eşikte başlayacak.

Başlıklar :ToplumHayatAktüel
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026