ABD-İsrail ittifakının İran ile yürüttüğü savaşta 21’inci güne girilirken, sahadaki askeri hareketlilik kadar savunma sanayiinde üretim kapasitesi ve tedarik zinciri dayanıklılığı da tartışılıyor. Özellikle Çin kaynaklı kritik minerallere olan bağımlılık, ABD açısından stratejik bir kırılganlık olarak dikkat çekiyor.
Savunma sanayi veri ve analiz şirketi Govini tarafından hazırlanan kapsamlı raporda; Amerikan ordusuna ait yaklaşık 1.900 farklı silah sisteminin üretim sürecinde Çin menşeli bileşenlerin önemli bir paya sahip olduğu belirtiliyor. Pekin yönetiminin ihracat kısıtlamaları uyguladığı galyum, germanyum, tungsten ve tellür gibi kritik mineraller Amerikan silah sistemlerinin yüzde 78’inde temel bileşen olarak kullanılıyor. Savunma sanayiinde hayati öneme sahip germanyumun yüzde 82,4’ü, tellürün ise yüzde 91,2’si doğrudan Çin’den tedarik ediliyor. Askeri mühimmatın vazgeçilmezi olan antimuanın yalnızca yüzde 19’u Çin dışındaki kaynaklardan sağlanabiliyor.
SİLAH ÜRETMEK İÇİN KRİTİK MİNERALLERDE RAKİBİNE BAĞIMLI
F-35 savaş uçaklarında yer alan aktif faz dizi radarlar ile elektronik harp sistemlerinde kullanılan galyum nitrat çiplerindeki Çin egemenliği operasyonel kabiliyeti doğrudan tehdit ediyor. Aynı bileşenlerin THAAD gibi gelişmiş füze savunma sistemlerinde de kritik rol oynadığı biliniyor. Galyum gibi yarı iletkenlerin tedarikinde yaşanacak en küçük aksamanın ABD'nin İsrail'i korumada kullandığı THAAD füze savunma sistemleri gibi platformların performansında belirleyici olacağı dile getiriliyor. Analistler, Pekin yönetiminin alabileceği olası yeni kısıtlama kararlarının ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) içerisinde ciddi üretim krizlerine yol açacağını savunuyor.
STOKLAR İRAN SAVAŞIYLA ERİDİ
Mart 2026 itibarıyla Orta Doğu sahasından gelen veriler, Pentagon’un mühimmat yönetiminde kritik eşiklere yaklaşıldığını gösteriyor. Çatışmaların yoğunluğu nedeniyle harcanan milyarlarca dolarlık hassas güdümlü mühimmatın, ABD’nin küresel aktif stoklarının yüzde 45’ini "operasyonel risk" bölgesine çektiği değerlendiriliyor. Ayrıca bölge savunmasının bel kemiği olan Patriot stoklarındaki doluluk oranının, bazı stratejik depolarda planlanan seviyelerin yüzde 25’ine kadar gerilemesi, Pentagon planlamacılarını zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor. Ya İran sahasındaki operasyonel tempo düşürülecek ya da Çin'e karşı Pasifik'teki caydırıcılıktan ödün verilecek. Mevcut sanayi kapasitesiyle, harcanan askeri mühimmatların yerine konmasının, tedarik zincirindeki darboğazlar nedeniyle en az 3 ile 5 yıl arasında süreceği tahmin ediliyor.
200 MİLYAR DOLARLIK ACİL REÇETE
ABD Savunma Bakanlığı'nın İran'a yönelik saldırıları finanse etmek, mühimmat açıklarını kapatmak ve üretim hatlarını hızlandırmak amacıyla 200 milyar dolardan fazla bütçe talebi için Beyaz Saray'a başvurduğu öne sürüldü. “Made in America” ve “Mühimmat Hızlandırma Konseyi” gibi girişimler ham madde krizini aşma çabasının bir parçası olarak öne çıksa da uzmanlar yalnızca finansal desteğin yeterli olmayacağı görüşünü taşıyor. Mevcut tablo, modern savaşlarda askeri gücün yanı sıra ham madde bağımlılığı ve tedarik zinciri kontrolünün de belirleyici hale geldiğini ortaya koyuyor.