Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın katılımıyla, bakanlık ve Albayrak Medya iş birliğinde düzenlenen "Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi" sektör paydaşlarını bir araya getirdi. Zirvenin açılışında konuşan Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, kendi kendine yetebilen, üretim gücünü koruyan ve tedarik zincirlerini kesintisiz yöneten ülkelerin ekonomik dalgalanmalara karşı daha güçlü bir duruş sergilediğini söyledi.
1 MİLYON MÜŞTERİYE 895 MİLYARLIK FİNANSMAN
Tarımı her zaman öncelikli alanlardan biri olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Çakar, "Tarımda sürdürülebilirliği sağlamak, çiftçimizin refahını artırmak, teknolojik dönüşümü ve mekanizasyonu etkin şekilde kullanarak verimliliği en üst düzeye çıkarmak adına tüm paydaşlarla yakın bir iş birliği içerisinde çalışıyoruz" dedi. Banka olarak bugün itibarıyla 1 milyonu aşkın müşteriye 895 milyar lira tarımsal kredi kullandırdıkları bilgisini veren Çakar, bankanın tarım sektöründe kullandırdığı kredilerin pazar payının yüzde 70 civarında olduğunu kaydetti. Çakar, Türkiye'nin coğrafi konumu, üretim kültürü, genç nüfusu, verimli topraklarıyla tarımsal üretimde önemli bir ülke konumunda olduğunu ifade ederek, "Bu potansiyeli ortaya çıkarmak için verimli işletmelere, sürdürülebilir üretim modelleri ve güçlü finansman destek mekanizmalarına ihtiyaç var" dedi.
GÜÇLÜ YAPI İÇİN BANKACILIK ÖNEMLİ
Artan dünya nüfusu, iklim değişikliği, su ve doğal kaynaklar üzerinde oluşan baskının tarımın stratejik önemini her geçen gün daha da artırdığını belirten Çakar, "Geldiğimiz noktada, finansal sistem ve özellikle bankacılık sektörünün tarımın finansmanında önemli bir rol göstermesi kaçınılmazdır" değerlendirmesinde bulundu. Ekonominin daha güçlü bir yapıya ulaşmasında bankacılık sektörünün çok önemli bir işlevi olduğuna değinen Çakar, Ziraat Bankası olarak tarım, imalat, ihracat, savunma sanayisi, turizm ve enerji başta olmak üzere tüm stratejik sektörleri ülkenin makroekonomik politikalarıyla uyumlu ve güçlü bir şekilde desteklediklerini dile getirdi.
Ekonomik istikrarın temel unsuru
Savunma sanayii kadar tarımın da kritik olduğunu belirten Çakar, şunları kaydetti: "Raporlar tarım sektörünün sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda küresel ekonomik istikrarın ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu söylüyor. Üreticimizin ve tarımsal sanayimizin yanında olmayı, verimli bir üretim ekosistemi kurmayı kendimize görev edindiğimizi ve tarım sektörüne bütüncül bir yaklaşımla sağlamış olduğumuz finansal desteği daha güçlü şekilde vermeye devam edeceğimizi vurgulamak istiyorum."
Devlet piyasa fiyatına da müdahale etmeli
Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, tarımın insanın hayatta kalmasıyla doğrudan ilgili bir sektör olduğunu belirtti.
Canikli, devletin sadece üretim aşamasında değil piyasa fiyatının ya da piyasanın oluşumu aşamasında da tarıma, tarım ürünlerinin tamamına etkin bir şekilde müdahale etmesi gerektiğini dile getirdi.
Canikli, Türkiye'de 2003'e kadar tarımın bu anlamda hak ettiği önemi ve hassasiyeti hiçbir zaman görmediğini aktararak, Türkiye'nin fındık üretimi üzerinden örnek verdi. Dünya fındık üretiminin yüzde 75'ini Türkiye'nin gerçekleştirdiğini ve üretilen fındığın yüzde 80'ini de ihraç ettiği bilgisini paylaşan Canikli, "Üretimini domine ettiğimiz böyle bir üründe fiyat politikası nasıl yürütülmesi gerekir? Elbette ülkemizin ve üreticinin menfaati açısından fındık fiyatının olabildiğince yüksek belirlenmesi gerekir. Üretimin yüzde 75'ini biz gerçekleştiriyoruz. Ürettiğimizin yüzde 80'ini de ihraç ediyoruz" dedi. Türkiye'nin yıllık 220, 230 ve 240 bin ton civarında iç fındık ihracatı yaptığına dikkat çeken Canikli, şöyle devam etti: "2003'e kadar bu miktar fındığın ihracatından elde ettiğimiz toplam gelir 600-700 milyon dolar, ortalamasını aldığınız zaman 650 milyon dolar. 2003'ten bugüne kadar yine aynı miktar fındığın ihracatından elde ettiğimiz ortalama gelir 1,8 milyar dolar ortalama. Bunun anlamı şu, yani 23 yılda Türkiye yine aynı miktar fındığı ihraç ederek toplam aşağı yukarı 20 milyar doların üzerinde nakit reel bir gelir elde etmiştir."
TARIM VE GIDA STRATEJİK GÜÇ
Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi'nde konuşan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü de bu platformların ortak aklı güçlendirme, hedefleri belirleme, "Türkiye Yüzyılı" hedeflerine katkı sağlama açısından çok önemli olduğuna inandığını söyledi. "Türkiye Yüzyılı" vizyonunda tarım ve gıda endüstrisinin ayrılmaz bir bütünün parçaları olduğunu belirten Tütüncü; tarım ve gıdanın sadece bir sektör değil, stratejik güç alanları olduğuna dikkat çekti.
ÜRETİMİ MERKEZE ALMALIYIZ
Tütüncü, "Tarım ve gıda yalnızca bir sektör değil, stratejik güç alanlarıdır. Bu yüzdendir ki bugün tarım ve gıda endüstrisi üretimi merkeze alan, üreticiyi güçlendiren, gıda arz güvenliğini garanti altına alan, dijital kaynakları koruyan ve verimliği önceliklendiren, dijitalleşmeyi hızlandıran küresel rekabet gücü büyük bir yapı olarak el alınmaktadır" diye konuştu. Tütüncü, gıda sektöründeki 82 yıllık birikime sahip bir holding olarak toprağın sağlığı olmadan üretim olmayacağını çok iyi bildiklerini vurguladı. Üretimin sürdürülebildiği olmadan da ekonomik ve sosyal refahın mümkün olmadığını ifade eden Tütüncü, "Yıldız Holding olarak tarımı sadece tedarik zincirimizin ilk halkası olarak değil ülkemizin istikrarlı büyümesi, toplumsal refahın teminatı ve stratejik bir öncelik olarak görüyoruz" dedi.
ÜRETENİ BAŞIMIZIN ÜZERİNDE TAŞIRIZ
Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü, Türkiye’nin ikinci yüzyılında ilerlerken her alanda daha güçlü, planlı ve iddialı bir üretim anlayışı inşa ettiğini belirtti. Hanönü, "Tarım sektörü de bu büyük yürüyüşün en stratejik başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Ülkemizin verdiği çetin mücadelelerde her zaman milletin ve devletin yanında yer aldık. Bu ülkenin aydınlık yarınları için gece gündüz demeden çalıştık, çalışmaya devam ediyoruz. Üreten, istihdam oluşturan, bu ülke için taş üstüne taş koyan girişimcilerimizi her zaman başımızın üzerinde taşıdık" diye konuştu.