Bu davayı omuzlayacak bir Tayyip Erdoğan hep olur

Cumhurbaşkanı Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanı seçildiği 2023 seçimlerinin üçüncü yıl dönümüne denk gelen grup toplantısında ‘dava ve hizmet’ vurgusu yaptı. Bu hareketin millet, memleket, Büyük Türkiye ve ümmet davası olduğunu belirten Erdoğan, “Her zaman şunun idrakinde olduk: Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir. Bize düşen, bizden öncekilerden devraldığımız sancağı yere düşürmeden bizden sonrakilere devretmektir” dedi.

Nur Banu Aras
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda “Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir” diyerek dava ve hizmet vurgusu yaptı. 14 Mayıs 2023’teki 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nin üzerinden 3 yıl geçtiğini hatırlatan Erdoğan, “Yine yaklaşık 3 ay sonra, 14 Ağustos’ta AK Partimizin kuruluşunun 25’inci yıl dönümünü kutlayacağız. Yaklaşık 5 ay sonra da kesintisiz iktidarımızın 24 yılını dolduracağız” diye konuştu.

AÇIK YÜREKLİLİKLE KONUŞACAĞIM

AK Parti’nin kuruluşu ile bugüne kadar yaşanan siyasi süreçlere ilişkin videonun izletilmesinin ardından Erdoğan, şunları söyledi: “Değerli yol ve dava arkadaşlarım, bugün sizlerle biraz dertleşmek, kalbimle kelamım arasına perde koymadan açık yüreklilikle konuşmak istiyorum. Bugün özellikle gözlerinin ışıltısı her zaman yüreğimizi ısıtan gençlerimizle hasbihal etmek, gönlümden geçenleri onlarla paylaşmak arzusundayım.”

HAPİSLERDE YATTIK

“Biz bu yola çıkarken, uzun bir yola çıktığımızın, menzili çok, geçidi yok bir yola çıktığımızın, derin sulardan geçeceğimiz bir yola çıktığımızın idrakiyle, şuuruyla, bilinciyle çıktık. Kimse bize ‘Kolay olacak’ demedi. En başta karşımızda merhum Menderes’in, Polatkan’ın, Zorlu’nun talihsiz hatıraları duruyordu. Kimilerimiz işkencelerden geçti, kimilerimiz hapislerde yattı.”

KORKMADIK, VAZGEÇMEDİK

“Partilerimiz kapatıldı. Siyasi yürüyüşlerimiz engellendi. Yok sayıldık, ötelendik, dışlandık. Hiçbir zaman korkmadık, vazgeçmedik. Çünkü bu hareket bir kişiye, bir gruba çıkar sağlama hareketi değildir. Bu hareket kişisel rant peşinde koşan bir hareket değildir. Bu hareket köksüz bir hareket değildir. Bu hareket en başından itibaren millet, memleket, büyük Türkiye davasıdır. Bu hareket ümmet davasıdır.”

NİCE BADİREYİ ATLATTIK

“Daha kurulduğumuz andan itibaren partimizi saf dışı bırakmak, hükümetimizi yıkmak için darbe senaryoları yazıldı. Muhtıralar gördük, sokak hareketleri gördük. Yargı darbelerine, silahlı darbe girişimlerine, terör saldırılarına maruz kaldık. Huzur ortamını, güven ortamını, istikrarı, ekonomiyi, demokrasiyi hedef alan nice saldırıların, suikast girişimlerinin hedefi olduk. Bunlar sizin gördükleriniz, halkımızın gördükleri. Görünmeyen nice saldırıyı, nice badireyi atlattık. Neydi derdimiz? Boyun eğebilirdik. Teslim olabilirdik. Uyum sağlayabilirdik. Suyuna gidebilirdik. ‘Ağamsın, paşamsın’ diyebilirdik. Ama biz bunu yapmadık.”

BİR HAYALİN PEŞİNDEYİZ

“Biz yollara düştük. Biz bir hayalin peşinde koştuk. Çünkü biz şunu biliyorduk: Tarihe, ecdada, şehitlerimize, ümmete, mazlumlara, yolda kalmışlara, yoksullara, aziz milletimize, aziz memleketimize bir borcumuz var. O borcu ödemek için can vermek mi gerekiyor? ‘Hiç tereddüt etmeyiz, gerekirse o canı da veririz’ diyerek bu yollara revan olduk.”

SANCAK DÜŞMEYECEK

“Her zaman şunun idrakinde olduk: Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir. Bize düşen, bizden öncekilerden devraldığımız sancağı yere düşürmeden bizden sonrakilere devretmektir. Bizim davamız, misyonumuz, arzumuz, gayemiz, amacımız işte budur. Yarın ruz-i mahşerde huzura vardığımızda vazifesini hakkıyla yapmış olmanın yüz akına sahip olabilirsek bu bize ziyadesiyle yeter. Gayrısı boştur, laf-ı güzaftır.”

Çok ihanet gördüm

“Bizden öncekiler bu davaya ve harekete ömürlerini verdiler” diyen Erdoğan, şöyle konuştu: “O dava taşını eğilmeden, bükülmeden taşıdık ve taşımaya da devam ediyoruz. Biz üzerimizde milletin, memleketin, ümmetin mesuliyetini taşıyoruz. Kimilerine bu kolay gelebilir. Hariçten gazel okumak, mesuliyet makamında olmadan ahkam kesmek, sırça köşklerde teori üretmek, hayallerle yaşamak kolay. Biz kolayı değil, zoru, çileyi, mücadeleyi seçtik. Kendi siyasi tarihim boyunca çok ihanet gördüm, çok vefasızlık, çok nankörlük gördüm. Varsın olsun. Unutmayın: Hak bilsin, halik bilsin, bize bu yeter. Bir mazlum bize ‘Allah sizden razı olsun’ dediyse biz payelerin en yükseğine erişmişiz demektir.”

Hiç ölümle burun buruna geldiniz mi?

Mükemmel olmadıklarını, günahsız, kusursuz, hatadan münezzeh olmadıklarını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Şimdi sağdan, soldan, klavye kahramanları, AK Parti’nin bu kadronun açtığı yolda, tesis ettiği iklimde refah ve konfor ortamında sıcak yataklarından, rahat koltuklarından ahkam kesiyor olabilirler. Bunlara soruyorum, siz hiç hayatınızda risk aldınız mı, kavgaya girdiniz mi, ölümle burun buruna geldiniz mi? Menderes’in akıbeti gözünüzün önünde dururken hayatınızda hiç canınızdan, serinizden vazgeçecek bir harekete dahil oldunuz mu? Biz bu yola çıkarken de bu yolda yürürken de Türkiye’nin yakın tarihine bakarak hapislere düşmeyi, işkence görmeyi, suikastlara hedef olmayı hatta idam edilmeyi göze alarak girdik.”

TEK DE KALSAM BU YOLDA YÜRÜRÜM

“Peki bizi acımasızca ve insafsızca eleştirenler, siz ne yaptınız? Hangi bedeli ödediniz? Yola çıkarken bu sevdaya bunun da dahil olduğunu bilerek çıktık. Dünyanın dört bir yanında, Filistin’den Suriye’ye, Arakan’dan Afrika’ya bizim için ellerini semaya açan yüz milyonlar var. Hepsinin umudunu, hepsinin emanetini taşıyoruz. Ama şunu da bilmesini istedim, tek başıma kalsam dahi, ‘Bu yol hak yoldur, dönmek bilmez yürürüm’ der bu yolda sabırla yürümeyi sürdürürüm.”

Yeni zaferlere imza atacağız

Cumhur İttifakı'na değinen Erdoğan, şöyle devam etti: “15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı’yla yeni başarılara, yeni zaferlere imza atacağız. İttifak ortağımız MHP ile el ele, omuz omuza verecek her metrekaresinde huzurunun, güvenliğin, refahın ve kardeşliğin olduğu bir Türkiye’yi adım adım inşa edeceğiz. En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecimizi ortak akılla, sağduyuyla, samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız. Devletimizin ilgili kurumları, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor.”

Özel’den tazminat kazandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle açtığı davada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den tazminat kazandı. Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın, Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, 5 Temmuz 2025’te yaptığı konuşma nedeniyle Özel'in Erdoğan'a 300 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmettiğini belirtti.

Ateşkes müspet, yapıcı girişimleri destekliyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü. Görüşmede, Türkiye-ABD ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı. Erdoğan, görüşmede, bölgedeki çatışmada ateşkesin uzatılması kararını müspet bir gelişme olarak gördüğünü, ihtilâflı konularda makul bir çözümün mümkün olduğuna inandığını, yapıcı girişimlere desteğin süreceğini ifade etti. Suriye'de istikrarın kök salmasının tüm bölge için önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'ye yönelik desteğinin aralıksız süreceğini, Lübnan'daki durumun kötüleşmesinin önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti. NATO Ankara Zirvesi hazırlıklarının sürdüğünü belirten Erdoğan, Zirve'nin her açıdan başarılı geçmesi amacıyla azami gayret gösterildiğinin altını çizdi. Trump'a, önceki gün ABD'nin San Diego kentindeki bir camiye düzenlenen menfur saldırı nedeniyle taziyelerini ileten Erdoğan, Türkiye'nin hangi dini gruba yönelik olursa olsun, bu tür nefret suçlarına karşı olduğunu ifade etti.

TRUMP: VERİMLİ GÖRÜŞME

Trump da Erdoğan ile görüşmesi hakkında, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok verimli bir telefon görüşmesi yaptım. Aramızda çok iyi bir ilişki var. Kendisi güçlü biri, ama onunla başka kimsenin sahip olmadığı bir ilişkim var" ifadelerini kullandı. Trump, "Bence kendisi çok iyi bir müttefik oldu. Bazıları bundan şüphe duyabilir, ama bence harika bir müttefik oldu ve halkı ona saygı duyuyor" diye konuştu.

CHP, seçmenini utandıran parti oldu

Kocaelispor Stadyumu’nda düzenlenen Gençlik Şöleni’ne değinen Erdoğan, şu değerlendirmeleri yaptı: “Gençleri, ‘sarf malzemesi’ olarak yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin AK Parti’nin gençlerle kurduğu hasbi ve harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir. Unutmayın, tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş. Bunlar da Gençlik Şöleni’mize çamur ve iftira atarak kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derdindeler. Bir senedir oradan oraya sürükledikleri CHP’li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladılar. Üzülerek görüyoruz ki, Cumhuriyet’i kurmakla övünen CHP üç beş kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline döndü. Sokağa çıkmaya yüzleri yok, vatandaşın bilhassa da gençlerimizin yüzüne bakacak halleri yok. Tüm öfkeleri bu hakikatin gençlerimiz tarafından da biliniyor olmasıdır. Gençlerimiz, ağızlarından liyakati düşürmeyenlerin yönettikleri belediyeleri nasıl arpalığa çevirdiklerini çok net görüyor.”