Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemre Vakfı Tanıtım Programı'nda açıklamalarda bulundu.
"Gözlerinin ışıltısı yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini saygıyla selamlıyorum.
Sizler söz konusu afetle mücadele olunca sağına soluna bakmadan ben varım diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz.
Bugün ülkemizin 81 iline yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığım siz cemrelerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.
Şunu burada tüm samimiyetimle ifade etmek isterim. Siz genç kardeşlerime bakınca havanın suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını görüyorum.
Gençlerle yürümek ayrı bir gurur. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeye, hayat tarzı haline getiren yüksek bir sorumluluk bilinci görüyorum.
Kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için cemre olmaya adayan sizleri ve Cemre Vakfımızı tebrik ediyorum.
Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir.
Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere, daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz.
Hızlı kirlenme ürkütücü boyutta
Hava su ve toprak artık ürkütücü bir boyuta ulaşan bu ürkütücü kirlenmeden payını alıyor. 40 50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken örneğin mikro plastikler deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri haline geliyor sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe yaklaşık dört asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor.
Kurdun kuşu dağın taşı örtü böceği çiçeğin ağacın suyun havanın toprağı tabiatta her varlığı hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz.
Agresif büyümenin tüketim çılgınlığını sömürüye dayalı konforun zenginliği ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek.
Çevre bilinci aynı zamanda bir vatan bilincidir, çevre bilinci aynı zamanda bir ağır olma bilincidir, çevre bilinci aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir, çevre bilinci aynı zamanda kendimizi insan olduğumuzun farkına varma bilincidir, çevre bilinci kainattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre vakfı ve cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum.
'Çöp, çamur, çukuru biz halettik'
İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığımızdan beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduk. Hatırlayın. Şu kavram fakire aittir; 'Çöp, çukur, çamur' bunu biz hallettik. Kötü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç'i tekrar Boğaz'ın incisi haline getirdi.
Çöp dağlarının patladığı İstanbul'u ülkemizin en temiz şehirlerinden biri haline getirdik. Sadece beş ilimizde kullanılan doğal gazı 81 vilayetimize yayarak şehirlerimizin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdük.
Rüzgar ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını %62’ye çıkardık.
Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi, bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü. Çevre projelerimizin çatısını sıfır atık anlayışı oluşturuyor. Bu hareket bize şunu öğretiyor: Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz; aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz.
'Her türlü desteği vereceğiz'
İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz. Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas’ta zeytin ağacı kıyımı yapanların, yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkûm edenlerin; kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hale getirmelerine fırsat vermeyeceğiz.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Yılın ilk cemresinin havaya düştüğü bu günlerde Türkiye’nin cemreleriyle bir araya gelmekten duyduğum bahtiyarlığı tekrar ifade etmek istiyorum. Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyor, Rabbimden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfı’nın faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyor, ülkemizin dört bir yanından gelen siz gençlerimize teşekkür ediyorum."