Tarafların yargılama sırasındaki usul işlemlerine yeni ve kesin bir sınır getirdi. Bu kararla birlikte, dava dilekçesinde başlangıçta yer almayan bir talebin yargılama aşamasında “kısmen ıslah” yoluyla davaya dahil edilmesinin önü kapatıldı. Düzenlemenin temel amacı, davaların gereksiz yere uzamasını engellemek. Dava sürelerini kısaltarak adaletin çok daha hızlı tecelli etmesini sağlamak.
UYGULAMAYA SON VERİLDİ
Türk hukuk sisteminde “ıslah”, tarafların dilekçelerinde yaptıkları usul işlemlerini bir defaya mahsus olmak üzere tamamen veya kısmen düzeltmelerini sağlayan hukuki bir kurum olarak biliniyor. Dava süresince yalnızca tek bir kez kullanılabilen bu hak sayesinde taraflar, iddia ve savunmalarını sonradan değiştirebiliyor veya genişletebiliyordu. Ancak Yargıtay’ın aldığı bu yeni içtihadı birleştirme kararıyla birlikte, bu hakkın sınırları net bir şekilde çizildi ve dava dilekçesinin tamamen dışında kalan yepyeni bir talebin kısmi ıslah kurumu kullanılarak sonradan dosyaya eklenmesi uygulamasına son verildi.
TÜM TALEPLER AÇIKÇA BİLDİRİLMELİ
Kararının gerekçesinde, davacıların dava açarken taşıdıkları sorumluluklara ve sürecin ciddiyetine dikkat çekildi. Gerekçeli kararda, davacının dava dilekçesini hazırlarken tüm taleplerini baştan düşünmek zorunda olduğu vurgulandı. Hangi husus ya da hususlarda hukuki koruma isteniyorsa, bunun dilekçede açıkça bildirilmesi gerektiğinin altı çizildi. OĞUZHAN ÜRÜŞAN