CHP'de mutlak butlan senaryoları güç kazandıkça, Kemal Kılıçdaroğlu parti içi arka kapı diplomasisini artırmaya başladı. Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları kapsamında görevden alınan belediye başkanlarının yerine seçilen CHP'li belediye başkan vekillerine, kendisine yakın isimler üzerinden mesaj gönderen Kılıçdaroğlu, “Sizler belediye başkanısınız. Vekil dahi olsanız başkan sizlersiniz. Onun için belediyeleri yönetmelisiniz” çağrısında bulundu.
BELEDİYEYİ BİZZAT SEN YÖNET
Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan'a “İstanbul’u onlara bırakma, belediyeyi bizzat yönet” çağrısında bulunup, “Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun talimatlarını yerine getirme” mesajını ilettiği ileri sürüldü. Böylesi bir dönemde gelen fiili başkanlık vurgusu, Kılıçdaroğlu’nun yerel yönetimlerde kontrol alanını yeniden genişletme hamlesi olarak yorumlandı.
İBB SİLİVRİ’DEN YÖNETİLMEZ
İBB’nin Silivri’den yönetilmesinden rahatsız olduğunu, arınmayan ve aklanmayan, üzerindeki şüpheyi kaldıramayanların belediye yönetimlerinde hâlâ faal olmasından huzursuzluk duyduğunu yakın çevresine ileten Kılıçdaroğlu’nun, bu durumu belediye başkanvekillerine iletmelerini istediği öğrenildi. Genel Merkez’e yakın isimler ise parti içi uzlaşmayla seçilen başkan vekillerinin mevcut yönetim çizgisini sürdüreceğini savundu.
Cumhurbaşkanı’na hakaretten 11 ay hapis
- Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2013 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle Mersin'de yargılandığı davada karar çıktı. Mersin 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada mütalaasını veren savcı, Kılıçdaroğlu'nun “kamu görevlisine karşı hakaret” suçundan cezalandırılması yönünde görüş sundu. Kılıçdaroğlu'nun avukatı aracılığıyla mahkemeye sunduğu yazılı savunması okunduktan sonra hakim, 2013'teki sözleri nedeniyle Kılıçdaroğlu'na “kamu görevlisine karşı hakaret” suçundan 11 ay 20 gün hapis verilmesine hükmetti. Hükmün açıklanmasının geri bırakıldı.