Ramazan bizi tazelesin

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Ramazan mesajında, bu yılki Ramazan ayı temasının “Ramazan, Cami ve Hayat” olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Ramazan ayı Müslümanlar için bir arınma mektebidir. İslam dünyası olarak bu mektepten tazelenmiş ve bilinçlenmiş bir şekilde çıkmamız gerekir.”

Fotoğraf: Arşiv

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, rahmet ve bereket ayı Ramazan'ın Müslümanlar için arınma mektebi olduğunu vurguladı. Ramazanın Müslümanları takva ile buluşturduğuna dikkat çeken Arpaguş, “Ramazan ve oruç ibadeti bizlere, Allah’a karşı haşyetten neşet eden sorumluluk bilinci olan takvayı kuşanmamızı ve böylece Rabb’imize, kendimize, çevremize ve bütün mahlukata karşı sorumluluklarımızın idrakiyle yaşamamızı sağlamaktadır. Hulasa, Ramazan ayı Müslümanlar için bir arınma mektebidir. İslam dünyası olarak bu mektepten tazelenmiş ve bilinçlenmiş bir şekilde çıkmamız gerekir” diye konuştu. Argaguş, “Bugün İslam dünyasının içinde bulunduğu durum göz önüne alındığında, bizi ayrıştıran bütün olumsuzlukları geride bırakmış, kardeşlik hukukunu ikame etmiş, takva elbisesine bürünmüş bir ümmet olarak bu mektepten mezun olmamız elzemdir. İnanıyorum ki Ramazan'ı ve ondaki ibadetleri hayatın tamamına yön veren bir ahlaka dönüştürdüğümüzde bu kutlu mevsim, hem fert hem toplum olarak dirilişimize vesile olacaktır” ifadelerini kullandı.

MABET İLE HAYAT ARASINI GÜÇLENDİRECEĞİZ

Bu yılki Ramazan ayı temasının "Ramazan, Cami ve Hayat" olduğunu hatırlatan Arpaguş, "Bu temayı belirlememizin gerekçelerinden biri de Mescid-i Nebevi örneğinden hareketle, mabet ile hayat arasındaki kopmaz bağı güçlendirmek, camilerin kuşatıcı, kapsayıcı ve birleştirici yönüne vurgu yapmaktır. Camilerimizde ve mescitlerimizde özellikle Ramazan ayının manevi ağırlığına uygun olarak daha bir anlam kazanan vaazları, sohbetleri, mukabeleleri, Kur'an ve hadis derslerini, söz konusu bağın yeniden tesis edilmesi, güçlendirilmesi ve geliştirilmesi bakımından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bunu en iyi şekilde değerlendirmek için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

MÜSLÜMANLAR BİR OLURSA GAZZE ŞİFA BULUR

Gazze'de yaşanan insanlık dramının sadece bir coğrafyanın değil, İslam dünyasının uzun süredir içinde bulunduğu çok boyutlu krizin en acı tezahürlerinden biri olduğunun altını çizen Arpaguş, şunları kaydetti: “Bu kriz askeri ve siyasi zayıflığın ötesinde, ahlaki, fikri ve vicdani bir dağınıklığın da sonucudur. Dolayısıyla çözüm, köklü bir zihniyet değişimini ve duruş inşasını zorunlu kılmaktadır. Her şeyden önce İslam dünyası, ümmet bilincini yeniden ihya etmek mecburiyetindedir. Gazze'ye karşı duyarsız kalan bir kalbin, ümmet idrakini diri tutması mümkün değildir. Bu sebeple mezhep, etnik köken ve siyasi farklılıkları aşan bir kardeşlik zemini oluşturulmalı ve güçlendirilmelidir. İslam dünyası, yeniden iman, ahlak, adalet ekseninde toparlanıp bir olduğunda, Gazze'nin yarası da bir asırdır kanayan ümmetin yarası da Allah'ın izniyle şifa bulacaktır.”