SETA’dan Hürmüz Boğazı analizi: 'Uluslararası hukuk ciddi biçimde aşınıyor'

SETA araştırmacısı Yücel Acer, “Hukuksuzluklar Ortasında Hürmüz Boğazı” başlıklı analizinde Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin uluslararası hukukun temel prensiplerini zayıflattığını belirtti. Analizde, boğazın küresel enerji ve ticaret açısından kritik önemde olduğu vurgulandı.

Analizde, Hürmüz Boğazı’ndan geçişinin geçici olarak dahi durmasının küresel enerji fiyatlarını artırabileceği vurgulandı.

SETA, 5 Mart 2026 tarihinde yayımladığı “Odak” analizinde Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin uluslararası hukuk ve küresel ticaret üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Analizi SETA araştırmacısı Yücel Acer kaleme aldı.

Analizde, son üç yılda Ortadoğu’da özellikle İsrail merkezli gelişmelerin uluslararası hukukun temel prensiplerini ciddi şekilde aşındırdığı ifade edildi. Devletlerin egemenliğine saygı, sorunların barışçıl yöntemlerle çözülmesi ve meşru müdafaa dışında silahlı kuvvet kullanılmasının yasak olması gibi ilkelerin bölgede sistematik biçimde ihlal edildiği belirtildi.

Tedarik zincirlerinde gecikmelere yol açacak

Hürmüz Boğazı etrafında yaşanan gerilimin ekonomik boyutuna da dikkat çekilen analizde, boğazın kapanması ya da geçişlerin aksaması durumunda küresel enerji piyasalarının ciddi şekilde etkilenebileceği kaydedildi. Boğazdan büyük miktarda petrol ve LNG taşındığı, alternatif ihracat yollarının ise oldukça sınırlı olduğu ifade edildi.

Analizde, petrol ve LNG tankerlerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçişinin geçici olarak dahi durmasının küresel enerji fiyatlarını artırabileceği, nakliye maliyetlerini yükseltebileceği ve tedarik zincirlerinde gecikmelere yol açabileceği belirtildi.

Ayrıca boğazın yalnızca enerji taşımacılığı için değil küresel konteyner ticareti açısından da kritik bir konumda bulunduğuna işaret edildi. Bölgedeki Cebel Ali Limanı ve Hor Fakkan Limanı gibi limanların uluslararası ticaret ağlarında önemli aktarma merkezleri olarak faaliyet gösterdiği vurgulandı.

'İran dahil hiçbir ülke boğazdan geçen sivil gemilere saldırı düzenleme hakkına sahip değil'

Yazıda, uluslararası deniz hukukuna göre savaş zamanında dahi uluslararası boğazlardan sivil ticaret gemilerinin geçişinin kural olarak serbest tutulması gerektiği hatırlatıldı. Ancak kıyı devletlerinin kendi güvenliğini tehdit ettiğini düşündüğü yük taşıyan gemilerin geçişine sınırlı ölçüde müdahale edebileceği ifade edildi.

Analizde ayrıca İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçecek gemilere saldırı düzenleyebileceğine yönelik açıklamalarının boğazın güvenliğini fiilen ortadan kaldırdığı değerlendirmesine yer verildi. Uluslararası hukuka göre ise İran dahil hiçbir ülkenin boğazdan geçen sivil gemilere saldırı düzenleme hakkına sahip olmadığı vurgulandı.

Yazıda, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin yalnızca bölgesel güvenlik değil aynı zamanda küresel ticaret ve enerji güvenliği açısından da kritik sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.