Tedaviye direnç süreci çıkmaza sürükledi

Zeytinburnu sahilinde cansız bedenleri bulunan Fatma Nur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Anne kızın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan sürece ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bir rapor sundu. Tüm hukuki ve idari mekanizmaların işletildiği ancak annenin dış yönlendirmeler nedeniyle tedavi ve koruma sürecine direnç gösterdiği belirtildi.

Fatma Nur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler

Zeytinburnu sahilinde denizde cansız bedenleri bulunan Fatma Nur Çelik (30) ile kızı Hifa İkra Şengüler (8), Ümraniye Hidayet Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Ihlamurkuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi. Anne ve kızının ölümüyle ilgili gündeme gelen “ihmal” iddiaları üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sürece dair ayrıntılı bir rapor sundu. Buna göre, çocuğun sağlık ve güvenliğinin sağlanması amacıyla gerekli tüm hukuki ve idari prosedürlerin devreye alındığı ifade edildi. Sağlık tedbiri, danışmanlık tedbiri, hastane yatışı ve acil koruma kararı süreçlerinin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğü kaydedildi. Ancak annenin bazı sivil toplum kuruluşları ve avukatlar gibi dış yönlendirmeler nedeniyle tedaviye ve desteğe direnç göstermesinin sürecin sağlıklı ilerlemesini engellediği belirtildi.

ANNE ÇOCUĞUNU HASTANEDEN KAÇIRDI

Rapora göre, Hifa İkra Şengüler hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi’nin 1 Mart 2022 tarihli ‘Sağlık Tedbiri Kararı’, Sancaktepe Şehit Prof. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından yürütüldü. 2023 yılında istismar iddiasıyla başlatılan soruşturma dosyasına bakanlık da müdahil oldu. Yargı sürecinin halen devam ettiği belirtildi. 2025 Aralık ayında ‘Danışmanlık Tedbiri’ kapsamında yapılan görüşmelerde annenin çocuğun “iştahsız” olduğu yönündeki beyanı üzerine sağlık birimleri devreye girdi. 2026 Ocak ve Şubat aylarında çocuğun durumunun ağırlaştığı, Koç Üniversitesi Hastanesi’nde yatılı tedavi altına alındığı, serum ve ardından nazogastrik (NG) tüple beslenmeye başlandığı bildirildi. Hastane yönetiminin beyanına göre Fatma Nur Çelik, 26 Şubat'ta çocuğu alarak hastaneden tamamen ayrıldı. Hekimlerin, çocuğun psikiyatrik servisi olan bir hastanede yatılı tedavisinin zorunlu olduğu yönündeki raporlarına rağmen annenin bu süreci reddettiği aktarıldı. Raporda ayrıca, çocuğun böbrek rahatsızlığı bulunmasına rağmen yatış sürecinin dış yönlendirmelerle engellendiği, bunun sonucunda çocuğun bir böbreğini kaybettiği ve tek böbrekle yaşamını sürdürmek zorunda kaldığı bilgisine yer verildi.

VALİLİK ACİL KORUMA KARARI ALDI

Tedavinin yarıda kesilmesi üzerine bakanlık, 2 Mart 2026’da Acil Koruma Kararı için Valilik onayı aldı. Aynı gün çocuğun bulunduğu adrese gidilse de kimseye ulaşılamadı. Gece saatlerinde Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in cansız bedenlerine ulaşıldı.

AVUKATI İNTİHARI BİLİYORMUŞ

  • Raporda, annenin süreç boyunca bazı sivil toplum kuruluşları ve avukatlar tarafından bakanlığa karşı güvensizlik oluşturacak şekilde yönlendirildiği öne sürüldü. Özellikle çocuğun hastaneye yatırılması ve koruma altına alınması sürecinin anneye “çocuğun elinden alınacağı” şeklinde aktarıldığı belirtildi. Raporda ayrıca, Çelik’in intihar kararını avukatına açıkladığı ancak bu konuda herhangi bir önlem alınmadığı iddiası yer aldı. Olayla ilgili adli soruşturma sürerken, Bakanlık hem kendi personeline ilişkin işlemleri hem de dış müdahalelerin etkisini yargı sürecine taşıdı. “İhmal” iddialarının aksine tüm resmi mekanizmaların devreye sokulduğu vurgulandı.