Trump başka saha başka şey söylüyor

ABD ve İran arasında ateşkesin ardından nihai anlaşma sağlanmasa da çatışmaya da dönülmedi. İran’ın önerisini reddeden ABD Başkanı Donald Trump, tehditlerini artırırken Pentagon yetkililerinin de saldırı planları hazırladığı bildirildi. Sahadaki gelişmeler ise çatışma ihtimalini öteliyor. Gerald R. Ford uçak gemisi ana üssüne dönerken, Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesi gündemde.

Arşiv.

Çin ziyareti dönüşü İran savaşıyla ilgili nihai kararını vermesi beklenen ABD Başkanı Donald Trump, iki aydır sürdürdüğü tehditlerini yineliyor. Trump, 77 gün önce başlattığı savaşta İran’daki her şeyi bir iki gün içinde imha edebileceklerini öne sürdü. Washington’daki güvenlik görüşmelerinde de İran’a saldırı planlarının konuşulduğu bildiriliyor. Buna karşılık sahadaki gelişmeler, çatışmaya dönüş ihtimalinin giderek uzaklaştığını gösteriyor. ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), İran’a karşı saldırılara katılan en büyük uçak gemisi Gerald R. Ford’un ABD’deki ana üssüne geri döndüğünü bildirdi. Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğini sağlamak için koalisyon oluşturan Avrupa ülkeleri bu konuda ilk somut adımını attı. İtalya, Hürmüz’deki mayınların temizlenmesi için gemi gönderdiğini ilan etti.

PENTAGON: KESİN ZAFER ZOR

New York Times (NYT) gazetesinin güvenlik kaynaklarına dayandırdığı iddiasına göre, Trump’ın Çin ziyareti öncesi yapılan güvenlik toplantısında Pentagon yetkilileri, masaya İran’a saldırı için yeni planlar getirdi. Söz konusu planın içinde İran içindeki hedeflere öncekilerden daha yoğun yapılacak saldırılara eş zamanlı olarak ABD kuvvetlerinin Hark Adası’nı ele geçirmesi yer alıyor. Planda ayrıca, ABD ordusunun İran içindeki yer altı nükleer tesislerin imhası için de sınırlı bir kara operasyonu ön görülüyor. NYT’ye konuşan güvenlik kaynakları, Pentagon yetkililerinin toplantıda Hark Adası’nın tutulması için ek kuvvete ihtiyaç duyulacağını söyledikten sonra askeri planlar uygulansa bile “İran’da kesin bir zafere ulaşmanın çok zor olduğu” uyarısını Trump ve ekibine iletti.

GERALD R. FORD 326 GÜN SONRA DÖNDÜ

Pentagon yetkililerinin saldırı planları sunmasına rağmen sahada tam tersi gelişmeler yaşanıyor. ABD’nin en büyük uçak gemisi Gerald R. Ford, geçtiğimiz günlerde Hint Okyanusu’ndan ayrılmıştı. Göreve 326 gün önce başlayan Gerald R. Ford’un eşlik eden CVN-78, DDG-96 ve DDG-72 savaş gemileriyle birlikte Virginia’daki ana üsse ulaştığı bildirildi. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, bu gemilerle ülkeye geri dönen 4 bin 500 askeri, aileleriyle birlikte bizzat karşıladı.

MAYIN İÇİN İLK ADIM

Çatışma ihtimalinin uzaklaştığını gösteren bir başka gelişme de daha önce Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliği için hem ABD hem de İran ile anlaşarak bölgeye kuvvet göndermek için koalisyon oluşturan Avrupa ülkelerinin ilk somut adımı atması oldu. İtalya, taraflar arasında nihai barışa ulaşılması halinde Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesinde görev alacak “Crotone” ve “Rimini” isimli gemilerin bölgeye doğru yola çıktığını bildirdi. ABD Enerji Bakanı Chris Wright ise dün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndaki krizi “geçici bir kesinti” şeklinde niteleyerek, “Boğaz’daki trafik, mümkün olan en kısa sürede, en geç bu yaz kesinlikle başlayacak” dedi. Bu açıklama, nihai anlaşmaya yakınlaşıldığı yorumlarına sebep oldu.

TRUMP TEHDİTLERİNE DEVAM EDİYOR

ABD Başkanı Donald Trump ise sahadaki bu gelişmelere rağmen tehdit dilinden vazgeçmiyor. Çin ziyareti dönüşü Pekin yönetimi ile İran’ın nükleer silaha sahip olmaması konusunda anlaştıklarını söyleyen Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada, saldırılara yeniden başlamaları halinde “İran’daki her şeyi iki günde yok edebileceklerini” iddia etti. İran yönetiminin güvenilmez olduğunu belirten Trump, “Olası çözüm İran’ın tutumuna bağlı. Ya şiddetli olacak ya da şiddet içermeyecek, ben şiddet içermeyenini tercih ederim” diye konuştu.

ARAKÇİ: BÜTÜN BUNLARA GEREK YOKTU

İran tarafında ise muhtemel bir saldırıya karşı hazır olmakla birlikte anlaşmanın gerekliliğine yapılan vurgular sürüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medyadan yayınladığı açıklamada, ABD’nin İran’a karşı başlattığı savaşla ağır bir mali yükün altına girdiğine dikkat çekti. Arakçi, "Amerikalılara, İran’a karşı tercih savaşının hızla yükselen maliyetlerini yüklenmeleri gerektiği söyleniyor. Benzin fiyatlarındaki artış ve borsa balonunu bir kenara bırakın. Gerçek acı, ABD borçları ve mortgage faiz oranları yükselmeye başladığında başlayacak. Otomobil kredisi gecikmiş borçları zaten 30 yılın en yüksek seviyesinde. Bunların hepsi önlenebilirdi" diyerek ABD için en uygun seçeneğin nihai anlaşma olduğu imasını yaptı.