
Almanya Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı 2025 raporunda, 25 bin üyesine sığınma sağladığı FETÖ’yü görmezden geldi. Örgütten “Türkiye’nin tanımıyla FETÖ” diye bahsedilen raporda, yapılanma ya da güvenlik değerlendirmesi açısından hiçbir bölüme yer verilmedi. Ülkedeki FETÖ varlığı ise üstünkörü geçilen raporda Ülkücü Hareket, Milli Görüş teşkilatı ve İsmailağa cemaatinin faaliyetlerine sayfalarca yer ayrıldı.
Almanya Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) 2025 raporunda, 25 bin üyesine sığınma sağladığı FETÖ’yü yok saydı. 419 sayfalık raporda, FETÖ’ye ilişkin örgütsel faaliyetler, yapılanma ya da güvenlik değerlendirmesi açısından hiçbir bölüm olmaması dikkat çekti. Raporda 2 cümle ile geçilen FETÖ’den, “Türkiye’nin tanımıyla FETÖ (Fethullahistische Terrororganisation) Gülen Hareketi” diye söz edildi. Örgütün, Türkiye’nin Almanya’da yürüttüğü bilgi toplama ve ulus ötesi baskı faaliyetlerinde öncelikli hedeflerinden biri olduğu kaydedildi. “Türkiye, FETÖ olarak nitelendirdiği Gülen Hareketi’ni, yurt dışından koordine edilen dezenformasyon faaliyetleri yürütmekle suçluyor” ifadesi yer alan raporda, bunun dışında ayrıca bir değerlendirme yer almadı.
ÜLKÜCÜLER: ANTİSEMİTİK VE IRKÇI
Yıllık raporda FETÖ’yü 2 cümle ile geçen Alman İç İstihbarat Örgütü BfV, Ülkücü Hareketi ise “Türk sağ aşırılıkçılığı” başlığı altında 27 sayfada inceledi. Ülkede 13 bin 500 kişilik potansiyele sahip olduğu belirtilen raporda, hareket aşırı milliyetçi ve aşırı sağ ideoloji kapsamında değerlendirildi. İdeolojinin antisemitizm, ırkçılık ve “Türklüğün üstünlüğü” anlayışı üzerine kurulduğu öne sürüldü. Almanya’da 10 bin 500 kişinin 3 büyük çatı kuruluş altında örgütlendiği belirtilen raporda, ADÜTDF, ATİB ve diğer ülkücü yapılara ayrıntılı şekilde mercek tutuldu. Turan ülküsü, bozkurt sembolü ve sosyal medya faaliyetleri, güvenlik açısından riskli olarak rapor edildi.
MİLLİ GÖRÜŞ: İSLAMCI YAPILANMA
BfV, Milli Görüş hareketini de 3 sayfada inceledi. Raporda “siyasi alanda etki oluşturmayı hedefleyen İslamcı yapılanmalar” arasında gösterilen Milli Görüş, tek bir örgüt değil, ortak ideolojiye sahip çeşitli dernek ve kuruluşlardan oluşan bir hareket olarak tanımlandı. Merkezi Köln’de bulunan İslam Toplumu Milli Görüş’ün (IGMG), hareketin Almanya’daki en büyük organizasyonu olduğu belirtildi. İdeolojik referansını Necmettin Erbakan’dan aldığı ve her yıl düzenlenen anma programlarıyla bu çizgiyi sürdürdüğü ifade edilen raporda, Milli Görüş’ün camiler, eğitim faaliyetleri, gençlik çalışmaları ve uluslararası ağı sayesinde geniş bir toplumsal etki alanına sahip olduğu değerlendirmesi yapıldı. Almanya’daki potansiyel ise 10 bin kişi olarak gösterildi.
İSMAİLAĞA: TOPLUMDAN AYRIŞAN ORGANİZASYON
Raporda Nakşibendî geleneğine bağlı dini yapılar da “toplumdan ayrışan organizasyonlar” başlığı altında incelendi. Bu kapsamda İsmailağa cemaati, Nakşibendî yapılanması içerisinde değerlendirildi. Cemaatin dini eğitim faaliyetleri ve geleneksel yaşam anlayışı, Alman istihbaratının radarına alındı. Almanya’daki yapılanmanın uzun yıllar vaiz Nusret Çayır tarafından şekillendirildiği, 2015 yılında Türkiye’ye sınır dışı edilmesine rağmen cemaatin ülkedeki hâlâ en önemli dini figürü olduğu ve vaazlarının internet üzerinden Almanya’da canlı yayınlandığı kaydedildi.









