Üsküdar’da McDonald’s protestosu: 103 gündür geçit vermiyorlar

Üsküdar Çengelköy Bahçelievler Mahallesi sakinleri, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek için mahallelerinde açılması planlanan McDonald’s şubesine karşı 103 gündür eylem yapıyor. Her yatsı namazı sonrası Ömer Öztürk Camii önünde toplanan mahalle halkı, “Boykot bir yaşam biçimi” diyerek geri adım atmayacaklarını vurguluyor.

Nisa Nur Çavuşoğlu
Üsküdar Çengelköy'deki Bahçelievler Mahallesi sakinleri, mahallelerinde açılmak istenen soykırım destekçisi McDonald’s şubesine karşı 103 gündür nöbet tutuyor.

Üsküdar’ın Çengelköy semtinde bulunan Bahçelievler Mahallesi’nde McDonald’s şubesinin açılmasına karşı başlatılan protestolar 103. gününe girdi. Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek isteyen mahalle sakinleri, İsrail ordusuna gıda desteği sağladığı iddia edilen McDonald’s markasının boykot edilmesi çağrısında bulunuyor. McDonald's, 7 Ekim sonrasında Gazze'de soykırım yapan İsrail askerlerine ücretsiz öğün desteği sağlamış ve kampanyalar yürütmüştü.

Mahalle sakinleri, Ömer Öztürk Camii’nde kılınan her yatsı namazının ardından tekbirlerle camiden çıkarak eylem alanına geçiyor. Yağmura ve kara rağmen sürdürülen protestolar, mahalle halkı tarafından adeta bir “direniş hattı” olarak tanımlanıyor.

İkiz kardeşlerden boykot nöbetine destek

Yeni Şafak’a konuşan Bahçelievler Mahallesi sakinlerinden Muammer Yahya Fidan, boykot nöbetine ilk günden beri katıldıklarını belirterek, “McDonald’s İsrail’e yardım ederken biz de boş durmamak için buraya geliyoruz. 100 günü geçtik, yola devam. McDonald’s burada açılmayacak” dedi.

İkiz kardeşi Muamer Yasin Fidan ise Filistin’de yaşananlara dikkat çekerek, “Filistin’i destekliyoruz ve McDonald’s’ın açılmasına izin vermiyoruz. İsrail ordusuna burger veriliyor ama Filistin’de çocuklar aç. Biz buna sessiz kalamayız” ifadelerini kullandı.

"Boykot bir tyaşam biçimi olmalı"

Mahallenin genç sakinlerinden olan 8. sınıf öğrencisi Yunus Emre, boykotun bireysel değil toplumsal bir duruş olduğuna vurgu yaparak, “Boykotu bir yaşam biçimi olarak görmemiz lazım. Eyleme gelip sonra boykot ürünü alırsak bunun bir anlamı kalmaz” diyerek "boykot bir yaşam biçimi olmalıdır" vuruguısunu yaptı.

Down sendromlu Buğrahan isimli mahalle sakini ise duygularını, “Filistinli çocuklar ölüyor, evlerine yağmur yağıyor, anne babalarını kaybediyorlar. Buna kalbimiz yanıyor. McDonald’s’ın burada olmasını istemiyoruz” sözleriyle dile getirdi.

Eylemlerin organizatörlerinden biri olan Ömer Erdoğdu, protestonun yalnızca bir tepki değil, aynı zamanda bir ibadet anlayışıyla sürdürüldüğünü belirterek, “102 gün önce iki tabureyle başladık. ‘Duruyorsunuz da ne oluyor?’ diyenlere cevabımız net: 102 gündür burası açılamadı. Bunu ibadet gibi yapıyoruz” dedi.

Mahallenin “temiz” kalmasına özellikle dikkat ettiklerini ifade eden sakinler, Bahçelievler Mahallesi’nde siyonizmi çağrıştıran hiçbir markanın bulunmadığını, hatta mahallede bir tekel büfesi dahi olmadığını vurguluyor.

Eylemlere katılan Şeyma Hacımustafaoğlu ise protestoların herhangi bir siyasi kimlik taşımadığını belirterek, “Burada sağcı-solcu ayrımı yok. Herkes mahalle halkı olarak toplandı. Bebeklerin ölümüne katkı sağlayacak bu markayı mahallemizde istemiyoruz” dedi.

Mahalle sakinleri, McDonald’s şubesinin açılmasına izin vermeyeceklerini ve boykot nöbetini kararlılıkla sürdüreceklerini ifade ediyor.