Fatih Terim teknik direktör değil, lider

Fatih Terim'in liderlik özelliği var, bu dünyada çok az çıkar. Futbolcunun aradığı da bir antrenörden ziyade liderdir. Öyle biri olmazsa karşısında futbolcu yeterli performans gösteremez. Fatih Hoca'nın da başarısındaki sır, lider olması.

Kübra&Büşra
Fatih Terim teknik direktör değil, lider

Ceren Tokdemir 6 yıldır Galatasaray Spor Kulübü'nde görev yapıyor. Yani futbolcuların terapisti. Avrupa Şampiyonası sürerken milli takımdaki oyuncuların psikolojileri acaba nasıldır? Sahaya çıkarken binlerce kem göze ve söze maruz kalıyorlar. Büyük bir baskı var üzerlerinde, kötü bir maçta en acımasız eleştirilen, iyisinde ise göklere çıkartılanlar onlar. Peki bu iki zıt psikolojiyi nasıl taşıyorlar? Bu soruları sorarken Ceren Hanım bize "çok hassaslar" diyor ve ekliyor; Avrupa Şampiyonası üzerine eleştiri yapmak için çok erken. Eleştiriler futbolcuları olumsuz etkiliyor."

Türkiye'nin futbola olan sevdası herkesçe bilenen bir gerçek. Ceren Tokdemir fanatik bir Galatasaraylı olduğu için, Galatasaray alt yapısının gönüllü terapisti. Genç futbolcu adaylarıyla çalışıyor ve onların 'dertlerini' dinleyip 'derman' buluyor. Bir bayan terapist erkek sahasına girerse ne olur? Bu soruyu: “Ceren abla diyorlar, çok nazik ve kibar davranıyorlar” şeklinde cevaplıyor. İlk başlarda, yaklaşık bir ay kadar terapist odası boş kalmış, ama artık iş dışında bile telefonları susmuyor Ceren Tokdemir'in. Bir aile gibi olduğu futbolcularla üzülüyor onlarla seviniyor. Soruyoruz; Futbol nasıl bir meslektir? Cevabı......

Kamuoyu ve taraftarların baskısı karşısında futbolcu ne hissediyor?

Futbol oldukça zor bir meslek. “Bir topa vuruyorlar ve çok para kazanıyorlar” deniyor ama öyle değil. Ben gençlerle altyapıda çalıştığım için yakından biliyorum. Çok büyük fedakarlıklar gerekiyor. Yüzlerce insan arasından bir iki tanesi iyi oluyor olmayanların da psikolojileri bozuluyor.

Futbolun neresi zor?

Bir bahçıvanı düşünün sadece kendi başına çimleri biçiyor ve 50 kişi bir anda onu eleştirmeye başlıyor, 'ne biçim suluyorsun, biçiyorsun' denildiğinde üzerine bir de küfür edildiğinde o insanın psikojisi darmadağın olur. Futboldaki durum da bu ve çok zor. Çünkü futbol oynuyorsanız en iyisini yapmak durumundasınız.

Her işin bir zorluğu var. Sonuçta çok da takdir görüyorlar…

Futbol dünyasında şu var; bir maçta dünyanın en kötü futbolu oynanmış ama skor iyiyse takım tutanlar için her şey normal. Çok iyi oynamanıza rağmen kaybederseniz çok kötüsünüz demek oluyor. Böyle eleştiren bir gurup var.

Bu eleştirileri kaldırmak kolay değil.

OLUMSUZ ELEŞTİRİLER FUTBOLCULARI KIRAR

Futbolcuları en çok etkileyen sadece olumsuz eleştiriler mi?

Kırılıyorlar. Futbolcuların en çok üzüldüğü ise iyi şeyler yaptıklarında alkışlanırken küçük bir hatada çok fazla eleştirilmeleri. Galatasaray'da UEFA kupasını alan kadro ne kadar büyük bir mutluluk yaşattı Türkiye'ye ama sonra o kadrodaki bazı oyuncular çok eleştiri aldılar.

İnançları eleştirilenler de çok oldu. Mesela Hakan Şükür…

Hakan Şükür yıllardır futbol oynuyor. Biri gece kulübüne gitmeyi seviyor başka biri de inancını yaşıyor. Bunlar yansıyabilir ve tartışılmaması gerekir. Hakan Şükür önemli bir futbolcu ama bu tür konularla anılıyor bu üzücü. İnsanlar bazı şeylerden çok ürküyorlar ama hiç gerek yok.

Bir de çoğu farklı çevrelerden geliyor. Kendilerini birden şöhretin içinde buluyorlar. Afallamıyorlar mı?

Tabi oluyor. Belli yaştan itibaren mesleki bir sorumluluk taşıyorlar. Diğerleri sadece okula giderken onlar daha önce sorumluluk alıyor. Ya çok iyi yerlere gelecek bu insanlar ya da hayal kırıklığına uğrayacaklar. Bunun zorluğunu yaşıyorlar.

Peki onların genel korkuları neler?

Ben gençlerle daha çok çalışıyorum ve gördüğüm şu; onlar ya iyi futbolcu olacaklar ya da kötü, ikisinin ortası yok.

Nasıl motive ediyorsunuz?

Futbolcuları sadece motive etmek yeterli değil. Aslında yapılması gereken futbolcunun sürekli yanında olmak. Maçlardan önce iki kelimeyle sadece motive ederseniz bu mucize olur. Galatasaray'a başladıktan bir yıl sonra netice aldım. Öncelikle güven ilişkisi kuruyorsunuz. Başlarda önyargıları oluyor, sonra açılmaya başlıyor ve siz her sorunuyla ilgilenmek zorundasınız.

Peki siz özel hayatlarıyla da ilgileniyor musunuz?

Tabi ki bunu ayıramazsınız zaten. Önemli olan futbolcunun her derdinde yanında olabilmek. Tabi ki profesyonel bir gözle ona yardım etmelisiniz.

Sırlarını size anlatabiliyorlar mı? Bayan olduğunuz için sizden çekinmediler mi?

İlk başladığım zamanlarda kadın olmamın dezavantajını yaşadım. Kulüpte çok hanım da yoktu. Hem bir psikolog hem de hanımla çalışmamışlardı ve önyargı oldu, 'futboldan anlar mı' gibi. Bir ay kadar kimse gelmedi.

Sonra ne yaptınız?

Sonra içlerinden bir cesur çıktı ve yolu açtı. Onun öncülüğü sayesinde hepsi gelmeye başladı ve odam hiç boşalmadı. Belli bir dönem kulüpten uzaklaşmak zorunda kaldığımda telefonum hiç susmadı. En küçük dertlerinde bile arıyorlardı. Sonra böyle her şeylerini anlatmaya başladılar. Çok güzel bir ilişki kurduk.

Hangi sorunlarını çözdünüz peki?

Özellikle aileleriyle ilgili çok sorun yaşıyorlar. Takım içi sorunlar zaman zaman oluyor.

Kendinizi 'öteki' hissettiğiniz zaman hiç olmadı mı?

Şöyle; maçın sonrasında herkes soyunma odasındayken siz kapıda kalıyorsunuz. Mecburum soyunma odasının kapısında durmak zorundayım. İçeride birşeyler konuşuluyor ama siz duyamıyorsunuz. Ama bayan takımında öyle olmadı. Soyunma odalarına girip konuşabiliyordum. O beni çok mutlu etti.

ANTRENÖRÜNE KÜSEN BİLE VAR

Erkek futbolcular size karşı nazikler mi?

Evet çok nazikler. Futbolda küfür vardır ama benim yanımda hiç öyle davranmadılar. Bayanlar daha çok futbola yakın olsa kulüplerin de ortamı değişir. .

Peki futbolcular sadece futbolla mı ilgilenmek zorunda? Futbolu çıkardığınızda ne kalıyor geriye?

Çok doğru. Farklı bir meslekten bu beklenmiyor ama futbolculardan sadece futbol oynanması bekleniyor. Mesela; sadece evden antrenmana geliyorum diyen oyuncular da var. Bu önermediğim bir şey çünkü bunu yaptıklarında çok yoruluyorlar ve bu defa istedikleri sonuç çıkmıyor. Futbolcuların belli alanlara yönelmeleri gerekiyor. Sosyal hayatlarını iyi bir şekilde yaşamaları gerekiyor.

Var mı maç öncesi rahatlamak için yaptıkları birşey?

Bazı oyuncular maç öncesi evlerine kapanmayı, bazıları da dışarıda gezmeyi veya alışveriş yapmayı tercih ediyor rahatlamak için. Bu kısıtlanmaması gereken bir konu. Ama belli kurallar ve zamanlar var, çok önemli bir maçın gecesi kendinizi çok yormamanız gerekiyor.

Çoğu zaman da dışarda magazin tarafından yakalanıyorlar. Bu konuda yönlendiriyor musunuz?

Yıldız futbolcuların ekipleri ve iletişim danışmanları var. İletişim danışmanları olmadan tek bir kelime bile edemiyorlar. Söyleyeceğiniz küçük bir şey büyük tartışmalara sebep olabiliyor. Onlara bu konularda yardımcı olan psikologları var. Daha kontrollü yaklaşıyorlar. Sadece futbolcuların değil yöneticilerin buna daha çok ihtiyacı var.

Neden peki?

Çünkü onlar toplumu infiale sürükleyebiliyor söyledikleriyle. Böyle profesyonel bir yardım alırlarsa işleri daha kolay olur.

Yıldız futbocunun yıldız olmadan önceki haliyle sonraki hali arasında farklar olur bunu nasıl aşıyorlar?

Onlar bir gün mutlaka ünlü olma bekletisi içindedirler. Dolasıyla bu onlara sürpriz olmaz. Böyle bir beklentileri hep olduğundan hazırlıyorlardır kendilerini buna. En fazla çok mutlu olabilirler mutluluktan sarhoşluk yaşayabilirler.

GRUPLAŞMANIN TEHLİKESİ VAR

Futbolda en büyük tehlike nedir?

En büyük tehlike gruplaşmanın oluşmasıdır ve bu sıkça yaşanır. Gruplaşmaları aşmak için terapi çok önemli. Çünkü o sorun saha içindeki takım ruhunu bozar. Futbolda en önemli başarı takım ruhudur. Çok zor ortaya konur ama olduğu zaman mutlaka başarı getirir. Geçmişte Galatasaray'ın UEFA Kupası'ndaki başarısı takım ruhuyla gerçekleşti. Oradaki takım ruhu literatüre geçebilecek kadar iyiydi.

Yani terapistlerin en önemli görevi bu mu?

Evet takım ruhunu sağlamak. Takım içindeki anlaşmazlıkları sıfırlamak. Oyuncu ve antrenör arasındaki iletişimsizlikte sizin araya girmeniz gerekebiliyor.

Var mı antrenörüne küsen?

Oluyor tabi bu yaşı otuz da olsa yaşanabilecek birşey.

Çok hassaslar o zaman…

Evet. Zaten toplum olarak da duygusal bir yapımız var.

Futbolcular ne kadar etkileniyorlar teknik direktörlerinden?

Çok fazla örnek alıyorlar. Futbolcular öyle görünmez ama hep gözleri kulübededir. Maç çok kritik gidiyor ve antrenörün tavrı bitmişse bu oyuncuların performansına çok yansıyor. Kötü bir skor olsa da teknik direktör mücadeleci duruyorsa onlar da hemen o ruh haline giriyorlar. Bir ayna gibidir.

Siz Fatih Terim'i Galatarasay teknik direktörü olduğu zamanlardan tanıyorsunuz. Psikolojik destek alıyor muydu?

Dostları var görüşüp konuştuğu ama terapi adı altında yoktu. Bilime ve psikolojiye çok önem veriyor. Kulüpteki bir çocuk için iki saat boyunca toplantı yaptığımız olmuştur. Hiç bir A Takım Teknik Direktörü böyle bir şey yapmaz.

Peki bir psikolog gözüyle onun futbolcularla ilişkisini nasıl buluyorsunuz?

İletişim konusunda dünyadaki en iyiler sıralamasına girer. En iyi olmasının sırrı da çok iyi iletişim kurabilmesi. Liderlik özelliği var, bu dünyada çok az çıkar. Futbolcunun aradığı da bir antrenörden ziyade liderdir. Öyle biri olmazsa karşısındaki futbolcu yeterli performans gösteremez. Fatih Hoca'nın başarısındaki sır lider olması.

Potekiz maçında Fatih Terim “Biz iyi oynadık” demişti. Bunu takımının motivasyonu için mi yaptı

Fatih Bey onu söylerken ne düşündü bilemiyorum. Tabi oyuncularınızı kaybetmemek çok önemli. Onun için de ince bir ayar lazım.

Bu maç sonrası çok eleştiri geldi yazalardan. Bir ümitsizlik tablosu çıkardılar. Onların bu tutumu takım ruhunu etkilemiş midir?

O kolay eleştiri yapanlar, soyunma kabininden kulübeye kadar yürüyemezler o baskı altında. Eleştiri yapmak kolay ama bu eleştiriler de olumsuz etkiliyor. Şu aşamada eleştiri yapmaya hiç gerek yok. Orada bir turnuvanın başındasınız ve siz ne söylerseniz söyleyin bir şey ifade etmeyecek. Çünkü düzen aylar öncesi yapılmış. Şu aşamada destek çok önemli.

En zoru sakat kalma psikolojisi

Erkek dünyasında hiç zorlanmadınız mı?

Erkek dünyasına girerken zor dönemler yaşadım elbette. Altyapıda çok fazla çocuk var. Bunların hepsi futbolcu olamıyor tabi ki. Ben bunu biliyorum ve çok üzülüyorum. Çünkü maddi durumları iyi olmayan insanlar da oluyor ve onların ne koşulda geldiğini biliyorum. Bunun üzüntüsünü çok yaşıyorum.

Peki gerçekleri söylüyor musunuz?

Bunları en baştan yavaş yavaş anlatmak gerekiyor. Çünkü onlar kendilerini futbolda iyi görüyorlar. Olmadığında da çok büyük hayal kırıklığı yaşıyorlar. Futbol sevildiği için yapılabilir ama para kazanmak için yapılması istendiğinde, bu olmadığında yıkımdır. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Futbolu sevsinler ama böyle bir ihtimal de var diyorum.

Sizi futbol terapisindeen çok ne zorluyor ?

İki konu vardır. Biri sakatlık psikolojisi ikincisi yedek olma psikolojisi. Çünkü sakatlık nüksettiğinde sizin de yapabileceğiniz bir şey yok. Söyledikleriniz yeterince ikna edici olmamaya başlıyor. Sabaretmek çok zor. Yedeklik psikolojisinde de bir yalnızlık dönemi oluyor. Burada terapist devreye giriyor. O yüzden kulüplerin en azından bu sorun için bir psikolog barındırmaları gerekiyor.

Duygusal bağ kuruyor musunuz peki?

Bende bir hasta uzun yıllar kalıyor değişmiyor. Normal bir terapideki gibi kısa sürmüyor. Bu da bağlılığı çoğaltıyor. Sevinçlerini üzüntülerini paylaştığım için bir yerden sonra üzülüyorsunuz. Ve bunu yansıtmamam gerektiğini bildiğimden de içime atıyorum.