İstanbul Cuma namaz vakti - Ezan saat kaçta okunuyor

İstanbul Cuma namaz vakti öğrenmek için haberimizden faydalanabilirsiniz. İstanbul’da Cuma günü binlerce vatandaş namaz ibadetini yapmak için camilere koşacak. Ezanın saat kaçta okunacağını merak edenler Diyanet verilerine göre paylaştığımız Ezan saatlerini buradan görebilirler. İşte 20 Mayıs İstanbul Cuma namaz vakti ve detaylı açıklamalar.

Yeni Şafak

İstanbul Cuma namaz vakti için hemen tıkla. Her hafta olduğu gibi bu hafta da binlerce hatta milyonlarca vatandaş camilere gidecek ve namaz ibadetlerini yapacak. İstanbullu vatandaşlarda ezan saatini öğrenmek istiyorlar. Sizler için derlediğimiz bu haberden İstanbul Cuma namaz vaktini öğrenebilir ve Cuma günü hakkında ayrıntılı bilgileri öğrenebilirsiniz. Ramazan ayının da yaklaşması ile vatandaşlar heyecanla ilk oruç gününü beklemeye başladı. İşte 20 Mayıs 2016 İstanbul Cuma namaz vakti ve ayrıntılı bilgiler.

için tıkla

Cuma Gününün Fazileti:

Cuma gününü, Rasulullah(s.a.v.) "mü'minlerin bayramı" olarak tasnif buyurur. Bayram, bir kısım imtiyazları ve hususiyetleri sebebiyle bir günün diğer günlerde olmayan, o güne has bazı umumi merasimlerle kutlamasıdır. Her bayramda bir kutlama ve merasim ve bunun da bir sebebi vardır. O halde, Cuma gününü kutlamaya sevk eden hususiyetleri nelerdir? Şeriat kitapları, bu günün hususiyetleri üzerine otuzdan fazla keramet ve fazilet zikrederler. Bazılarını şöylece kaydediyoruz:

* Bayram günüdür, Münferit oruç tutulmaz.

* O günün sabahında Secde ve insan surelerini, gündüzde Cuma ve Münafıkun sureleri okunur.

* Cuma günü gusledilir, koku sürülür, misvak kullanılır, en güzel elbiseler giyilir.

* Mescidler buhurlanır.

* Mescide erken gidilir.

* Hatip hutbeye çıkıncaya kadar ibadetle meşgul olunur.

* Sessiz durulur, hutbe dinlenir.

* Kehf suresi okunur.

* istiva vaktinde

Cum'a sûresi (62), 10

Cuma namazından önce ve sonra kılınacak sünnet namazlar hakkında 1129 numaralı hadiste bilgi verilmiştir. Bu âyet-i kerîmenin bulunduğu Cuma sûresinin dokuzuncu âyetinde cuma ezanı okununca, işi gücü bırakıp Allah'ı anmak üzere cuma namazı kılınması gerektiği belirtilmekte, açıklamakta olduğumuz yukarıdaki onuncu âyette de cuma namazını kıldıktan sonra herkesin tamamen serbest olduğu, dilediği şekilde hareket edebileceği ifade edilmektedir. Diğer bir söyleyişle, cuma namazını kılan kimsenin bu görevini yerine getirmiş olduğu, şayet ticaretinin başına dönmek istiyorsa dönebileceği, ilim öğrenmek istiyorsa tekrar kitaplarının başına oturabileceği, ibadet etmek istiyorsa dilediği şekilde ibadet edebileceği, hatta dinlenmek istiyorsa dinlenebileceği ortaya konmaktadır. Âyet-i kerîmedeki “yeryüzüne dağılın" ifadesi kesin bir emir değildir. Artık herkesin dilediğini yapmakta serbest olduğu yönünde bir açıklamadır.

Âyet-i kerîmenin devamındaki “Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz" buyruğu, cuma namazı kılanlara bir hatırlatma ve uyarı mâhiyetindedir. Yüce Rabbimiz bu kısa ve özlü tavsiyesi ile bize şöyle demektedir:

Siz cuma namazını kılmakla bir görevi yerine getirdiniz, artık dağılıp gidebilirsiniz; ama kendinizi büsbütün dünyaya kaptırmayın. Kalbinizi devamlı surette canlı ve uyanık tutabilmek için işinizin başında veya evinizde iken yahut bir yere gelip giderken Allah'ın adını anıp zikrederek, zaman zaman Kur'an okuyarak, nâfile namazlar kılarak, Allah'ın kullarına ve diğer mahlûkatına iyi davranıp hizmet ederek, O'nun size esirgemeden verdiği lutufları düşünerek Cenâb-ı Hakk'ı her fırsatta anıp zikredin. Böyle davranırsanız Allah'ın rızâsını kazanabilir ve dolayısıyla kurtuluşa erebilirsiniz.

"Bizimle onlar (münâfıklar) arasındaki sözleşme, namazdır. Kim, namazı terk ederse, kâfir olur." (Ahmed, hadis no: 22428. Tirmizî; hadis no: 2621. Nesâî; hadis no: 462.

"Kişi ile küfür ve şirk arasındaki sınır, namazın terkidir." (Müslim, hadis no: 242)

Müslümanın vakit, sağlık ve özgürlüğü elindeyken tembellikten dolayı namazı terkettiğinde dinden çıkıp çıkmayacağı konusunda alimler ihtilaf etmişlerdir. Ancak yukarıda zikredilen hadisler namazın ne kadar ciddiye alınması gerektiğini göstermektedir.

Eğer uyku veya unutkanlık gibi bir mazerete sebebiyle namazı terk etmişse, onun keffâreti, hatırladığı anda kılmasıdır. Namazın bundan başka keffâreti yoktur.

"Kim, bir namazı unutur veya uyku sebebiyle kılamazsa, hatırladığında onu kılsın. Namazın bundan başka keffâreti yoktur." (Buhârî, hadis no: 572. Müslim, hadis no: 1564)

SELA nedir?

Hanefilere ve bazı fâkîhlere göre ölüm haberini hısım ve akrabaya, eşe dosta bildirmek caizdir. Günümüzde bu duyuru, müezzinlerin "salâh" okuyuşları ile yapılmaktadır.

Cuma günleri peygamberimize (sav) çokça salavat getirmek sünnettir. Peygamber efendimiz zamanında müezzinlerin cuma günleri yüksek sesle salavat getirmeleri uygulaması yoktur. Fakat her kesin cuma günü peygamber efendimize salavat getirmesi sünnettir.

Bu bakımdan Cuma günleri müezzinlerin minareden yüksek sesle salavat getirmeleri hem insanların salavat getirmelerini hatırlatmak yönünden hem de yoğun olarak çalışan insanlara cuma namazını hatırlatmaları bakımından okunmasında bir mahzur yoktur.

Hadislerle Cuma Namazını Terketmenin Cezası!

(362) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma namazına gelmeyen kimseler için:

'Yemin olsun ki; birisine emredeyim insanlara namaz kıldırsın, sonra Cuma namazına gelmeyen kimselerin evlerini kendileri orada iken yakıvereyim istedim' buyurdu."

Müslim 652/254, Ahmed 3743, 3816, 4007, 4295, 4398, Albânî Cami 5142

(363) Abdullah ibni Ömer ve Ebu Hureyre (Radiyallahu Anhum) şöyle dediler:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle derken işittik:

'Bir takım insanlar Cuma namazlarını terketmekten ya vazgeçerler veya Allah onların kalplerini muhakkak mühürleyecek de kendileri gafillerden olacaklardır!' buyuruyordu."

Müslim 865/40, Nesei 3/88, İbni Hibban 2785, Begavi 1054, Ahmed 2132

(364) Ebi'l-Cağd ed-Damuri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

'Kim, küçümseyerek üç Cumayı peş peşe terkederse, Allah onun kalbini mühürler!' buyurdu."

Ebu Davud 1052, Nesei 1368, Tirmizi 500, İbni Mace 1125

Adana'da, üç ayların müjdecisi olarak kabul edilen Regaip Gecesi, Kur'an-ı Kerim tilaveti, mevlit ve dualarla idrak edildi.

Kullanım alanı açısından Türkiye'nin en büyük camisi olma özelliğini taşıyan Sabancı Merkez Camisinde, kandil dolayısıyla düzenlenen programa katılan vatandaşlar, namaz kılıp dua etti.

Kur'an-ı Kerim tilaveti yapılan ve mevlit okunan programa, kadın ve çocuklar da ilgi gösterdi.

Kentteki bir çok camide, Regaip Gecesi dolayısıyla düzenlenen programlara katılan vatandaşlara, cami çıkışında çeşitli ikramlarda bulunuldu.

Namazın içindeki farzlar da şunlardır:

1- Namaza başlarken tekbir getirmek.

2- Kıyama durmak.

3- Namaz için gereken ayetleri okumak.

4- Rükûya eğilmek.

5- Secdeye gitmek.

6- Son rekatta Ettahiyyatu duasını okuyacak kadar oturmak.

Her namazın kendine mahsus vakti vardır. Her namaz için ayrı ayrı niyet edilir.

Sabah namazı ikisi sünnet, ikisi farz olmak üzere dört rekattır. Öğle namazı 10, İkindi namazı 8, Akşam namazı 5, Yatsı namazı sonunda kılınan 3 rekat Vitir namazıyla birlikte 13 rekattır.

Günde beş vakit kılınan namazdan başka namazlar da vardır. Bunlar; Cuma Namazı, Bayram Namazı, Cenaze Namazı gibi namazlardır.

Cuma namazı öğle vakti kılınır. Dört rekat sünneti, iki rekat farzı, dört rekat son sünneti vardır. Mutlaka cemaatla kılınması gerekir. Cuma namazında hatibin okuduğu hutbeyi dinlemek farzdır.

Namazların hepsi birbirine benzer şekillerde kılınır. Aralarında çok küçük farklar vardır. Burada sabah namazının nasıl kılınacağını göstereceğiz.

SABAH NAMAZI NASIL KILINIR?

Abdest alır, kıbleye döneriz. “Niyet ettim Allah rızası için Sabah namazının sünnetini kılmaya" diye niyet ederiz. Hemen, “Allahuekber" diyerek tekbir getirir, ellerimizi bağlarız. Sübhaneke duasını okuruz. Euzübesmele çekerek Fatiha Sûresi'ni okuruz. Sonra bir zammı sûre (Mesela Kevser Sûresi'ni) okuyup rükûya eğiliriz. Rükûda üç veya yedi kere “Subhane rabbiye'l-azîm" deriz. Doğrulurken “Semiallahü limen-hamideh, Rabbena lekel hamd" deriz. Sonra secdeye gider 1. ve 2. secdelerde “Subhane rabbiye'l-a'la" deriz.

Ayağa kalkarız. Besmele çekip Fatiha'yı okuruz. Sonra yine bir zammı sûre (mesela İhlas Sûresi'ni) okuruz. Daha önce olduğu gibi rükû ve secdelere gider, otururuz. Ettehiyyatü, Allahümme salli, Allahümme barik dualarını okuyarak önce sağa, sonra sola “Esselamu aleyküm ve rahmetullah" diyerek selam verir, namazın ilk iki rekat sünnetini bitiririz.

Selamdan sonra “Allahümme entesselamü ve minkesselâm, tebârekte yâ zelcelâli vel ikrâm" diyerek farz olan iki rekatı kılmaya kalkarız. Farzı kılmazdan önce erkekler kamet getirirler. Ve aynen sünneti kıldıkları gibi farzı da kılarlar.

Diğer namazlar da böyle kılınır. Yalnız niyetler değişir. Ayrıca yatsıdan sonra kılınan Vitir namazında 3. rekatta, zammı sûreden sonra tekbir getirilerek kunut duaları okunur.

Namazı güzelce kılabilmek için bir öğretmenden ders alınması çok faydalı olur.

Namazı kasten terketmenin günahı çok büyüktür. Çeşitli hadislerde namaz kılmayanların Allah'ın gazabına uğrayacağı ve ebedi nimetlerden mahrum olacağı bildirilmiştir.

Müslüman çocuklar yedi yaşından itibaren namaz kılmasını öğrenirler. On yaşında artık namazlarını aksatmadan kılacaklardır. Asıl olarak farz olması için de akıl buluğ çağına gelmiş olmaları gerekmektedir.

Namazı cemaatle kılmak, yalnız başına kılmaktan 27 derece daha faziletlidir. Her namaz için ezan okunur. Erkekler farz namazlardan önce kamet getirirler.

Kur'an da Cuma ile ilgili 3 ayet

62:9 - Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrıldığı(nız) zaman, Allah'ı anmaya koşun, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

62:10 - Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

62:11 - Bir ticaret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona gittiler ve seni ayakta bıraktılar. De ki: "Allah'ın yanında bulunan, eğlenceden ve ticaretten de hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır."

Namaz; yüce Allah'ımızın her Müslümana farz kıldığı, farziyeti ayet ve hadislerle sabit kutsal bir ibadettir. Beş vakit namaz Peygamberimize ve ümmetine Miraç'ta farz kılınmıştır. Namazın Arapça karşılığı “Salat"dır. Salat lügatta: “Dua etmek, sığınmak, yalvarmak" gibi manâlara gelir.

İslâm dininde Allah'a ve Peygamberine imandan sonra verilen ilk emir namaz emri olmuştur. Kur'anı Kerim'in yüzden fazla yerinde namazdan bahsedilmiş ve bu, İslâmın beş şartından ikincisi olarak zikredilmiştir.

Namaz kılmak çeşitli şart ve şekillerde bütün ilahî dinlerde mecuttur. Her Peygamber ümmetine namazı emretmiş, onlara bunu öğretmiştir. Hz. İbrahim bir yandan Kabe'yi imar ederken bir yandan da: “Ulu Rabbim! Beni de, zürriyetimi de namazı dosdoğru kılanlardan eyle" diye dua etmiştir, (ibrahim, 40)

Namaz bugünkü şekliyle Peygamberimiz Hz. Muhammed! (s.a.v.) tarafından öğretilmiş ve kesinleşmiştir. Yüce Allah Peygamberimize: “Ümmetine namazı emret! Ona sımsıkı sarıl buyurmuştur. (Taha: 132)

Muhtelif ayetlerde namaz kılmanın Allah'a hakkıyla itaat etmek olduğu, namazları vaktinde ve eksiksiz kılanların ebedi nimetlere kavuşacağı, Allah'a itaatin namazla mümkün olacağı, kılanların ebedi nimetlere kavuşacağı, ve namazı kasıtlı terketmenin insanları küfre götüreceği açıklanmıştır.

Peygamberimiz (s.a.s): “Namaz dinin direğidir", “Namaz gözümün nurudur", “Namaz cennetin anahtarıdır" buyurmuştur.

Hiç bir ibadet namaz kadar önemli ve anlamlı değildir. Çünkü o bütünüyle bir nur ve kurtuluş vesilesidir. Hemen hemen bütün ibadetler namaz içinde toplanmış gibidir.

Cenab-ı Hak'la sırdaşlık yapmak, adeta O'nunla konuşmak ve O'nun huzuruna çıkmak demek olan namazın da, diğer ibadetlerde olduğu gibi çeşidi şart ve erkanları; farz, vacip, sünnet ve mekruhları vardır. Bunların çok iyi bilinmesi gerekmektedir.

Namazın farzları on ikidir. Bunların altısı namaza başlamadan, altısı da başladıktan sonra yerine getirilir. Namazın dışındaki farzlar şunlardır:

1- Namaz kılmak için abdest almak, gerekiyorsa bütün vücudumuzu yıkamak suretiyle gusül abdesti almak.

2- Vücudumuzda, yahut namaz kılacağımız yerde pislik varsa onları temizlemek.

3- Örtülmesi gereken azalarımızı örtmek.

4- Kıbleye doğru dönmek.

5- Namaz vakitlerine dikkat etmek ve her namazı vakti içinde kılmak.

6- Hangi namazı kılacaksak ona niyet etmek.

Namazın içindeki farzlar da şunlardır:

1- Namaza başlarken tekbir getirmek.

2- Kıyama durmak.

3- Namaz için gereken ayetleri okumak.

4- Rükûya eğilmek.

5- Secdeye gitmek.

6- Son rekatta Ettahiyyatu duasını okuyacak kadar oturmak.

Her namazın kendine mahsus vakti vardır. Her namaz için ayrı ayrı niyet edilir.

Sabah namazı ikisi sünnet, ikisi farz olmak üzere dört rekattır. Öğle namazı 10, İkindi namazı 8, Akşam namazı 5, Yatsı namazı sonunda kılınan 3 rekat Vitir namazıyla birlikte 13 rekattır.

Günde beş vakit kılınan namazdan başka namazlar da vardır. Bunlar; Cuma Namazı, Bayram Namazı, Cenaze Namazı gibi namazlardır.

Cuma namazı öğle vakti kılınır. Dört rekat sünneti, iki rekat farzı, dört rekat son sünneti vardır. Mutlaka cemaatla kılınması gerekir. Cuma namazında hatibin okuduğu hutbeyi dinlemek farzdır.

Namazların hepsi birbirine benzer şekillerde kılınır. Aralarında çok küçük farklar vardır. Burada sabah namazının nasıl kılınacağını göstereceğiz.

İstanbul Cuma namaz vakti öğrenmek için haberimizden faydalanabilirsiniz. İstanbul'da Cuma günü binlerce vatandaş namaz ibadetini yapmak için camilere koşacak. Ezanın saat kaçta okunacağını merak edenler Diyanet verilerine göre paylaştığımız Ezan saatlerini buradan görebilirler. İşte 20 Mayıs İstanbul Cuma namaz vakti ve detaylı açıklamalar.