Herşey çok güzel olacaktı

Bu hafta vizyona giren Cem Yılmaz imzalı Pek Yakında, eğlenceli hikâyesi ve sürprizlerle dolu kurgusuyla seyircinin beğenisini kazanacak bir film. Ünlü komedyen, kurgu ve mizahını başarıyla kotardığı filminde biçimsel açıdan olgun bir form yakalayamıyor

Suat Köçer
Herşey çok güzel olacaktı

Senaryo ve yönetmenliğini Cem Yılmaz''ın üstlendiği Pek Yakında, gösterim günü olan cumayı beklemeden, dün vizyona girdi. Senaryo ve yönetmenliğini Cem Yılmaz''ın üstlendiği filmde Zafer Algöz, Özkan Uğur, Ozan Güven, Çağlar Çorumlu, Cengiz Bozkurt, Zerrin Tekindor, Ayşen Gruda ve Tülin Özen''in aralarında bulunduğu kalabalık ve renkli bir oyuncu kadrosu rol alıyor.

Korsana hayır mesajını lafı dolandırmadan doğrudan vermeyi tercih eden film, korsan DVD satarak geçimini sağlayan Zafer''in komik olaylarla dolu hikâyesini konu alıyor. Aynı zamanda bazı filmlerde figüran olarak rol alan Zafer, karısıyla ciddi sorunlar yaşar ve boşanmanın eşiğine gelir. Bu işi bırakarak tövbe etmek ister ancak patronu ondan son bir ricada bulunur. Öte yandan tesadüfen Yeşilçam yönetmenlerinden Ahben Sonel''le yolu kesişen Zafer, bir yandan korsancılığı bırakmaya çalışırken öte yandan birlikte çekmeye karar verdikleri ''Şahikalar-Kötülüğün Sonu'' isimli filmin çekimleriyle bir maceralar zincirinin içine girer.

Filmin bol göndermeli senaryosu her kesime mesajlarla dolu. Eşkıya filmi ile açılışı yapan film, bir yandan filmin başkarakteri Zafer üzerinden korsan, istihdam, dağıtım, kartel vb. sektörel sorunlarına dikkat çekerken, öte yandan yeni Türkiye sinemasına dair de ilginç tespitlerde bulunuyor. Günümüz popüler kültürün sinema ve sektör algısını mizahi bir dille eleştiren Cem Yılmaz, bazı karakterler ve sahneler üzerinden kendi popülizmini yapmayı da ihmal etmiyor. Zeki Demirkubuz ve Çağan Irmak''ı esprili bir dille anan ünlü komedyen, meslektaşı Yılmaz Erdoğan ile Enis Fosforoğlu, Nurgül Yeşilçay, Sunay Akın gibi isimleri konuk oyuncu olarak ağırlayarak bir yandan seyirciye eğlencelik sürprizler hazırlarken öte yandan filmin sinemasal duygusunu zaafa uğratmış.

SEYİRLİK BİR FİLM

Pek Yakında eğlenceli kurgusu, Cem Yılmaz mizahıyla örülü komik atmosferi ve zaman zaman seyirciyi etkilemeyi başaran duygulu sahneleriyle seyircinin beğenisini kazanacak, seyirlik bir film. Ancak sahnede beğeni toplayan mizahın sinema ruhuna yeterince bulanmamış popüler kıvamı, filmin sinematografik bakımdan olgunlaşmasına imkân vermiyor. Gösteri- sinema arası kararsız bir tonda ilerleyen üslup, magazinel çıkışlar ve bazı ünlü yüzlerin (biraz da) trübünel bir mantıkla perdede belirmesi, deyim yerindeyse filmi sinemasal bir sahne gösterisi havasına doğru kaydırmış.

HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK''I ARATIYOR

Filmdeki yoğun sponsor tanıtımları, finale doğru disiplinini kısmen kaybetmeye başlayan olay örgüsü, yeterince pişmediği hissi veren bazı karakterler ve amaca hizmet etmediği aşikar ünlü simalar ile filmin gereksiz uzunluktaki süresi, belli başlı zaaflar olarak anılabilir. Sonuç itibariyle Pek Yakında, Cem Yılmaz filmografisinde ayrı bir yeri olan Her Şey Çok Güzel Olacak tarzında güçlü bir sinema diline sahip değil ama ünlü komedyenin tarzından hoşlananlar için komik, seyirlik bir film.

Buram buram sinema

Pek Yakında hemen her sahnesinde sinema sevgisi aşılarken, Yeşilçam ruhuna da adeta bir güzelleme olma özelliği taşıyor. Sermayelerini bu sanata harcayan yapımcılar, ömür boyu film çekme arzuyla çırpınan yönetmenler, fedakar oyuncular, zor şartlara rağmen özveriyle çalışan kamera arkasının görünmez kahramanlarının bu sanata olan sevgilerini öne çıkaran Pek Yakında, buram buram sinema kokan ancak biçimsel açıdan bunu bir forma dönüştürmeyi başaramayan bir yapım.

100 yıla vefa

Pek Yakında, açılış sahnesinden finale kadar, duygusunu büyük ölçüde Yeşilçam''a vefa üzerine kurmuş. Sinemamızın 100. yılının kutlandığı bu yıl için oldukça anlamlı Cem Yılmaz, filmin duygusunu büyük ölçüde Yeşilçam''a vefa üzerine kurmuş. Birçok sahnesinde Yeşilçam''ın tanınmış kahramanlarına göndermelerde bulunan Cem Yılmaz, Yeşilçam''ın kısıtlı imkânlarla çekilen ancak geniş kitlelerin büyük beğenisini kazanan birçok kült filme de adeta selam duruyor. Turist Ömer, Hafize Ana gibi Yeşilçam kahramanlarını anan Yılmaz, bir yandan 100. Yılını kutlayan Türk Sinemasına vefa gösterirken, öte yandan Yeşilçam''ın kimi klişelerini de ti''ye almayı da ihmal etmiyor.