Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Polonya sözleşmeden çekiliyor
Dünya
Polonya sözleşmeden çekiliyor
Polonya, Türkiye’de de “eşcinselliği teşvik ettiği” gerekçesiyle tartışma konusu olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekileceğini duyurdu. Adalet Bakanı Zbigniew Ziobro, bazı maddelerin çocuk ve gençlere “eşcinsellerin aile kurabilecekleri” yönünde eğitim verilmesini öngördüğünü, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
Yeni Şafak
Polonya İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmeye hazırlanıyor: LGBT'lilere hukuki zemin hazırlıyor
Dünya
Polonya İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmeye hazırlanıyor: LGBT'lilere hukuki zemin hazırlıyor
Polonya İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmeye hazırlanıyor. Sözleşmenin bazı maddelerinin ideolojik olduğunu savunan Polonya Adalet Bakanı Zbigniew Ziobr "İstanbul Sözleşmesi'ne karşı olmanın mağdurların korunmasına da karşı olmak anlamına geldiğini söylüyorlar, bu düpedüz bir yalandır" ifadelerini kullandı. Ziobro ayrıca sözleşmenin bazı maddelerinin çocuk ve gençlere eşcinsellerin aile kurabilecekleri yönünde eğitim verilmesini öngördüğünü, bunun kabul edilemez olduğunu belirtti.
AA
Süper Lig'de sözleşmesi bitecek oyuncular 2020
Spor
Süper Lig'de sözleşmesi bitecek oyuncular 2020
Süper Lig'de sezonun sona ermesiyle birlikte birçok oyuncunun sözleşmesi de sona eriyor. 2020 Süper Lig'de sözleşmesi biten futbolcular için takımlarda transfer yarışına girmiş durumda. Özellikle yabancı sınırıyla birlikte gözler sözleşmesi bitecek Türk oyunculara çevrildi.
Yeni Şafak
İstanbul Sözleşmesi’ni savunanların asılsız tezleri
İstanbul Sözleşmesi’ni savunanların asılsız tezleri

İstanbul Sözleşmesi’ni savunanlar, birçok asılsız tezlere dayanıyorlar. Bunun başında sözleşmeden çekilme durumunda, kadına şiddetin artacağı ve kadına şiddetin savunulacağı yönünde. Oysa bu sözleşmeden çekilmesini isteyen hiç kimse kadınlara şiddeti savunmuyor. Bu kadar eleştiri okudum. Hiç birisinde “kadına şiddet uygulayalım ve bu sözleşme önümüzde engel” diyen tek bir ifadeye rastlamadım. Bu iddia tamamıyla sözleşmenin karşı çıkılan “toplumsal cinsiyet eşitliği” ve eşcinselliği içeriğini görmezden geliyor. Sözleşme kadın şiddeti ve doğal kadın hakları görüşünün arkasına saklanıyor. Elbette sözleşmenin hâkim anlayışı kadına şiddeti önleme üzerine kurulmuş. Ancak ciddi anlamda bizim aile ve kadın değerlerimize ters olan bir felsefe, dil ve dünya görüşünü de beraberinde taşıyor. Ülkemizde bir kadın şiddeti meselesi var. Bunun engellenmesi için her zaman yasalar destek vermeli. Buna kimsenin itirazı olamaz. Daha dün yaşadığımız bir vahşet ortada. Pınar Gültekin olayından bahsediyorum. Korkunç bir barbarlık! Bunu engelleyecek bilinç, kanun ve süreçler oluşturmalı. Yasa uygulayıcıların da suçluların “hafifletici sebepler” arkasına sığınma gibi istismarlarına son vermeleri gerekir.

Argetus Şirketi, İstanbul Sözleşmesi üzerine bir araştırma yaptı. Bu araştırmadan hareket ederek toplumun sözleşmeyle ilgili algısı ölçülmeye çalışıldı. Araştırmaya göre sözleşmenin yeterince bilinmediğini söyleyenlerin oranı %84.2, aileyi tehdit ettiğini düşüneler %13.5, boşanmaya teşvik ettiğini söyleyenlerin oranı ise %14.3. Bilinmeyen bir konuda halk nasıl yargı ortaya koyacak? Dolayısıyla bu araştırmada halkın sözleşme algısı saptanamıyor. Eğer sözleşme ile ilgili içerik bilgilendirmesiyle sorular sorulsaydı bambaşka cevaplar alırdık. Mesela “Sözleşmeye göre artık kadınlara kız denmeyecek diyor, buna katılıyor musunuz?”, “Partner yaşamı savunuluyor katılıyor musunuz?”, “ Kadın ve erkek dışında üçüncü bir cinsel tercihten bahsediliyor buna nasıl bakıyorsunuz?” Şimdi halk bilmiyor diyerek kalkıp halka İstanbul Sözleşmesi mi anlatılacak? Çok yanlış ve başka tartışmalara kapı aralayacak arayışlar bunlar.

Sözleşmeyi savunanların başka anlamsız bir tezi de sadece cemaat ve tarikatların buna karşı çıktığına dair bir söyleme dayanıyor. Hatta bunu ileri süren laikçi kesimler bir de muhafazakar siyaset içinden bazı isimler ve görüşlerinden bahsederek kendi yaklaşımlarını doğru göstermeye çalışıyorlar. Oysa bu tepkiler doğrudan bizim inancımızın esasları, toplumuzun aile kültürü ve kadınlarımızla ilgili değerlerimizden kaynaklanmakta. Avrupa ve ABD toplumsal cinsiyet eşitliği felsefesinin ruhuna karşıyız. Bu felsefenin toplumsal mahremiyeti ifsat edici yönlerine tepki veriyoruz. Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı bir muhafazakar STK çatı kuruluşu. Cemaat ve tarikatlardan da ibaret değil. Sözleşmeye daha birkaç gün önce karşı bildiri yayınladı. Yani muhafazakâr toplumsal kesimin ezici çoğunluğu toplumsal cinsiyet eşitliği düşüncesine ve ruhuna karşı bir tutum içinde. Hükümetin de bu doğrultuda hareket etmesini istiyor.

Başka bir savunu da sözleşmeden çekilirsek aile sorunlarımızın zaten bitmeyeceği yönünde. Elbette toplum sorunları salt bir sözleşmeyle ortaya çıkmaz. Ancak belli ölçüde ailenin içine sızarak ifsat edici bir felsefesi var. Yine gençlerimizi dünyadan gelen ifsat edici dalgaya karşı kabul edici ve onaylayıcı programlarla muhatap olmasının alt yapısını oluşturuyor. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı’nda buna dayalı olarak nelerin yapılmaya kalkışıldığını hep beraber gördük. Yine yerel yönetimlerde öne çıkan HDP ve CHP’nin bu toplumsal cinsiyet eşitliği felsefesiyle “oğlancılığı” ve lezbiyenliği savunan yeni bir politikanın bayraktarlığını nasıl taşımak için şehvetle yanıp tutuştuğuna şahit olduk.

Bu ülkede Batıcı elitler, Tanzimat’tan beri hep aynı numarayı çekmeye devam ediyor. Batı’dan birtakım ideoloji ve felsefeleri kanunlarla alarak bu topluma monteliyorlar. Bu toplumun kendi varlığı da yok sayılıyor. Tarihi, geleneği, inancı ve kültürü geri kabul edilerek ret ediliyor. Reddi miras projesi uygulanıyor. Yine başka bir reddi miras projesinin son biçimiyle karşı karşıyayız. İstanbul Sözleşmesi budur. Artık Türkiye kendi mirasından, kendi toplumundan, kendi inancından ilham alarak kanunlarını ve sözleşmelerini yapmalı. Sözleşme, toplumsal olmak istiyorsa önce toplumla barışık ve toplumun ruhundan yükselmeli. Bizim toplumun ruhu ve kültürüyle çatışan bir sözleşme nasıl toplumsal olabilir? Olsa olsa bu bir kanun despotizmi olur. İstanbul Sözleşmesi de bir kanun despotizmine dönüşüyor. Batıcı elitlerin ve onların kuyruğuna takılan kimi muhafazakâr elitlerin kadınlar için ön gördükleri “kurtuluş reçetesi” haline geliyor.

İstanbul Sözleşmesi nedir? Neden imzalandı? Niçin iptal edilmek isteniyor?
Hayat
İstanbul Sözleşmesi nedir? Neden imzalandı? Niçin iptal edilmek isteniyor?
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş'un kamuoyunda tartışmalara neden olan İstanbul Sözleşmesi ile ilgili 'iptal' sinyali vermesi le sözleşmenin kapsamı merak edildi. Kağıt üzerinde kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele amacıyla 11 Mayıs 2011'de İstanbul'da imzalan sözleşme, suistimaller sebebiyle sık sık gündeme geliyor. Peki, İstanbul Sözleşmesinin 6284 özelinde tartışmalı maddeleri ve bu maddelerin zararları neler? Ne zaman, kim imzaladı? İstanbul Sözleşmesini feshetmek kolay mı?
Yeni Şafak
İstanbul Sözleşmesi’nden kurtulduk derken, şimdi de Gıda Kanunu Tasarısı!
İstanbul Sözleşmesi’nden kurtulduk derken, şimdi de Gıda Kanunu Tasarısı!

Önce İstanbul Sözleşmesi, şimdi de Gıda Kanunu Tasarısı...

Bu ülkede dert bitmiyor bir türlü!

AİLE YAPIMIZA KÜRESEL BİR SALDIRI VAR! AİLEYİ DİNAMİTLEYEN BÜTÜN YASALAR DEĞİŞTİRİLMELİ!

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına dair talimatı verdi Cumhurbaşkanı Erdoğan sonunda.

Aileyi dinamitleyen bir sözleşmeydi İstanbul Sözleşmesi: Yaratılıştan gelen cinsel kimliği beğenmeyip değiştirmeye soyunan, toplumsal cinsiyet eşitliği masalıyla cinsel tercih yönelimini kişiye bırakan, Yaratıcı’ya meydan okumaya kalkışan sapkın bir türün varlığını, ilişki biçimlerini meşrulaştıran, zamanla sapkın eşcinsel evliliklerin önünü sonuna kadar açan ürpertici bir Sözleşme bu!

Türkiye’nin bu sözleşmeden çıkması için nasıl mücadele ettik öyle! Erdoğan’ın Sözleşme’den çıkılması talimatı vermesi, bu işe son noktayı koydu.

Ne kadar yuva yıkıldı! CEDAW’la başlayan, Süresiz Nafaka ile dayanılmaz boyutlar kazanan haksız, hukuksuz bir süreç var... Aileyi aldım adım dinamitleyen, toplumsal dokularımızı tarumar eden berbat bir süreç...

Ailenin çökertilmesene göz yumulamaz! Kadın cinayetlerine, şiddetine de göz yumulamaz!

Kadına cinayeti, tecavüzü, şiddeti önlemenin yolu, aileyi zayıflatmak olabilir mi?! Bu nasıl bir mantık! Sapla samanı karıştırmakta üstümüze yok gerçekten!

Oysa ailenin en güçlü olduğu bir toplum bizim toplumumuz, şu çivisi çıkmış dünyada. O yüzden ailenin çökertilmesi ve neslin yok edilmesi gibi küresel lobilerin güdümünde derin, karmaşık ve çok cepheli bir saldırı var ülkemize karşı!

Hükümet, her bakımdan daha dikkatli olmak, bu ülkeyi ayakta tutan toplumu, aileyi, değerlerimizi korumak zorunda. Aileyi, toplumu, değerlerimizi koruyamayacak bir hükümet olabilir mi!

Hükümete baskı yapan, komisyonlara sızan küresel baronların sözcüsü ve gözcüsü gibi hareket eden bazı kişiler olabilir.

İstanbul Sözleşmesi bu lobilerin baskısı ile kabul edildi ve ne kadar büyük zarar verdi bu topluma!

Çok zor ve zorlu bir süreçten geçiyoruz...

Sınırların ortadan kalktığı küresel bir dünyada küresel lobilerin ulusal hükümet yapılarına sızmaları artık daha kolay. Ama bunların farkına varılıp deşifre edilmeleri de her şeye rağmen imkânsız değil, en azından.

GIDA TERÖRÜNE ÖLÜMCÜL DARBE ŞART!

İstanbul Sözleşmesi’nden kurtuluyoruz derken, şimdi de aynı ölçüde yıkıcı bir kanun tasarısı var Meclis’in ve komisyonlarının gündeminde: Gıda Kanunu.

AK Parti hükümetleri, değişik dönemlerde çok sayıda tarım teşvik kredileri verdi. Bu teşvikler, ne kadar sağlıklı işletildi, ne işe yaradı, bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var: Bir zamanlar tarım ülkesi olan Türkiye, dışardan büyükbaş hayvan ithal edecek duruma geldi!

Tarım, geleceğin endüstrilerinden biri oysa. Tarım ülkesi bir ülke, tarımda zirveye oturacak şekilde tarım endüstrisini geliştirmek zorunda.

Çok geciktik ama her şey bitmiş değil. Devrim niteliğinde kararlar alınıp uygulanabilirse tarımda büyük atılımlar yapma potansiyelimiz mevcut hâlâ. İhtiyacını hissettiğimiz şey, doğru stratejiler, ülkesini seven, taşını, toprağını, suyunu, havasını gözü gibi korumaya ve bu konuda savaşmaya and içmiş vefakâr ve cefakâr beyinler.

Son yarım asırda tam anlamıyla gıda terörüne maruz bütün dünya. İnsanın değil, bitkilerin fıtratını da bozan sapkın bir uygarlıkla karşı karşıyayız. Tek derdi, kârı maksimize etmek, dünyayı sona kadar sömürmek bu kapitalist uygarlığın.

İnsanları kısır ve kanser yapan, insanın fıtratını bozan gıdalar hakkında konuşmak, haber yapmak, açıklamada bulunmak suç sayılacak ve 50 bin TL ceza verilecek!

Yeni Gıda Kanun Tasarısı böyle diyor!

İntihar bu!

Adamlar, babalarının çiftliği gibi cirit atıyorlar!

Hem fıtratı hem de nesli bozacak Gıda Kanunu geri çekilmeli! Derhal, hemen ve şimdi!

İstanbul Sözleşmesi’nden sonra böyle bir yasayı toplum kaldıramaz! Bunun faturası çok ağır olur hükümete!

Benden uyarması.

Hükümete düşense, gereğini yapması: Kanun Tasarısını geri çekmesi, bu tasarının gerisindeki lobilere postalaması! Vesselâm.

Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi: İşte Türkiye'nin 'İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme planı
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi: İşte Türkiye'nin 'İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme planı
LGBT'nin faaliyetleri ile yeniden gündeme gelen ve geçtiğimiz hafta AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş'un Türkiye'nin çekilmesi gerektiğini söylediği 'İstanbul Sözleşmesi' ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan da tavrını ortaya koydu. İstanbul Sözleşmesi'nin AK Parti'nin yapılan son MYK'sında dört saat boyunca ele alındığı kaydedildi. Erdoğan'ın hazırlanan ayrıntılı bir raporu partideki kurmaylarına anlattığı ve sözleşmeden çekilen Bulgaristan, Hırvatistan ve Macaristan’dan örnekler vererek, Türkiye’nin de İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi gerektiğini dile getirdiği öğrenildi.
Diğer
Galatasaray Arda Turan ile anlaştı
Spor
Galatasaray Arda Turan ile anlaştı
Medipol Başakşehir ile yollarını ayıran ve Barcelona ile sözleşmesi sona eren Arda Turan, Galatasaray ile anlaştı. Galatasaray ile ön sözleşme imzalayan Arda Turan, maç başına 25 bin 790 euro kazanacak.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.