Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, uluslararası yapıların Gazze’de yaşananları tribünden seyrettiğini söyledi.
“Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?” temasıyla gerçekleştirilen TRT World Forum 2026’da konuşan Erdoğan, “Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, kural temelli sistemin çok ciddi manada aşındığı, değerlerin adeta toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz” dedi.
YETERSİZ VE İŞLEVSİZ KALIYORLAR
“Küresel yönetişim mekanizmaları, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözüme ulaştırılmasında yetersiz ve işlevsiz kalıyor” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Uluslararası sistemin üzerine bina edildiği norm ve ilkelerin tamamı bugün ayaklar altına alınıyor. Eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğamadığı yapısal bir krizi hep beraber tecrübe ediyoruz. Akıl ve vicdan sahipleri olarak bu krizi adil ve hakkaniyetli çözümlerle sona erdirmenin hepimizin ortak mesuliyeti olduğuna inanıyorum” diye konuştu.
ULUSLARARASI SİSTEM İFLAS ETTİ
“Dünün reçeteleriyle bugünün sorunlarına çare bulunmaz” vurgusu yapan Erdoğan, şöyle devam etti: “81 yıl öncesinin güç ve imtiyaz sahipleri tarafından dizayn edilen mevcut uluslararası sistemin çıkmazlarını hepimiz yakından takip ediyoruz. En başta bölgemiz olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde cereyan eden hadiselere baktığımızda sistemin iflas bayrağını çektiği görülüyor.”
MODERN ZAMANLARIN EN BÜYÜK SOYKIRIMI
“Şu anda on milyonlarca insan savaşların, çatışmaların, istikrarsızlıkların, açlık ve yoksulluğun pençesinde hayata tutunmaya çalışıyor. Durum öyle bir hal aldı ki, zulüm ve kötülük sıradanlaşırken, barış ve sağduyu çağrısı yapanlar azınlıkta kaldı. Bakınız hemen yarı başımızda, Gazze’de modern zamanların en büyük soykırımı yaşandı. Ekim 2023’ten bu yana çoğu çocuk ve kadın olmak üzere Gazze’de 75 bin kişi İsrail saldırılarında acımasızca katledildi. 176 bin kişi yaralandı. Bu rakam, 1995’te yine tüm dünyanın gözleri önünde işlenen Srebrenitsa soykırımındaki şehit sayısının neredeyse 10 katına tekabül ediyor.”
YERLEŞİMCİ TERÖRÜ PERVASIZ HALE GELDİ
“Gazze ile birlikte Batı Şeria da bu acımasızlığın hedefi haline gelmiştir. Filistinlileri asırlardır yaşadıkları vatan topraklarından zorla göç ettirmeyi amaçlayan yerleşimci terörü modern dünyanın kayıtsız bakışları altında her gün daha da pervasız hale geliyor. Peki, tüm bu olup biten karşısında bizim elimizi vicdanımıza koyup şunu sormamız gerekmiyor mu? Hangi gerekçe böyle bir insan kıyımını, işgali, gasbı meşrulaştırabilir?”
ORTADA APAÇIK ZULÜM VAR
“Çadır kentlere, hastanelere, okullara, masum çocukların yaşadığı evlere bomba atmanın, evleri zaten başlarına yıkılmış insanların üzerine ölüm yağdırmanın, insanları göçe zorlamanın ne tür gerekçeleri olabilir? Hepimiz biliyoruz ki ne bu cinnet halinin ne de bu cinnet hali karşısında sergilenen acizliğin hiçbir haklı sebebi yoktur ve olamaz. Ortada Müslüman, Hristiyan veya Musevi fark etmeksizin vicdan taşıyan herkesin itiraz etmesi gereken apaçık bir zulüm vardır. Ve bu zulüm bölgemizin tamamında öfkeyi ve nefreti körüklemektedir.”
HİÇBİR ADIM ATMIYORLAR
“Burada şunu da üzülerek ifade etmek istiyorum: Görevi barışı, güvenliği, istikrarı sağlamak olan uluslararası yapılar daha önce Ruanda’da, Srebrenitsa’da ve kana bulanan pek çok yerde olduğu gibi Gazze’de de yaşananları tribünden seyretmektedir. İnsanlık trajedilerini endişeyle izlemekten veya endişeyle karşılamaktan bütün bunlardan başka hiçbir adım atmıyorlar. İranlıların o meşhur atasözünde denildiği gibi oturuyorlar, konuşuyorlar ve dağılıyorlar.”
İsrail’e halen iltimas geçiliyor
- Türkiye’nin de imzalanmasına katkı verdiği Gazze Barış Antlaşması’nın uygulanmadığına dikkat çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası ilişkilerin temeli olan ahde vefa ilkesi hayata geçirilemiyor. Bu şekilde hiçbir sorunun çözülemeyeceğini artık herkes anlamalıdır. Bu şekilde ancak kin ve nefret ikliminin büyüyeceğini herkes görmelidir. Şurası son derece dikkat çekici ve utanç vericidir: Gazze soykırımı sırasında 270’in üzerinde basın mensubu katledildi. Bunların çoğu işgal güçleri tarafından hedef gözetilerek kasten öldürüldü. Fakat kimi sözde bağımsız kuruluşların hazırladığı basın özgürlüğü raporlarına göz attığımızda İsrail’e halen iltimas geçildiğini görüyoruz.”
ÇİFTE STANDARDIN EN BAYAĞI HALİ
- “Türkiye söz konusu olduğunda aslan kesilenler, mesele soykırım şebekesi olunca bakıyorsunuz hemen kâğıttan kaplana dönüşüyor. Kimse alınmasın ama bu çifte standardın en bayağı halidir. En az Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kadar kendini basın özgürlüğü konusunda otorite sayan bu kuruluşlarında güvenirliği sorgulanmalıdır. Basın özgürlüğü kavramının gerektiğinde bedel ödeme pahasına, küresel adaletsizliklere itiraz eden ülkelere ve siyasetçilere karşı bir sopa olarak kullanılması kabul edilebilir bir durum değildir. Biz de bunu kabul etmiyoruz.”
ALGI OPERASYONUNA BOYUN EĞMEYİZ
- “Ülkemizin sırf ilkeli ve onurlu duruşundan dolayı hedef gösterilmesini, ülkemize karşı alenen haksızlık yapılmasını içimize sindiremiyoruz. Türkiye’yi art niyetli bir şekilde küresel ölçekte karalamaya ve sıkıştırmaya çalışan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini açıkça isterim. Burada şu gerçeği altını çizerek ifade etme arzusundayım: Türkiye olarak daha adil ve özgür bir dünyanın inşası için sadece elimizi değil, bütün bedenimizi, kalbimizi, hatta yüreğimizi taşın altına koymuş durumdayız. Filistin’den Yemen’e, Sudan’dan Ukrayna’ya uzanan, hatta vuku bulan tüm bu savaşların, krizlerin, trajedilerin barışçıl yollarla çözüme ulaştırılması için elimizden geleni yapıyoruz. Birileri rahatsız olsa da, birileri kirli kampanyalarla şahsımızı ve ülkemizi yolundan çevirmeye çalışsa da bundan asla geri adım atmayacağız. Ne pahasına olursa olsun doğru bildiklerimizi cesaretle dillendirmeye, çözüm önerilerimizi açık yüreklilikle paylaşmaya, hakkı ve hakikati kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.”




Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.