Vakaların yarısı kedi ve köpekten
04:00, 28/09/2026, Pazartesi
Yeni Şafak

İsmet Battal
Türkiye’de kuduz riski devam ediyor. 2025 yılında 570 bin 55 kuduz riskli temas kayıtlara geçerken, kuduz vakalarının yaklaşık yarısı kedi ve köpeklerde görüldü. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. İsmet Battal, kuduz belirtileri başlamadan önce uygulanan aşının hastalıktan korunmada hayati önem taşıdığını ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kuduz aşısının mucidi Louis Pasteur'ün ölüm yıl dönümü olan 28 Eylül'ü, hastalığın önlenmesi konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla "Dünya Kuduz Günü" olarak ilan etti. Türkiye’de kuduz riskine ilişkin Yeni Şafak’a değerlendirmelerde bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. İsmet Battal, “2025 yılında 570 bin 55 kuduz riskli temas ve bir kuduz vakası meydana geldi. Türkiye’de tespit edilen hayvan kuduz vakalarının yaklaşık yarısı köpek ve kedilerde görülür. Sığır, koyun, keçi, at, eşek ve yabani hayvanlar kalan yarısını oluşturur. Bu sebeple kedi-köpek temasları kuduz riski açısından değerlendirilmeli” diye konuştu.
KORUNMANIN TEK YOLU AŞI
Kuduzdan korunmanın tek yolunun aşı olduğunu vurgulayan Dr. Battal, “Kuduz belirtileri başladıktan sonra tedavisi yoktur. Aşı ise yüzde 100 korur. Kuduz aşısı hastalığı tedavi etmek için değil, hastalık gelişmeden önce korunmak için uygulanır. Zaman çok değerlidir. Erken başlanan korunma hayat kurtarır” ifadelerini kullandı. Battal, “Hayvan kuduzlarının şehirlere göre dağılımı resmi olarak paylaşılmıyor ancak kuduz vakaları ve karantina uygulamaları ağırlıklı olarak Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerindeki şehirlerde yoğunlaşıyor” şeklinde konuştu.
BİRÇOK HASTALIĞA SEBEP OLUYOR
Kuduz mikrobunun neye sebep olabileceğine değinen Dr. Battal, şunları anlattı: “Kedi ve köpeklerle ısırık, tırmalama, salya, idrar veya dışkı teması ile kuduz dışında bakteri, parazit ve mantar kaynaklı kedi tırmığı hastalığı (bartonellosis), leptospiroz, pasteurellosis, salmonella ve campylobacter enfeksiyonları, toksoplazmozis, kist hidatik, sarkoptik uyuz ve saçkıran gibi birçok hastalığa sebep olabiliyor.”
Kitlesel aşılama şart
- Konuya dair DSÖ’den yapılan açıklamaya göre, kuduzla mücadelede en etkili yöntemin köpeklerin kitlesel olarak aşılanması olduğu belirtiliyor. İnsanlardaki kuduz ölümlerinin yaklaşık yüzde 99'unun köpek kaynaklı olduğuna dikkat çeken DSÖ, hastalığın köpeklerde kontrol altına alınmasının "bulaşmayı kaynağında durduracağını" bildirdi. DSÖ, kuduzun endemik olduğu ülkelerde köpek aşılamalarının mücadelenin "en zayıf halkası" olduğunu belirtti. Bulaşmayı durdurmak için yüksek riskli köpek popülasyonlarında en az yüzde 70'inin aşılanması gerektiği vurgulandı. Kuduz ölümlerinin özellikle Afrika ve Asya'da yoğunlaştığı kaydedildi.
VAKA 200 KAT FAZLA OLABİLİR
- Kuduz vakalarının birçok bölgede eksik bildirildiği belirtilen açıklamada, resmi verilerin gerçek hastalık yükünü 200 kata kadar düşük gösterebildiği ifade edildi. Belirtiler başladıktan sonra neredeyse her zaman ölümcül olan kuduzun, maruziyet sonrası hızlı tıbbi müdahaleyle büyük ölçüde önlenebildiği bildirildi. Küçük ısırık ve tırmalamaların da virüsü bulaştırabileceği belirtilerek yaranın hemen sabun ve suyla yıkanması ve tıbbi yardım alınması gerektiği vurgulandı.
YILDA 60 BİN ÖLÜM VAR
- DSÖ verilerine göre, yılda 60 bin düzeyinde gerçekleşen kuduz kaynaklı ölümlerin yüzde 95'inden fazlası Asya ve Afrika kıtalarında meydana geliyor. Türkiye yılda 1-2 vaka ile kuduz görülen ülkeler kategorisinde yer alıyor. ABD'de yılda ortalama 1-3 insan kuduz vakası görülüyor. Tüm Avrupa bölgesinde insan kuduz vakası yılda yalnızca 0 ile 2 arasında değişiyor.

Gündem
Sokakta değil barınaktalar

Dünya
Batı Nil Virüsü riski sürecek

Gündem
Kedi ısırmıştı: Diyarbakır'da kuduz tedavisi gören üç yaşındaki çocuk hayatını kaybetti