Gidiş nereye?

Ali Bayramoğlu
Ali BayramoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
03:00, 07/05/2016, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Gidiş nereye?

Rejim açısından önemli siyasi sonuçları olacak bir andayız.



Ülke fiili başkanlık sistemine ya da fiili partili cumhurbaşkanı sistemine doğru hareket ediyor, böyle bir geçişin eşiğinde bulunuyor.



Yürütme organının cumhurbaşkanının fiili denetimine girmesi bu geçişin önemli bir eşiği. Ancak geçişte asıl kritik noktayı cumhurbaşkanının AK Parti liderlik ve teşkilat yapısındaki fiili yeri oluşturuyor.



Bakın nasıl?



2014'te cumhurbaşkanı ilk kez halk tarafından seçildi. Bu durumun cumhurbaşkanlığının temsil gücünü arttığına şüphe yoktur. Buna uygun olarak siyasi ağırlığının artması da son derece doğaldır. Ayrıca son 14 yılda hakim parti haline gelmiş, oy oranını sürekli arttıran bir siyasi partiyle özdeşleşmiş bir liderin cumhurbaşkanlığı bu ağırlığı daha da arttırmıştır.



Sosyolojik ve siyasi dengeler de bu istikamette seyretmiştir. .



Bu yeni durumun uygulamadaki karşılığı ya da kuralı ne olmalıdır?



“Sorun”, işte bu “soru”dan ileri gelmektedir.



Cumhurbaşkanın halk tarafından seçilmesine rağmen anayasada icracı bir yetkiyle donatılmadığı açık.



Böyle bir durumda cumhurbaşkanının siyasi ağırlığı ile bu kurallar arasında kesişme, anayasanın farklı, geniş, esnek bir yorumuyla, yeni geleneklerin filizlenmesiyle mümkün olur. Nitekim Erdoğan'ın bakanlar kurulunu toplaması, bakan ve başbakanla kurduğu ilişkilerin politik niteliği, ülke siyasetini yönlendiren sistematik çıkışlar yapması, bunlar arasında yer almıştır. Kimilerinin cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi kuralıyla gelen “paradigma değişikliği” dediği husus ve sınırları da bunlardan oluşur.



Burada evrimleşmeye müsait meşru bir fiili durum vardır.



Buna karşılık, demokratik bir hukuk düzeni söz konusuysa, anayasal rejimin esasına ters düşecek, onun siyasi dengelerini bozacak ve güç temerküzüne yol açacak konularda “farklı, geniş, esnek” yorumlar getirilemez. Bunlar “anayasa ihlal sınırları”na işaret eder. Örneğin cumhurbaşkanın siyasi partiler karşısında tarafsız olması bunlardan birisidir. Paradigma değişikliğinin burada karşılığı yoktur, halk tarafından seçilmiş olmak bu ilkenin keyfi olarak değiştirilmesine imkan vermez.



Burada fiili durum dediğimiz gelişme, diğerinden farklı olarak keyfileşmeye işaret eder.



Peki, cumhurbaşkanın bir siyasi partinin başkanı gibi hareket etmesi, o siyasi partinin lideri, teşkilatı, iç iktidar yapısını şekillendirmesi hangi fiili durum grubuna girmektedir?



Hiç şüphe yok ki ikinci gruba girer.



Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli ve belirleyici, çok iş yapmış ve yapacak bir lider olabilir. AK Parti üzerinde belli ağırlığa sahip olması doğal kabul edilebilir. Yeni dönemde yeni başbakan ile cumhurbaşkanının çok daha uyumlu çalışacağı da varsayılabilir.



Bu esaslar bir yana, iş, öze, usule gelince, değişmektedir.



Siyasal ve kurumsal denge değişimi ve güç temerküzü söz konusu zaman, yaşanan gelişmeler

“sosyoloji ve siyaset merkezli”

bakışla ele alınamaz ve özellikle doğrulanamaz. Zira bu tür durumlarda hakemler, kurumlar, kurallar, bunların konulma, kaldırılma ve değiştirilme usulleri, varoluşsal siyasi bir önem kazanır. Bunlar demokrasinin sosyolojik ayağı karşında kurumsal ayağını oluşturur.



AK Parti çevreleri kurumsal olarak bu sakıncaları başkanlık sisteminin gidereceğini söylüyor.



Ancak bu, “hangi başkanlık modeli” sorusuna bağlıdır.



ABD'deki gibi sert kuvvetler ayrılığına dayanan, yasama ile yürütmenin siyasi bağlarını koparan bir sistem bu sorunları kısmen giderebilir.



Ancak kuvvetlerin iç içe girdiği, başkanlık şemsiyesi altında güç yoğunlaşmasının yaşandığı bir model tam tersi sonuçlar üretir. Başkan hem yürütmeyi hem yasamayı, yasamanın seçeceği yüksek yargıyı etkisi altında tutuyorsa, bu model otoriterleşmeye kapı açar.



Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti teşkilatı üzerindeki dolaylı tasarruflarını düşünelim...



Cumhurbaşkanının, muhtemel başkanın, hem iktidar partisinin teşkilatına, hem yürütmeye “patron” olmasının, bizim seçim sosyolojimizdeki tercümesi, yasama çoğunluğu ile yürütme organının tek liderlik altında birleşmesidir. Dahası önemlisi devlet ve iktidar partisi arasında bir özdeşlik halinin doğmasıdır.



Son gelişmelerin işaret ettiği fiili durum buysa, ki onu andırıyor, bu yanlış ve tehlikeli bir yoldur.




Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026