Hükümetin çözüm süreci ön koşulları

Ali Bayramoğlu
Ali BayramoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 08/04/2016, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Hükümetin çözüm süreci ön koşulları

Siyasi gerek ve gerçekler sadece iç siyaset hamle ve polemiklerinden, iktidarın kararlılık söyleminden oluşmuyor. Kürt meselesinde kanın durması, silahın susması, siyasi yollarla bu meselenin nihai bir çözüme kavuşturulması siyasi iktidarın aklının bir kenarında duruyor.



Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın önemli özelliklerinden birisinin paragmatizm olduğu, bugüne kadar aldığı riskler, ışık gördüğü ve ikna olduğu anda bir uçtan diğer uca geçişleri dikkate alınırsa, bu durum, en keskin tutum sahipleri için de geçerlidir.



Siyasete dönüşün koşulları ne?



Mevcut konjonktür açık bir ön koşul işaret ediyor. Bu ön koşul, PKK'nın Temmuz ayı itibariyle başlattığı silahlı eylemlere, silahla egemenlik kavgasına son vermesidir.



Bugüne kadar siyasi iktidarın çözüm süreciyle ilgili ileri sürdüğü koşul da PKK'nın silahlı veya silahsız “alternatif otorite tavrı”nı terk etmesi ve bu anlamda kamu düzeninin sağlanmasıydı. Bu koşul, çözüm sürecinin tümüyle rafa kaldırılmasından, çatışmaların başladığı Temmuz ayından önce de, özellikle Kobani olaylarının yarattığı mutlak güvensizlik atmosferi içinde bir çok kez dile getirilmişti. İç güvenlik yasası ve benzer tedbirler bu çerçevede alınmış, İmralı'yla görüşmeler durdurulmuş, Dolmabahçe görüşmesi biraz da bu çerçevede gerekli ağırlığa kavuşamamıştı.



Zaman akıyor ve geri çevrilemiyor.



Nitekim bugün geldiğimiz noktada, PKK'nın söz konusu ön koşulu yerine getirmesi, Türkiye topraklarında izlediği çatışma stratejisine son vermesi de yeni bir siyaset evresi için yeterli olmayabilir.



Çözüm sürecinin ilk evresinde Kandil silahlı unsurlarını Türkiye sınırları dışına çekerken, varış noktalarından birisi Suriye topraklarıydı. Bu, devlet tarafından izlenen, o aşamada “sorun” olarak görülmeyen bir durumdu. Esas, Türkiye'nin silahtan arındırılmasıydı.



Peki bugün?



Türkiye'deki çatışmaların durması, silahlı unsurların görünmez olması ya da çekilmesi yeterli olur mu?



Önceki gün Helsinki'de Davutoğlu'na şu soruyu sorma imkanı oldu: “Hem terörle mücadelenin altını kararlılıkla çiziyorsunuz hem de zaman zaman siyasi araçların da devrede olabileceğini söylüyorsunuz. Bir çözüm süreci yeniden gündeme gelecek olursa sizin için bunun, şiddetin durması, kamu düzeninin sağlanması dışında başka ön koşulu var mı? Hükümet olarak yeniden siyasi sürecin başlaması için eskisinden farklı bir durumda mısınız?”



Yanıtı şöyleydi: “Mutlak bir silahsızlanma gerçekleşmeden bir gelişme olması mümkün değil. Mutlak anlamda silahsızlanma. Bu bir ön şarttır. Türkiye'ye tehdit olma niteliği kalkarsa (olur). (Ayrıca) Irak'taki Suriye'deki varlıklarının Türkiye'ye dönük tehdit olma niteliğinin de kalkması lazım. Önce Türkiye içinde mutlak anlamda silahsızlanma, Türkiye'nin, Kuzey Irak bölgesel Kürt yönetiminin güvenliğini, sınırları tehdit etmeyen bir çizgi, bunu bir görmemiz lazım. PKK, Erbil'deki yönetimi tehdit ederse bu tehdidi bize yapılmış bir tehdit olarak kabul ederiz. PYD, Suriye'deki Özgür Suriye Ordu'su ve oradaki Türkiye'ye müzahir gruplara tehdit oluşturursa bize tehdit oluşturmuş demektir...”



Davutoğlu'nun yanıtı beklemedik değil, ama bir ilk.



Çözüm ve siyaset sürecinin buzdolabından çıkması için ikinci bir ön koşulu bu şekilde, Kürtler arası ilişkilere müdahil, Erbil'e uzanan bir hatta ve bu açıklıkta ilk kez telaffuz ediyor hükümet.



Bu ise siyasetin hem gerekliliğine, hem zorluğuna işaret ediyor.



Gerekliliğine işarete diyor, zira gösteriyor ki, siyasetsiz ya siyasi açıdan başarısız geçen her an sorunu daha çetrefil ve zor hale getiriyor. Değil mi ki, zamanında el atılmayan Rojava faktörü, Kürt sorununu hem Türkiye için, hem Kandil açısından sınır ötesine taşımış durumda. Karşılıklı ön koşullar, Rojava'ya dayalı ve tümüyle ters istikamette.



Zorluğa işaret ediyor, zira kritik konular arasında anayasa, demokratikleşme, egemenlik meselesi kadar uluslararası alan mevzuu ve Suriye-Kürt hareketi ilişkisi bulunuyor.



Bu noktadan sonra gidişatı önemli ölçüde PKK'nın izleyeceği hat, atması gereken ilk adım, yapacağı tercih belirleyecektir.



Aksi halde uzun bir çatışma dönemi açılıyor demektir.




Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026