Yeni Kürt politikası...

Ali Bayramoğlu
Ali BayramoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 06/02/2016, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Yeni Kürt politikası...
Başbakanın açıkladığı
“Master Plan”
bir anlamda devletin Kürt politikasının yeniden tanımlanması olarak ele alınabilir.


Başbakanın açıkladığı 10 maddeyi kuşatan en önemli husus, devletin Kürt politikasında

“siyaset”

e verilen anlamda yaşanan değişikliktir.



Bu çerçevede siyaset, bir etkileşim, diyalog, alışveriş sonucu varılan bir mutabakat etrafında alınan kararları ve karar süreçlerini ifade eden bir süreç ve araç olmaktan uzaklaşmış bulunuyor. Tersine, siyasette verilen anlam, takdir edilen doğrular çerçevesinde siyasi iktidarın insan, bölge ve halk yararına atacağı tek taraflı adımlar, bir tür

“siyasi arz”

ı ifade ediyor.



Bir diğer önemli husus, siyasi iktidarın bu çıkışla yıpranan devlet-toplum ilişkilerini tamir ihtiyacıdır. Güneydoğu'da yaşanan çatışmalar, uygulanan sokağa çıkma yasağı, tahrip olan kentler ve kamu düzeni, bundan her ne kadar örgüt sorumlu olsa da, devlet ve siyasi iktidara ciddi bir fatura çıkarmaktadır. Planın hedeflerinden birisi bu örselenmeye el atmaktır.



Şimdi bu iki hususun oluşturduğu şemsiye altında 10 maddeyi değerlendirelim.



Maddeleri 4 ana başlıkta toplamak mümkündür.



Bunlardan birincisi

“asayiş”

ayağıdır.



İkincisi

“tek taraflı demokratikleşme

süreci” ayağıdır.



Üçüncüsü

“tahribatı telafi politikası”

ayağıdır.



Dördüncüsü ise

“muhatap değişimi, daha doğrusu eski muhatabın devreden çıkarılması”

ayağıdır.



1.

Metin, Kürt sorununa asayişçi bir bakışın yerleşik bir yapılanmaya döneceğini ima etmektedir. Başka bir ifadeyle kamu düzeni vurgusu, her alanda ve her biçimde devletle egemenlik yarışına girecek (kimlik kontrolü, mahkeme kurma, vergi salma gibi örgüt faaliyetleri) hareket ve eylemlerin üzerine asayiş yöntemleriyle gidileceğine işaret ettiği kadar, bunu mümkün kılacak bir güvenlik ve istihbarat yapılanmasına gönderme yapmaktadır.



Ancak

kamu düzeninin gerektirdiği

“sivil sükunet”

ihtiyacı ile bu tür önlemler arasındaki denge nasıl kurulacaktır? Güneydoğu bu çerçevede düzenli kriz bölgesi olarak mı ele alınacaktır? Bunlar kritik sorulardır.



2.

Metinde genel bir demokratikleşme, bireysel hak alanının genişlemesi ve ayrıcalıklı hizmet üzerinden Kürt sorununun buharlaşması fikri tekrar canlanmış,

“siyaset ve reform”

kavramlarıyla bir anlamda, 2005-2013 arası izlenen tek taraflı demokratikleşme politikalarına geri dönüş olarak ima edilmiştir. Nitekim metine göre, anayasada yer alması beklenen yeni vatandaşlık tanımı, yerel yönetimlerin kuvvetli bir merkezi denetim koşuluyla güçlendirilmesi Kürt siyasetinin araçları olmaktan çıkarılıp, yeni Türkiye projesinin parçaları olarak bu çerçevede tanımlanmaktadır.



Ancak

Kürt sorununun ekonomik, sosyal ve kültürel alandan artan bir hızla siyasi alana kaydığı, bir egemenlik meselesi olarak tanımlandığı mevcut koşullarda, temel sorunun bölge aktörü olmaya yönelmiş isyancıyla, PKK'yla yaşandığı bir dönemde, bu geri dönüşün sorunu dindirme kabiliyeti olabilecek midir? Bu oldukça tartışmalı bir meseledir.



3.

Tahribatı telafi politikaları

“hizmet”

kalemi üzerinden hem yaşanan afet sonuçlarının giderilmesi, hem sorunu buharlaştırma politikalarının bir diğer ayağı olarak ele alınabilir. Bu tür sosyal ve ekonomik politikalar kaçınılmaz ve gereklidir.



Ancak

bu adımların örselenen devlet-toplum bağlarını ne denli tamir edeceğini ise zaman gösterecektir.



4.

Muhatap meselesi açıktır. Başbakanın söylediklerini bir kez daha hatırlatalım: “Artık muhatap milletin ta kendisidir. Tüm illerde ve ilçelerde herkesin saygı duyduğu kişilerden oluşan teşkilatlar kurulacak. Siz kendi aranızda örgütlenin biz sizinle irtibat kuracağız dedik. Herkesi muhatap alacağız, ama eline silah alanları muhatap almayacağız...” Elinde silah olan tarafla temas, diyalog, müzakere, uzlaşma, mutabakat döneminin sona erdiğinin ilanıdır bu sözler.



Ancak

bu tavrın çözümün yakına değil, uzağına düşme riski yüksektir. Bu,

“çatışmayı öngören ve göze alan “geleneksel tek ayaklı siyaset evresi”

nin ne tür sonuçlar vereceğini ve ne kadar süreceğini zaman gösterecektir.



Kanımız odur ki, örgüt, bu köşede sık dile getirdiğimiz, şiddet kullanımı ve tehdidi üzerine kurulu stratejisi değiştiği an, diyalog ve etkileşim siyasetinin önü tekrar açılacaktır.


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026